Arşiv

Archive for the ‘Pratik Bilgi’ Category

Iyi fotograf cekimi icin 50 ipucu

Haziran 27, 2013 1 yorum

1. Bakış noktanızı iyi seçin. Bunun için fotoğrafını çekeceğiniz
konuyu nasıl göstermek istediğinizi düşünün. Sabit bir konunuz varsa
(bina, çeşme vs) etrafında biraz dolaştıktan sonra en iyi açısını bulmaya çalışın. Perspektif hatalarını hesaba katmayı unutmayın!
Farklı bakış açıları geliştirmeye çalışın. Ortalama uzunluktaki bir insanın
göz hizası yerine, çok daha yukarıdan ya da aşağıdan da çekimler yapmayı deneyebilirsiniz.

2. Herhangi bir konunun fotoğrafını çekerken, kompozisyonu yatay
ya da dikey oluşturmanız konusunda önceki bilgi ve deneyimleriniz size
yol gösterecektir. Bazı konular yatay çekildiğinde bazıları ise dikey çekildiğin
de doğru ve güzel fotoğraf verirler. Bunun için ilk başta konunuzu kadrajladığınızda, büyük boşluklar kalıp kalmadığına ve konunuzun kesilen yerlerine bakabilirsiniz.

3. Çekilecek konuya göre doğru objektif seçimi çok önemlidir.
Bazı konular yakından, bazıları ise uzaktan fotoğraflanmalıdır. Bir futbol karşılaşmasında ya da vahşi hayvan fotoğrafları çekerken mutlaka belli
bir uzaklıktan fotoğraf çekmemiz gerekir. Bunun için tele objektiflere ihtiyacımız olur. Doğru objektif seçimi için, objektif çeşitlerini ve nerelerde işimize yarayıp yaramayacaklarını iyi analiz etmeliyiz.

4. Özellikle insan fotoğrafları ve portre çekiyorsanız, arka
planlarının sade olmasına dikkat edin. Karışık bir arka plan, konumuzla
karışacak ve belirginlikten uzak, seçici olmayan sıradan bir fotoğraf karesi olacaktır.

5. Yakından tanıdığınız ya da ilk defa karşılaştığınız birinin fotoğrafını
çekerken konunuzu rahatlatmaya çalışın. Kendinizden emin olun ve
karşınızdaki kişiyle bir şekilde iletişim kurmaya çalışın. Fotoğraf çekerken kurulan iletişim sadece konuşarak değil, göz temasıyla ya da beden diliyle de yapılabilir.

6. Yakından çektiğiniz portre fotoğraflarda göze netlik yapın.
Gözlerin net çıkması diğer alanlardan çok daha önemlidir.

7. Fotoğraf konunuza göre deklanşöre basma anınız değişebilir.
Bir manzara ya da hatıra fotoğrafında başka, hız ve hareket olan
fotoğraf konularında ise çok daha dikkatli deklanşöre basmak gerekir. Kısaca “kritik an” dediğimiz konu, zamanlama ile ilgilidir. Konunuzu veya olayı iyi takip ederek en can alıcı noktasında deklanşöre basılmalıdır.

8. Bir daha tekrarlanamayacak önemli bir konu çekiliyorsa mutlaka
deneme çekimi yapın ve normal zamanlardan daha fazla sayıda fotoğraf çekin.

9. Güneşin tam tepede olduğu saatlerde (daha çok 12.00 ile 14.00 arası) mümkünse fotoğraf çekmemeye çalışın. Özellikle insan fotoğrafları üzerinde
hoş olmayan sert gölgeler belirginleşebilir.

10. Fotoğraf çekmek için geniş vaktiniz varsa, yanınızda bir tripod taşıyarak fotoğraflarınızı tripod ile çekin. Böylece kadrajlarınızı daha kontrollü yapma ve yüksek diyafram değerleri kullanma imkanınız olur.

Daha fazlasını oku…

Kategoriler:Genel, Pratik Bilgi Etiketler:, ,

Uzun ömürlü ve doğru yalıtım için dikkat edilmesi gereken 10 madde

Binalarda ‘doğru ısı yalıtımı’, enerji tasarrufu sağlıyor ve ısınma maliyetlerini düşürüyor. Uzun ömürlü ve doğru yalıtım için 10 maddeye dikkat edilmesi gerekiyor.

Kış gelmeden binanıza yalıtım yaptırarak enerji tasarrufu sağlayabilir ve faturalarınızı yarı yarıya düşürebilirsiniz. Blue’Safe Mavi Kale yetkilileri, uzun ömürlü bir yalıtım için dikkat edilmesi gereken 10 noktayı açıkladı.

1. Uluslararası standartlara uygun ürünler seçilmeli

2. Seçilecek yalıtım malzemesinin CE belgesine sahip olduğundan emin olunmalı.

3. Malzemelerin 10 yıl garantili olmasına dikkat edilmeli. Uygulama sırasında oluşabilecek yangın, patlama, fırtına gibi hasarlar ile uygulama sonrasında meydana gelebilecek hatalı çizim, yanlış malzeme, montaj ve işçilikten kaynaklanan hasarlara karşı firma binayı sigortalamalı.

4. Firmanın uygulama ve işçilik konusunda uzmanlaşmış bir ekibe sahip olup olmadığına bakılmalı.

5. Isı yalıtımı yapılacak binada kullanılacak yalıtım levhalarının kalınlığı binaya uygun olmalı. Bina için en uygun sıkıştırılmış sert köpükler tercih edilmeli.

6. Isı yalıtım levhası, gerek üzerine gelen sıva ve kaplama yükünü taşıyabilmesi, gerekse uygulama sonrası olabilecek darbelere dayanıklılık gösterebilmesi için yüksek yoğunluklu olmalı.

7. Yalıtım malzemeleri seçilirken sektör için en önemli kalite göstergesi olan ETAG 004 Belgesi olup olmadığı sorgulanmalı. (ETAG 004 Belgesi, ürünlerin 30 yıllık yaşlandırma testlerinden geçtiğinin ve aşırı sıcak, soğuk, yağmur ve rüzgâr gibi çevresel etmenlere karşı direncinin ölçüldüğünü gösteriyor.)

8. Yalıtım levhalarının yanı sıra yapıştırıcı, sıva, file, fileli köşe, dübel gibi yardımcı elemanların da standartlara uygun olup olmadığına bakılmalı.

9. Isı yalıtımı uygulamasının bina dış cephe üzerine yapılması tercih edilmeli. Dış cephe yüzeyinin koruma altında olması hem yoğuşma problemini ortadan kaldırıyor hem de binanın soğumasını geciktirerek enerji tüketiminin azalmasını sağlıyor.

10. Isı yalıtımı yaptırmadan önce mutlaka güvenilir bir kuruma danışılmalı.

Kaynak: NTVMSNBC

 

Kategoriler:Pratik Bilgi Etiketler:,

İş Hayatında Olduğunuz Yerde Saymanızın 6 Nedeni

Eylül 4, 2012 Yorum bırakın

Hakettiğiniz terfiyi alamadığınızı, beklediğiniz sorumluluğun veya ücretin verilmediğini mi düşünüyorsunuz? Yalnız değilsiniz. Bir çok kişi sizinle aynı duyguları paylaşıyor. Peki bu durumun sebebi yakınınızda olabilir mi? Zihninizde yarattığınız “duvar”lar kendinizi bu noktaya getirmenize yol açabilir. Kariyerinizin el frenini çeken belki de sizsiniz.

İşte size, bir çok profesyonelin ilerlemesini engelleyen “düşünce”lere 6  örnek:

  1. “İşimi yapsam yeter”: Eskiden sadece görev tanımınızı yerine getirmeniz yeterli olurdu. “Memur zihniyeti” bir çok şirkette prim yapardı. Artık öyle bir dünya yok. Mevcut şartlarınızdan daha fazlasını istiyorsanız sorumluluk olarak daha fazlasını yapabileceğinizi göstermeniz, ilgili yöneticilere bir ışık vermeniz gerekir. Potansiyelinizi ortaya koyun.
  2. “İşimi iyi yaptığım sürece istediğim gibi davranırım”: Bu da belki eskiden geçerli olabilecek bir düşünceydi. Artık değil. İş gücü piyasasında bu çeşitlilik, bu bolluk varken hem işinizi iyi yapmak hem de  düzgün bir tutum sergilemek zorundasınız. Yöneticiniz sizi bir “karın ağrısı” olarak görürse, düşük zam alma, pasif pozisyona atanma ya da ilk işten çıkarma döneminde listenin başında yer alma ihtimaliniz yükselir.
  3. “Çok soru sorarsam bilmiyormuş gibi görünürüm”: Bu en tehlikeli “duvar”lardan biridir. İş hayatında yapılan çoğu hatanın temelinde bu düşünce yatar. İyi yöneticiler soru sormanızı isterler. Soru sorduğunuz sürece düzgün iş yapabilirsiniz. İş yaşamında her bir hata hem zaman hem de para kaybıdır ki hiç bir yönetici bunları hoş karşılamaz. Soru sormaktan çekinmeyin. Hata yapacağınıza soru sorun.
  4. “Ofiste sevilirsem beni idare ederler”: Hayır kimse sizi mütemadiyen idare etmez. Birileri etse de bir yere kadar eder. Krediniz varsa da bir gün biter. Günümüz iş yaşamında iyi tutum ve iyi performans seçenekli değil. İkisi de zorunlu. Hem iyi iş yapmanız hem de iyi ilişkiler içinde olmanız beklenir.
  5. “Performansım beni anlatır”: İyi yaptığınız işin fark edilmesini sağlayamazsanız, hak ettiğiniz “takdir”i göremeyebilirsiniz. Yaptığınız işte “hedef”inizi aşarsanız, problem olabilecek bir durumu önlerseniz yöneticinizin bunu görmesini sağlayın. Anlaşılmayı beklemeyin, anlaması gerekenlere yardımcı olun.
  6. “Yaptığım hatayı aman kimse farketmesin”: İş hayatında her seviyede, her çalışan hata yapar. “Sıfır hata” ile oynayamazsınız. Zararlı olan yanlış yapmak değil, hatanın üstünü örtmeye çalışmak, ilgili sorumluluğu kabul etmemektir. Yöneticiniz bir problem olduğunda durumu kabul etmenizi ve ders almanızı bekler. Aksi yönde davranışlar hakkınızda soru işareti uyandırır.

Kendi önünüzü yarattığınız engellerle tıkamayın. Profesyonel dünyada engeller genellikle “düşünceler”le oluşur. İş yaşamıyla ilgili fikirlerinizin ne sonuçlar yarattığını gözden geçirmenizde fayda olabilir.

Kaynak: Talentville.org

İş Hayatında Zaman Kazanmanın 10 Etkili Yolu

Eylül 4, 2012 Yorum bırakın

Zaman yönetimi sayesinde, daha az zamanda ve daha az stresle daha çok iş yapabilir; yapmak istediğiniz diğer işlere daha çok zaman ayırabilirsiniz. Orada burada boşa geçen saatleri yeniden kazanabilir ve bu zamanı daha verimli kullanabilirseniz, günlük verimliliğinizi önemli ölçüde artırabilirsiniz.
Aşağıda, zaman yönetimine yönelik 10 teknik bulunuyor. Bu tekniklerle, günde en azından bir saat kazanıp daha verimli işler için kullanabilirsiniz.
Dengeyi Koruyun:Yaşamınız, yedi kritik alandan oluşur: sağlık, aile, maddiyat, eğitim, sosyallik, profesyonellik ve maneviyat. Her gün her alana eşit zaman ayıramazsınız. Ama uzun vadede, her alan için yeterli miktarda ve kalitede zaman ayırırsanız, yaşamınız dengelenir. Yok eğer bu alanlardan herhangi birini (İki ya da üç olması fark etmez!) ihmal ederseniz, dengenizi yitirir ve başarınızı sabote edersiniz. Sağlığınız için şimdi zaman ayırmazsanız, daha sonra hastalığa zaman ayırmak zorunda kalırsınız. Ailenizi ihmal ederseniz, terk edilebilirsiniz ve ilişkileri yeniden kurmak daha çok zamanınızı alabilir. Özellikle kendi işinin sahibi olan kişiler için dengeyi kurmak zordur, öyle değil mi?
Kalemin Gücünü Kullanın: Zayıf bir kalem, en keskin zekadan bile güçlü olabilir. Yapılacak işleri bir araç (bir planlayıcı, küp kağıt, avuçiçi bilgisayar, vb.) kullanarak yazma alışkanlığı edinin. Zihniniz, detaylardan ziyade resmin bütünü konusunda en iyi performansı gösterir. Ayrıntılar önemlidir; ama bunları kalemle yönetin. Birşeyi yönetmek istiyorsanız, önce onu ölçmelisiniz. Yalnızca gelen siparişleri değil tüm işleri not etmek, yapmanız gereken her şeyi daha kolay hatırlamanıza yardımcı olur.
Günlük Planlama Yapın: Şöyle bir söz vardır; insanlar, başarısızlığı planlamazlar; ama pek çok insan, planlamayı başaramaz. Her akşam oturup elinizin altındaki en değerli kaynağı -önünüzdeki 24 saati- kontrol edebilmek için zaman ayırın. İşinizi planlayın ve her gün planınıza uygun hareket edin. Bir sonraki gün -yapmanız gerekenler- ile -yapmak istedikleriniz-in tamamını içeren bir Yapılacak İşler listesi oluşturun. Günlük planınız olmazsa, dikkatiniz kolayca dağılabilir ve üretkenliğinizi artıracak önemli işlerle uğraşmak yerine, zamanınızı gürültücü müşterilere hizmet vererek harcamak durumunda kalabilirsiniz.
Öncelik Sıralaması Yapın:Yapılacak İşler listenizde, önemli olan ve o kadar önemli olmayan işler olacaktır. Pek çok insanın verimli olmayı istemesine karşın, önemli olan ve o kadar önemli olmayan işler arasında seçim yapmamız istendiğinde, sıklıkla, o kadar önemli olmayan işleri seçeriz. Bunlar, genel itibariyle, yaşamsal işlere oranla daha kolay ve hızlıdır. Yapılacak İşler listenizde her akşam öncelik sıralaması yapın. Listenizdeki en önemli işin yanına -1- rakamını koyun. Listenizdeki ikinci en önemli işin yanına -2- rakamını koyun, vb. Daha sonra, önem sırasına göre listenizdeki işleri yapın. Listenizdeki her şeyi yapamayabilirsiniz; ama en önemli işleri yapmış olacaksınız. Bu, daha fazla değil, daha akıllıca çalışmak ve daha az zamanda daha çok iş yapmaktır.
Ertelemeyi Kontrol Edin:Dünyadaki en etkili planlama, yapılması gerekenin yapılmasının yerine geçemez. Önemli işleri erteleriz; çünkü, bunu yapmamanın bedelinin ne olduğunu yeterince bilmeyiz ya da bu işi yapmaktan yeterince keyif almayız. Sürekli ertelediğiniz bir işi yapmak için, zihninizde bu işi yapmamanın bedelini ya da bu işi yapmanın keyfini yeterince canlandırmaya çalışın. Keyif alma düşüncesi çok daha iyidir. Ertelediğiniz bir işi seçin ve bunu bir oyuna dönüştürün. Belli bir zaman diliminde tek bir işle ilgilenin ki diğer işler dikkatinizi dağıtmasın. (Gözden ırak, gönülden ırak.) Bunu yönetilebilir parçacıklara ayırın. İşe başlayın, ilk adımı atın, büyük ihtimalle işi sonuna kadar götüreceksiniz.

Bir “Kesintiler Defteri” Tutun:Ortalama insan, çalışırken günde 50 kez bölünür. Ortalama kesinti, 5 dakika sürer. Her gün ortalama 4 saat kesintilerle uğraşılarak geçirilir. Bunların pek çoğu, yeni siparişler gibi, önemli ve yapmamız için bize para ödenen işlerdir; ama birçoğu da çok az değer taşır ya da hiç değer taşımaz. Gereksiz kesintileri saptamak ve ortadan kaldırmak için “kesintiler defteri” tutun. Bir blok kağıt edinin ve bunu “Kesintiler Defteri” olarak adlandırın. 6 sütun oluşturun: Tarih, Zaman, Kim, Ne, Süre, Değerlendirme. İlgilendiğiniz her kesintinin ardından, oluştuğu tarihi ve zamanı, bu işi size kimin getirdiğini, bir iki sözcükle ne hakkında olduğunu, ne kadar zamanınızı aldığını ve önem derecesini (A=kritik, B=önemli, C=az önemli, D=önemsiz) kaydedin. Yaşamınızda neler olup bittiğini daha iyi anlamak için bu uygulamayı bir hafta ya da daha uzun sürdürün. Daha sonra, sonuçları değerlendirin ve az değer taşıyan ya da hiç değeri olmayan C ve D kesintilerinin bazılarını ortadan kaldırmak için harekete geçin.
Yetki Verin:Hepimizin haftada 168 saati var. Uyumak için 56, kişisel bakım için 10 saati çıkardığınızda, yapılması gerekenleri yapmak için, geriye pek de fazla zaman kalmaz. Yetki vermek, işleri paylaşmak yoluyla zaman kazanmanızı ve böylece kişisel işlerinizi daha hızlı sonuçlandırmanızı sağlar. Yetki vermenin zor yanı, basitçe işi devredebilmektir. İşleri kendimizin yapmasıyla büyük gurur duyarız. “Bir işin iyi yapılmasını istiyorsan, o işi kendin yapacaksın.” Günlük planlama kapsamında her gece, ertesi gün yapmanız gereken ve yapmak istediğiniz tüm işlere bakın. Her işte kendinize şunu sorun: “Zamanımı en iyi biçimde değerlendirmenin yolu bu mu?” Öyle ise yapın. Öyle değilse, bir başkasına aktarmaya çalışın. “Bunu ben yapıyorum” ile “İş yapılıyor” arasında çok fark vardır.
Toplantı Zamanını Yönetin: İki ya da daha fazla insanın ortak bilgi alışverişinde bulunmak üzere bir araya gelmelerine toplantı denir. Bundan daha kolay ne olabilir? Maalesef toplantılar, katlanmamız gereken en büyük zaman öldürücü işlerden biri olabilir. Bir toplantıdan önce şunları sorun: “Gerekli mi?” ve “Benim olmam gerekir mi?” Her iki soruya da yanıt “Hayır” ise toplantıya girmemeyi ya da katılmamak için kendinize bir özür bulmayı tercih edin. Daha sonra, toplantı için, her işe yönelik başlangıç ve bitiş saatlerinin belirtildiği yazılı bir gündem hazırlayın. Yazılı gündemi toplantıya katılacaklara iletin. Bir toplantıyı tuzak kurarak uzatmanın anlamı yoktur. Katılımcılara neyin tartışılacağını önceden bildirin.
Kağıtları Yönetin: Günümüzde, çevremizdeki kağıt yığının altında ezilmek kolaydır. Ortalama insan, her gün e-posta, telefon, normal posta, notlar, el ilanları, fakslar, vb. yoluyla yaklaşık 150 mesaj alır. Her geçen gün aynı kağıt yığınlarını taramak ve gözden kaçan hataları düzeltmek ile çok fazla zaman kaybedilir. Kağıt yığınlarıyla bir kez ilgilenmeye ve işi bitirmeye çalışın. Bir iki dakika içinde yapılabilecek birşey ise yapın ve kurtulun. Zamanınızı en iyi kullanmanın yolu bu değilse, başkasına aktarın. Tamamlamanız biraz zaman alacaksa, bu işle ilgilenebileceğinizi düşündüğünüz günü takviminize işleyin ve bir kenara bırakın.
Bir Zaman Defteri Tutun:Birşeyi yönetmek istiyorsanız, onu ölçmeniz gerekir. Zaman defteri, gün içinde zamanınızı aslında nasıl harcadığınızı görebilmenizi sağlayacak, fotoğraf albümü benzeri, basit ama güçlü bir araçtır. Zamanı harcarken sürekli olarak kaydını tutmanız yeterlidir. Eylemi, onun için harcanan zamanı ve yukarıda anlatıldığı gibi A, B, C ve D şeklindeki değerlendirmenizi kaydedin. Zamanınızı nasıl geçirebileceğinize dair birkaç örnek: Telefon görüşmeleri yapmak, 35 dakika, A; sepet yapmak, 48 dakika, A; toplantıya katılmak, 55 dakika, C; Seda ile telefon konuşması, D. Zamanınızın nasıl geçtiğini daha iyi anlamak için, bu uygulamayı birkaç gün sürdürün. Sonra, bilgiyi analiz edin. Bütün A, B, C ve D zamanlarını toplayın. Pek çok insan, zamanının büyük bölümünü C ve D gibi az önemli ve hiç önemsiz işler için harcadığını keşfeder. Son olarak, yaşamınızdaki gerçekten önemli işler için daha çok zaman kazanmak üzere C ve D gibi işleri azaltacak adımlar atın.
Kaynak: www.marjinal.com.tr

Depreme dayanıklı işyeri nasıl olur?

Temmuz 16, 2012 Yorum bırakın

Depreme dayanıklı bir binanın öncelikle zemin etüdünün ve uygun teknikle inşasının yapılmış olması gerekiyor. Diğer önemli bir nokta da dolap, raf, çay-kahve makinası gibi devrilme riski yüksek ofis araç gereçlerinin sabitlenmesi.
GEA Arama Kurtarma Grubu Koordinatörü Umut Dinçşahin, depremlerden sonra meydana gelen zararların büyük bölümünün sadece bina yıkımlarından değil yapısal olmayan unsurlardan kaynaklandığına dikkat çekiyor. Dinçşahin’in sözünü ettiği ofislerde yapısal olmayan elemanların yarattığı tehlike kaynaklarından bazıları şöyle:
– İnce yapı elemanı olarak tanımlanan duvar kaplamaları, asma tavanlar, güvenlik filmi kaplanmamış geniş cam yüzeyler, aydınlatma elemanları, kablo taşıyıcı tavaların düşmesi, kırılması;
– Acil çıkış yollarına konulan mobilyalar veya ofis ekipmanları;
– Düşen ve devrilen eşyaların çıkış yollarını kapaması;
– Dolapların kapaklarının açılması sonucu dolaplardaki eşyaların veya klasörlerin düşmesi;
– Açık ofislerde hiçbir yere sabitlenmemiş mobilyaların devrilmesi;
– Ofislerde çok sık kullanılmayan ve düzensiz depo ve ardiyelerde bulunan niteliği belirsiz maddelerin bulunması.
Bu gibi tedbirsizlikler yaralanmalara, ölümlere, tahliye etme güçlüklerine, maddi kayıplara neden oluyor.
1999 depremi sonrasında inşa edilen bina ve işyerleri uygun inşaat tekniği ve zemin etüdlerine önem verilerek yapılsa da yapısal olmayan hasarlarla ilgili önlem hemen hemen hiç alınmıyor. AKUT Arama Kurtarma Derneği Eğitim ve Araştırma Enstitüsü Başkanı Dündar Şahin, “Küçük bir test yapmak isterseniz, pazartesi günü ofis veya fabrikanıza gittiğinizde hemen arkanızdaki dolabın sabitlenip sabitlenmediğini, kritik makina parkurunuzun sabit olup olmadığını veya çok kritik şirket bilgi ve operasyonlarının yapıldığı ana bilgisayar server’inizin durumunu kontrol edebilirsiniz” diyor.
Peki yeni binalar daima depreme dayanıklı mı oluyor? Yıldız Teknik Üniversitesi Ögretim Üyesi Doç. Dr. Zeynep Gül Ünal, bu soruya şöyle yanıt veriyor: “Deprem bölgesinde yer alan ve yeni inşa edilecek yapılara ilişkin tüm teknik tanımları içeren, Bayındırlık ve İskan Bakanlığı tarafından hazırlanan bir Deprem Bölgelerinde Yapılacak Binalar Hakkında Yönetmelik bulunmakta. Yasal olarak tüm yeni inşa edilen yapılarda bu yönetmeliğe uyma zorunluluğu var. Ama özellikle 2011 Erciş ve Van depremlerinde yıkılan yeni binalar, yapı projelerinin tasarım, uygulama ve/veya denetim aşamasında bazı aksaklıklar olduğunu acı bir şekilde gösterdi.”

Kaynak: Hürriyet İK

Kategoriler:Deprem, Haber, Pratik Bilgi Etiketler:, ,

Çalışma Arkadaşınızın Sizden Daha Fazla Kazanmasının 5 Nedeni

Temmuz 9, 2012 Yorum bırakın

Ücret bilgileri çoğu şirkette gizlidir. Ücretlerle ilgili konuların çalışanlar arasında konuşulması genellikle hoş karşılanmaz. Bununla birlikte her şirkette insanlar aldıkları maaşlarla ilgili konuşur. Bu yöndeki “bilgi akışı” istemeseniz bile size de gelebilir.

Ücret artışlarıyla ilgili düzenlemelerin yapıldığı bu dönemde, bir çalışma arkadaşınızın ücretinin sizden yüksek olduğunu öğrenmek sizde hayal kırıklığı yaratabilir. Aynı seviyede olduğunuz biriyse ve aynı derecede çaba sarfettiğinizi düşünüyorsanız can sıkıntınız daha da artar. Ücretle ilgili bu farklılıkların bazen bir takım açıklamaları olabilir. İşte size bir mesai arkadaşınızın sizden daha fazla kazanmasının nedenlerine 5 örnek:

1. İşe girdiği dönemde daha iyi pazarlık etmiştir:

Kurumsal ya da kurumsallaşmaya çalışan birçok şirkette ücret aralıkları bellidir. Şirketler “iç dengeleri” korumak için bu aralıkların dışına çıkmazlar. Bununla birlikte pozisyonunuzun bulunduğu banttaki ücret aralığının hangi kısmından maaş alacağınız işe alım sürecinizde belli olur. Arkadaşınızın sizden daha fazla almasının bir nedeni, zamanında ücretin kendisi için önemini çok iyi anlatmış olması olabilir.

2. Ekonominin daha iyi olduğu bir dönemde işe girmiştir:

İş dünyası için işler iyi gittiğinde şirketler işe alımlara hız verir. Her şeyin yolunda gittiği, hedef tutma telaşının olduğu dönemlerde işe alımlar hızlanır. Bu durum iş ve o işle ilgili aday sayısı arasındaki “arz-talep” dengesini bozar. Aday havuzları daralır. Böyle bir dönemde işe girdiyse arkadaşınız kuvvetli bir elle masaya oturmuş olabilir.

3. Sizde olmayan bir beceriye ya da eğitime sahip olabilir:Dışarıdan bakıldığında benzer işleri yapıyor bile olsanız kendinizi kıyasladığınız kişinin bilmediğiniz bir becerisi ya da şirketin değer verdiği bir alanda yüksek öğrenimi olabilir. Arkadaşınızın uzmanlık eğitiminin gündelik iş yaşamına bir etkisi olmasa da bazı şirketler bu tip özel durumları ücretlere yansıtır.

4. Belki de düşündüğünüz kadar iyi değilsiniz:

Bir çok kişi “ego”su nedeniyle bireysel olarak gösterdiği performansın farkında değildir. Acı ama gerçek! Şirketiniz yıllardır %7-%11 aralığında ücret artışı yapıyorsa ve siz hep %7 civarında bir zam alıyorsanız bunun nedenini kendinize de bir sorun.

5. Arkadaşınızın işi tam bir kabustur:

Söz konusu rol stratejik öneme sahip, diğer görevlere göre daha riskli ya da daha zor sorumluluklar içeren bir rolse şirket elindeki kişileri tutmak için daha fazla ücret ödeyebilir. Bu durum zorlu yöneticilerle çalışan kişiler için de bazen geçerlidir. Şirket üst yönetimi durumun farkındaysa, böyle durumlarda da ücret çıtası yükselir.

 

Maaşınızı etkileyen sizin dışınızdaki faktörleri değiştirme şansınız pek yoktur. Ücretinizden memnun değilseniz, daha iyi olabileceğini düşünüyorsanız ilk başta yapmanız gereken kendi “oyun alanınıza” odaklanmaktır. Görev yaptığınız fonksiyonda, içinde bulunduğunuz sektörde, yaşadığınız şehirde maaşların hangi düzeyde olduğunu araştırın. Maddi anlamda profesyonel olarak bulunduğunuz noktayı el yordamıyla da olsa belirleyin. Meslekdaşlarınızla paralel bir durumdaysanız ücret artışınızın sınırlı olacağı fikrini kabul etmenizde yarar var.

Araştırmanın yanı sıra yöneticinizle konuyu görüşün. Ücret artışlarında üst sınırdan zam almak istiyorsanız neyi farklı yapmanız gerektiğini kendisine sorun. Alacağınız geribildirim değerlidir.

Hiçbir şekilde yol alamıyorsanız ve ücretiniz nedeniyle işinizde mutsuzsanız, dışarıya bir göz atın. İş dünyası sizi nasıl görüyor, profesyonel olarak bilgi birikiminize, deneyiminize ne değer biçiliyor bir görün. Burada kilit nokta şudur: Kendi işinizin sunduğu paketle diğer rollerin sağladığı imkanları kıyaslarken sadece ücreti değil yan olanakları, çalışma koşullarını, gelişim imkanlarınızı da göz önünde bulundurun. Bu tip kritik değerlendirmeler yaparken “büyük resmi” görmek her zamankinden daha fazla önemlidir.

Kaynak: TalentVille.com

İş yerinde mutlu ve verimli olmanın 25 yolu

Temmuz 9, 2012 Yorum bırakın

İş yerinde monotonluk mu hissediyorsunuz? İş yerinde; daha mutlu, tatmin olmuş ve işine odaklanmış olmak istemez misiniz? Peki, ya daha üretken ve her günün sonunda daha çok şeyi başardığını hissetmek? Tabii ki istersiniz. Rutinlerinizi ve alışkanlıklarınızı yenilemenizin yolu sadece istekli ve kararlı olmaktan geçiyor. Bu adımları takip edin. Göreceksiniz ki iş hayatınız düzelmeye ve yoluna girmeye başlayacak. Ayrıca bu düzelme hayatınızın geri kalan kısmını da olumlu etkileyecek.

 

1. Planlama. Haftalık ve günlük rutin iş planınızı tespit edin. Bu haftanızın her zaman daha verimli geçmesini sağlar. Güne her zaman bu planlamayı yapmak için 15 dakika erken başlayın. Gün içinde yapmanız gereken en önemli şeyleri 1 ila 3 arasında sıralayın. Daha da önemlisi belirlediğiniz hedeflere ulaşın! Amacınıza ulaşmak için azminizden yararlanın! (Bunları yapmak hayatınızı canlandırır ve geleceğinize odaklanmak bu zorlukları atlatmanıza yardımcı olur.

2. Güç Sorusu. Masanızın üzerinde odaklanmanıza yardımcı olması açısından şöyle sorular bulundurun: “Şu an zamanımı verimli olarak kullanıyor muyum?” veya “Zamanımı en üretken şekilde geçirmek için mi harcıyorum?” gibi.

3. Görev Listenizi Asla Bitiremeyeceğinizi Kabul Edin. Bu durum mükemmeliyetçi ve fazla azimli insanlar için boşa kürek çekmek gibi can sıkıcıdır. İzlediğiniz planı bırakın. Öncelikle en önemli işiniz üzerinde çalıştığınızdan emin olun. Önceliklerinize odaklanın ve gerisini boş verin.

4. Bilgisayarınızı Kapatın. “Ne! Ama her şeyi bilgisayarımla yapıyorum.” diye tepki verdiğinizi duyar gibiyim. Peki gerçekten öyle mi? Peki bu işlerin ne kadarını bilgisayar üzerinden yapıyorsunuz? Bilgisayarınızı her gün yalnızca bu işleri yaparken açık tutmayı planlayın. Yaptığınız her bilgisayar işi için detaylı planlar yapın ve buna konsantre olabilmek için bir kontrol listesi oluşturun. Gözlerinizi ekrandan ayırıp dinlendirmeniz yaratıcılığınız için size daha fazla enerji sağlar. Bir e-postaya yazacağınız cevabı düşünürken gözlerinizi kapatmanız dahi size yardımcı olacaktır.

5. İlk Olarak E-postalarınızı Kontrol Etmeyin. Eğer işiniz için çok gerekli değilse, günün en öncelikli görevini bitirmeden e-postalarınızı kontrol etmeyin. Ara ara e-postalarınızı günde iki veya üç defa toplu olarak kontrol edin.

6. Molalar Verin. Mola vermek üretkenliğinizi arttıracaktır. Bu bilimsel çalışmalarla kanıtlanmıştır. Gerekirse sabah ve öğleden sonra size ara vermenizi hatırlatacak birini bulun.

7. İşle Ev Arası Yolda Geçen Zamanınızı Değerlendirin. Yolda geçen zamanınızı nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu zamanı olumlu hâle getirin. Okuyarak, yazarak, yaratıcı düşünceyle, sesli kitaplar dinleyerek, eğlenerek veya kendi kitabınızı yazarak geçirin. Yolda geçirdiğiniz zamandan zevk alıyorsanız bu sizin iş yerindeki ruh hâlinize de olumlu olarak yansır.

8. Önemsiz İşleri Bir Kenara Atın. Önemsiz işleri, yapılacak işler listenizden silin veya başkasına devredin. Bunu yapmanın yolu her zaman en önemli işlerinizi önce yapmaktır. Sonra bu önemsiz işlerin azaldığını fark edersiniz.

9. Geçişler. Faaliyetler ve randevular arasında yeteri kadar zaman planladığınızdan emin olun ve geç kalmamak için önlemler alın.

10. Mutlu Görünmeye, Mizahi Tavırlara Sahip Olmaya, Minnettar Görünmeye ve Nazik Olmaya Çalışın. İş yerinde üretken ve rekabetçi olmanız demek her zaman ciddi olmanız gerektiği anlamına gelmez. Gülümsemeniz sıkı çalışmadığınız anlamına gelmez. Hevesli olmanız rekabetçi olmadığınız anlamına gelmez. Olumlu görünmeniz size meydan okuyanlara cevap veremeyeceğiniz anlamına gelmez. İşte geçirdiğiniz zamanı eğlenceli hâle getirin. Sizin gibi olan diğerlerini bulun ve neşenizi etrafınıza yayın. Bu pozitif tavırlar bulaşıcıdır ve gittikçe büyür. Dedikodu yapmaktan ve olumsuz sohbetlerden kaçının. Dedikodu yapmak baştan çıkarıcı olabilir ancak siz de dâhil kimseye yararı yoktur.

11. Tavırları Olumsuz Olan İş Arkadaşlarınıza Sevecenlikle Yaklaşın. Negatif insanlar bir nedenden dolayı böyle olabilirler. Farkında olmadığınız zorluklar yaşıyor olabilirler. Sevecen olmaya çalışın ve onları yargılamayın . Eğer yöneticiyseniz elbette ki çalışanlarınız bir değerlendirmeye tabi tutulacaktır ama bu, negatif davranışları olduğu için onlardan hoşlanmamanız gerektiği anlamına gelmez. Olumsuz davranışları olan bir insanla karşı karşıya geldiğinizde iki seçeneğiniz vardır ya bu insanlardan negatif olarak etkilenirsiniz ya da etkileyen taraf siz olursunuz. Bu bir karardır. Pozitif kalmayı tercih edin. Mesela; içinizden veya sesli olarak “Bak Ayşe Hanım geliyor Negatifliğiyle yine bütün enerjimi alıp götürecek!” demek yerine “Zavallı Ayşe hanım, kim bilir yine nelerle uğraşıyor, huzurlu olmasını dilerim, Bütün negatifliğine rağmen sıkıntısını biraz hafifletebilirim” diyebilirsiniz.

12. Kendinizi Sakinleştirin, Özellikle de Zor Günlerde. Aceleci davranmayın. Her şeyi aynı anda yapmaya çalışmayın, yavaşça ilerleyin. Eğer gerçekten sakin bir gün geçiriyorsanız o gün işten kaytarıp kendinize vakit bile ayırabilirsiniz.

13. Her Şeyi Rahat Karşılayın. Teslim tarihleri, zor patronlar, kaba müşteriler ve yavaş bilgisayarlarla uğraşıyor olabilirsiniz. Bunları çok büyük meseleler hâline getirmeyin. Dünyanın yükü altında ezilmeyin. Onların hep orada olacağını kabul edin ve ilerlemeye devam edin.

14. İş Arkadaşlarıyla Anlaşmazlıklar. Amacınız ilerleme kaydetmek olsun. Birisiyle tartışırken haklı olmaya ya da tartışmayı kazanmaya çalışmayın. Çünkü bu sizi yavaşlatır. Kendi kendinize “bu tartışmayı ne çözebilir?” diye sorun ve buna odaklanın.

15. Boş Vakitlerinizi Değerlendirin. Başka şeyler yapmaya çalışın. Eğer her zaman gezilere katılıyorsanız, daha yerel geziler yapmaya çalışın ve gerçekten dinlendiğinizden emin olun. Ya da her zaman yaşadığınız yere yakın yerleri geziyorsanız, yeni yerler görmeye çalışın. Çeşitlilik mutluluğun kaynaklarından biridir.

16. Her Şey İçin Sızlanmayın. Klişe ama doğru, Bu aynen yalancı çoban hikâyesine benzer, Her konuda sızlanırsanız gerçekten zor bir şeyle karşılaştığınızda yardım isteyecek yüzünüz kalmaz. İnsanlardaki kredinizi zor işler için saklayın.

17. Başarılarınızı İnsanlarla Paylaşın. Bu sürekli yaptığınız işle böbürlenmek değildir, yaptığınız zor işin karşılığını hak ettiğiniz anlamına gelir. Nasıl olsa doğru insanlar neler başardığınızı biliyor diye düşünmeyin. Konuşun ve belli kişilerin, sizin şirketin başarısına olan katkınızdan haberdar olmasını sağlayın.

18. Yardım İsteyin. İş arkadaşlarınızdan yardım istemekten çekinmeyin. Şirketinizin size ne yapmanız gerektiğini söylemesini beklemeyin. Yaptığınız işten daha iyi sonuçları nasıl alabileceğiniz konusunda yaratıcı düşünerek fikirler üretmeye çalışın.

19. Zorluklarla Korkmadan Yüzleşin. Eğer yapmanız gereken zor bir iş varsa bununla korkmadan yüzleşin. İşi ertelemeyin ve günün önceliklisi hâline getirin. Buz gibi bir havuza atlamak gibi; üçe kadar sayın ve atlayın!

20. Zaman İsteyin. Sizi şaşırtan ve hemen cevap veremeyeceğiniz bir soruyla karşılaştığınızda, hemen cevap vermek zorunda hissetmeyin. Cevap vermeden önce biraz zaman isteyin (Eğer hemen yapmak zorunda değilseniz). Şöyle basit bir cevap verebilirsiniz: “Size daha sonra döner, cevap veririm”. Bu sizi pişman olacağınız bir cevap vermekten kurtaracaktır.

21. Kötü Alışkanlıklardan Kurtulmak. Bir günlüğüne kendinizi gözlemleyin. Hangi konularda zorluk yaşıyorsunuz? İnsanlarla mı? Belli insanlarla mı? Belli durumlarda mı? Sakin bir zamanınızda bir kenara not alın ve düzeltmek istediğiniz konular üzerinde düşünün. Bir tür hatırlatma sistemi hazırlayıp monitörünüzün bir köşesine sarı not kâğıtlarından yapıştırabilirsiniz.

22. Eleştirilerden Ders Alın. Sevmediğiniz veya saygı duymadığınız insanlar bile olsa eleştirileri hemen reddetmeyin. Bazen sevmediğiniz insanlar sizinle ilgili çok daha dürüst değerlendirmelerde bulunabilir. Eleştirileri kişisel olarak algılamayın. Hem kişisel olsa bile kimin umurunda ki. Dinleyin, düşünün ve nasıl bir olumlu davranışta bulunacağınıza karar verin.

23. Uyum Sağlayın. Uyum sağlama yeteneği tüm canlıların hayatta kalmasını sağlayan birinci önceliktir. Uyum sağlayamayanlar yok olurlar. İş dünyasında ise bu önerme şirketler, gruplar ve bireyler için geçerlidir. Değişime açık olun. Değişim için kendinize şans tanıyın. Tecrübeniz size yol gösterirken yeniliklere de uyum sağlayın ve bu sayede başarıya ulaşın.

24. Öğrenmek ve Geliştirmek. Her zaman yeni şeyler öğrenmek ve yeteneklerinizi geliştirmek için karşınıza çıkacak fırsatlara açık olun. Kaliteli seminerler ve eğitimler arayın. İş yerinizden bu tip seminer ve etkinlikler için izin isteyin hatta ücretinin iş yerinden karşılanıp karşılanmayacağını sorun. Eğer şirketiniz eğitim ücretini karşılayacaksa bu fırsatı değerlendirin! Yerel kütüphaneden, iş yerinizin kütüphanesinden ve hatta patronunuzdan kitap ödünç alın. Yerel kütüphanenizden motive edici sesli kitaplar (kasetler) ödünç alın. Hevesinizi yenilemek için sürekli yeni bir şeyler öğrenin.

25. Yaratıcı Düşünmek. İşiniz sıkıcı mı? Öyleyse, bunu değiştirmek için biraz sorumluluk alın. İşinizi nasıl daha yaratıcı, çeşitli veya zevkli hale getirebilirsiniz? Daha önce başka birisinin yapmadığı neyi yapabilirsiniz? İşle alakalı şevkinizi nasıl arttırabilirsiniz? Daha önce yaptıklarınıza da devam edebilecek yeni bir yol nasıl bulunabilir? İş, para ve zaman kazanmak için hangi süreçleri değiştirebilirsiniz?

 

Kaynak: probilgi.com

Yurtdışında İş Yapanlar İçin Farklı Kültürlerde Davranma Klavuzu

Temmuz 9, 2012 1 yorum

ABD
* El sıkışarak, gülümseyerek veya ‘merhaba’ denilerek selamlaşılır.
* El sıkışma kısa ve özdür. Hafif el sıkışma hoşnutsuzluk olarak nitelendirilir. El sıkışırken sıkıca tutun ve göz kontağı kurun.
* Hemcinslerinin -özellikle erkekler- dokunmasından hiç hoşlanmazlar.
* Gülümserler ve bu gülümsemeye bir gülümseme ile geri dönüş beklerler.
* Dakiklik çok çok önemlidir. Toplantılara tam zamanında gidin.
ALMANYA
* Yukarıda da söylediğimiz gibi iş tanışmalarında sadece el sıkışılır, çok fazla yakın durulmaz. Almanlar özel alanlarına girilmesinden hiç hoşlanmaz, bu nedenle kol mesafesinde kalınmalı.
* Toplantılar kesinlikle zamanında olmalı. Geç kalmak asla kabul edilemez.
* Küçük sohbetlere pek zaman yoktur, Almalar direkt iş konuşmaya başlamak isterler.
BİRLEŞİK ARAP EMİRLİKLERİ
* Elleri kalpte birleştirmek saygı ve alçakgönüllülük gösteridir. Bazen bu, hafih bir baş hareketi ile tamamlandığında teşekkür anlamına gelir.
* Arkaşların birbirini öpmesi bir arkadaşlık işaretidir ve erkekler arasında yaygındır.
* Erkekler arasında selamlaşma biçimi el sıkışmadır, kadınlar ise el sıkışır kimi zaman da öpüşür. Erkekler, kadın elini uzatmadığı sürece el sıkışmak için hamlede bulunmaz.
* El sıkışmadan sonra elleri uzun bir süre tutmak arkadaşlık göstergesidir.
* Kucaklaşma ise sizin güvenilir bir arkadaş olduğunuz anlamına gelir.
* Bütün parmakları ve başparmakları (bir kupa gibi) bir araya getirmek “Bir dakika bekle,” “yavaş” anlamına geliyordur.
* Asla ayağınızın tabanını göstermeyin, bu çok kaba bir harekettir.
* Birisi ‘bir şey içer misiniz’ diye sorduğunda hayır demeyin. Hayır demek misafirperverliği reddetmektir.
BRİTANYA
* El sıkışma yaygın selamlama biçimidir.
* İş dünyasında insanları tanıştırırken dikkat edilmesi gereken protokoller var: Genç birisini daha yaşlı birisine tanıştırmak, daha alt seviyede birisini daha üst seviyede birisine tanıştırmak gibi. Aynı yaşta ve mevkide iki kişi var ise daha iyi bildiğinizi diğerine tanıştırın.
* Kucaklaşma, öpme, dokunma aile üyeleri ve çok yakın arkadaşlar arasında uygundur.
* Britanyalılar özel alana dikkat eder. Çok yakın durmak, elini karşınızdakinin omzuna atmak uygun değildir.
* Gözleri dikmek kabalıktır ve insanları huzursuz eder.
ÇİN
* Çinliler yabancılar tarafından dokunulmaktan hoşlanmaz. O nedenle fiziksel kontakt kurmayın.
* Asla işaret parağınızla birisini göstermeyin. Açık avcunuzla gösterin
* Ziyaretçiye bir şeyi iki elle vermek saygı göstergesidir.
* Yürürken direkt göz kontağı kurmak, göz dikmek uygun değildir.
* Bir sohbet veya iş görüşmesi sırasında söz kesmeme konusunda dikkatli olunmalı, çünkü dinleme kibarlığın, saygının bir göstergesidir.
* Göz kırpma saygısızlık olarak değerlendirilir.
* Aynı cinsten Çinliler yakın arkadaşları ile fiziksel temas kurabilirler.
* Çinliler bir zorluk ve baskı hissettiklerinde hafifçe gülerler.
* Hayır demekten kaçınırlar, bunun yerine ‘belki’, ‘göreceğiz’, ‘olabilir’ derler
FRANSA
* Bir arkadaşı öperek selamlamak oldukça yaygın.
* İlk kez gördükleri birisini özellikle iş dünyasında selamlarlar.
* İşaret parmağınızı gözünüzün altına koyup, aşağı doğru çekmek sana inanmıyorum demek.
* Açık avcunuzu kapalı yumruğa vurmak kaba bir hareket.
* Elin başparmağını yukarı kaldırmak okay anlamına gelir.
HİNDİSTAN
* Nameste -iki eli birleştirip hafifçe öne doğru eğilerek selamlamak- oldukça yaygın bir selamlama türü.
* Ayrıca el de sıkışabilirsiniz, hemcinsler el sıkışır ama karşı cinsler dini inanıştan dolayı el sıkışmaz. Eğer emin değilseniz ilk hamleyi onlardan bekleyin.
* Hindistanlılar özel alana dikkat eder, o nedenle çok yakın durmayın, bir kol mesafesi bırakın.
* Eli yan yana sallamak hayır ya da git başımdan demek.
* Eğer bir Hindistanlı ‘deneyeceğim’ diyorsa bu kibarca hayır demektir.
* Bir insanı parmakla işaret etmek kabalıktır.
İSPANYA
* El sıkışma, yanaktan (iki taraftan) öpüşme yaygındır. Eğer iş görüşmesi sırasında birisiyle tanışıyorsanız el sıkışın, karşıdaki kişi size yanağını uzatıyorsa her iki yanağında da öpün.
* Konuşma sırasında yakın durmayı severler, uzak durmak kaba sayılır.
* Konuşma sırasında karşıdaki kişiye dokunmak olağandır.
JAPONYA
* Başla selamlama yaygındır. Bir tanıştırma esnasında başla selamlama statü gösterir. İş dünyasında daha alt makamdaki biri daha üst makamdakine göre daha çok eğilmelidir.
* Göz kontağı agresif ve kaba olduğunuzu gösterir. Japon kültüründe göz temasında kaçmak saygı gösterir.
* İşaret parmağı ile göstermek kaba karşılanır. Elinizle gösterin.
* Hayır demek onlar için çok zordur. Bu nedenle soruyu cevabı evet olacak şekilde değiştirin. Mesela “Bu konuda karşı fikirde misiniz?”
* Birisinin sözünü kesmek karşı fikirde olmak demek. Pek çok Japon o nedenle kayıtsız bir şekilde dinlemede kalır.
MEKSİKA
* Tanışma sırasında el sıkışılır veya hafifçe başla da selamlanabilir.
* Konuşma sırasında birbirlerine yakın dururlar. Rahatsızmış gibi durmayın bu kaba karşılanır.
* Elinizi bele koymak öfke işaretidir. Elleri cepte durmak da kaba sayılır.
* Zaman oldukça esnektir. Eğer Meksika’daki kontağınız zamanında gelmezse şaşırmayın, gücenmeyin.
RUSYA
* Selamlaşma ve vedalaşma sırasında el sıkışma oldukça yaygındır.
* Eşikte el sıkışmayın bu bir tartışmanın başlayacağına işarettir.
* Fiziksel kontakt yaygındır. Sarılma, öpme yaygındır.
* Ruslar konuşurken yakın dururlar.
* Bir Rus görüşme sırasında yanındakine dokunursa bu güven işaretidir.
* Başparmağı kaldırmak onaylama anlamına gelir.
* Parmaklarınız açıkken başparamğınızı işaret parmağınızın ya da orta parmağınızın üzerine koyarak ok yaparsanız bu oldukça kaba bir alam ifade eder.
* Yüksek sesla konuşmak ya da gülmek hoş karşılanmaz.
Kaynak: www.expats-moving-and-relocation-guide.com, www.culturecrossing.net ve www.kwintessential.co.uk sitelerinden derlenmiştir.

 

Burcu ÖZÇELİK SÖZER / Hürriyet İK

Insaat Sektorune Yonelik Faydalanabileceginiz Sosyal Medya Baglantilari

Haziran 14, 2012 Yorum bırakın

Insaat sektorune yonelik faydalanabileceginiz sosyal medya baglantilarini asagida bulabilirsiniz.

 

Insaat sektorune yonelik guncel gelismeleri, haberleri, is ilanlarini blogumdan takip edebilirsiniz. https://cemkafadar.wordpress.com

Insaat Sektorune Yonelik Guncel Haberleri Takip Edebileceginiz Twitter Sayfamiz : http://twitter.com/1insaat

Kisisel bilgilendirmelerim ve hayata dair notlarimi takip edebileceginiz Twitter Sayfam: http://twitter.com/ckafadar2

Facebook Sayfam: http://www.facebook.com/ckafadar2

1insaat Facebook Sayfasi: http://www.facebook.com/pages/1insaatcom-Is-Ilanlari/135874709763498?ref=ts

Yapi sektorune yonelik is ilanlarini takip edebileceginiz Smart Solutions Facebook Sayfasi: http://www.facebook.com/Smartsolutions8

Linkedin Sayfam: http://www.linkedin.com/profile/view?id=7059885&trk=tab_pro

1insaat Linkedin Sayfasi: http://www.linkedin.com/groups/1insaat-3454895?gid=3454895&trk=hb_side_g

Yapi sektorune yonelik eleman ihtiyaclariniz ve yardimci olabilecegimi dusundugunuz her konu icin cem@cemkafadar.com adresinden bana ulasabilirsiniz.

Kategoriler:Pratik Bilgi Etiketler:,

Autocad Kısayolları

Haziran 6, 2012 Yorum bırakın

Autocad menülerinden Tools/Customize/Edit program parametres yolunu izleyerek bütün kısayollara ulaşabilirsiniz. Aşağıda önemli kısayolların bir kısmını bulabilirsiniz.

3A,        *3DARRAY

3DMIRROR,  *MIRROR3D

3DNavigate,*3DWALK

3DO,       *3DORBIT

3DW,       *3DWALK

3F,        *3DFACE

3M,        *3DMOVE

3P,        *3DPOLY

3R,        *3DROTATE

A,         *ARC

AC,        *BACTION

ADC,       *ADCENTER

AECTOACAD, *-ExportToAutoCAD

AA,        *AREA

AL,        *ALIGN

3AL,       *3DALIGN

AP,        *APPLOAD

AR,        *ARRAY

-AR,       *-ARRAY

ATT,       *ATTDEF

-ATT,      *-ATTDEF

ATE,       *ATTEDIT

-ATE,      *-ATTEDIT

ATTE,      *-ATTEDIT

B,         *BLOCK

-B,        *-BLOCK

BC,        *BCLOSE

BE,        *BEDIT

BH,        *HATCH

BO,        *BOUNDARY

-BO,       *-BOUNDARY

BR,        *BREAK

BS,        *BSAVE

BVS,       *BVSTATE

C,         *CIRCLE

CAM,       *CAMERA

CH,        *PROPERTIES

-CH,       *CHANGE

CHA,       *CHAMFER

CHK,       *CHECKSTANDARDS

CLI,       *COMMANDLINE

COL,       *COLOR

COLOUR,    *COLOR

CO,        *COPY

CP,        *COPY

CT,        *CTABLESTYLE

CYL,       *CYLINDER

D,         *DIMSTYLE

DAL,       *DIMALIGNED

DAN,       *DIMANGULAR

DAR,       *DIMARC

JOG,       *DIMJOGGED

DBA,       *DIMBASELINE

DBC,       *DBCONNECT

DC,        *ADCENTER

DCE,       *DIMCENTER

DCENTER,   *ADCENTER

DCO,       *DIMCONTINUE

DDA,       *DIMDISASSOCIATE

DDI,       *DIMDIAMETER

DED,       *DIMEDIT

DI,        *DIST

DIV,       *DIVIDE

DJO,       *DIMJOGGED

DLI,       *DIMLINEAR

DO,        *DONUT

DOR,       *DIMORDINATE

DOV,       *DIMOVERRIDE

DR,        *DRAWORDER

DRA,       *DIMRADIUS

DRE,       *DIMREASSOCIATE

DRM,       *DRAWINGRECOVERY

DS,        *DSETTINGS

DST,       *DIMSTYLE

DT,        *TEXT

DV,        *DVIEW

E,         *ERASE

ED,        *DDEDIT

EL,        *ELLIPSE

ER,        *EXTERNALREFERENCES

EX,        *EXTEND

EXIT,      *QUIT

EXP,       *EXPORT

EXT,       *EXTRUDE

F,         *FILLET

FI,        *FILTER

FSHOT,     *FLATSHOT

G,         *GROUP

-G,        *-GROUP

GD,        *GRADIENT

GEO,       *GEOGRAPHICLOCATION

GR,        *DDGRIPS

H,         *HATCH

-H,        *-HATCH

HE,        *HATCHEDIT

HI,        *HIDE

I,         *INSERT

-I,        *-INSERT

IAD,       *IMAGEADJUST

IAT,       *IMAGEATTACH

ICL,       *IMAGECLIP

IM,        *IMAGE

-IM,       *-IMAGE

IMP,       *IMPORT

IN,        *INTERSECT

INF,       *INTERFERE

IO,        *INSERTOBJ

J,         *JOIN

L,         *LINE

LA,        *LAYER

-LA,       *-LAYER

LE,        *QLEADER

LEN,       *LENGTHEN

LI,        *LIST

LINEWEIGHT, *LWEIGHT

LO,        *-LAYOUT

LS,        *LIST

LT,        *LINETYPE

-LT,       *-LINETYPE

LTYPE,     *LINETYPE

-LTYPE,    *-LINETYPE

LTS,       *LTSCALE

LW,        *LWEIGHT

M,         *MOVE

MA,        *MATCHPROP

MAT,       *MATERIALS

ME,        *MEASURE

MI,        *MIRROR

ML,        *MLINE

MO,        *PROPERTIES

MS,        *MSPACE

MSM,       *MARKUP

MT,        *MTEXT

MV,        *MVIEW

NORTH,     *GEOGRAPHICLOCATION

NORTHDIR,  *GEOGRAPHICLOCATION

O,         *OFFSET

OP,        *OPTIONS

ORBIT,     *3DORBIT

OS,        *OSNAP

-OS,       *-OSNAP

P,         *PAN

-P,        *-PAN

PA,        *PASTESPEC

PARAM,     *BPARAMETER

PARTIALOPEN, *-PARTIALOPEN

PE,        *PEDIT

PL,        *PLINE

PO,        *POINT

POL,       *POLYGON

PR,        *PROPERTIES

PRCLOSE,   *PROPERTIESCLOSE

PROPS,     *PROPERTIES

PRE,       *PREVIEW

PRINT,     *PLOT

PS,        *PSPACE

PSOLID,    *POLYSOLID

PTW,       *PUBLISHTOWEB

PU,        *PURGE

-PU,       *-PURGE

PYR,       *PYRAMID

QC,        *QUICKCALC

R,         *REDRAW

RA,        *REDRAWALL

RC,        *RENDERCROP

RE,        *REGEN

REA,       *REGENALL

REC,       *RECTANG

REG,       *REGION

REN,       *RENAME

-REN,      *-RENAME

REV,       *REVOLVE

RO,        *ROTATE

RP,        *RENDERPRESETS

RPR,       *RPREF

RR,        *RENDER

RW,        *RENDERWIN

S,         *STRETCH

SC,        *SCALE

SCR,       *SCRIPT

SE,        *DSETTINGS

SEC,       *SECTION

SET,       *SETVAR

SHA,       *SHADEMODE

SL,        *SLICE

SN,        *SNAP

SO,        *SOLID

SP,        *SPELL

SPL,       *SPLINE

SPLANE,    *SECTIONPLANE

SPE,       *SPLINEDIT

SSM,       *SHEETSET

ST,        *STYLE

STA,       *STANDARDS

SU,        *SUBTRACT

T,         *MTEXT

-T,        *-MTEXT

TA,        *TABLET

TB,        *TABLE

TH,        *THICKNESS

TI,        *TILEMODE

TO,        *TOOLBAR

TOL,       *TOLERANCE

TOR,       *TORUS

TP,        *TOOLPALETTES

TR,        *TRIM

TS,        *TABLESTYLE

UC,        *UCSMAN

UN,        *UNITS

-UN,       *-UNITS

UNI,       *UNION

V,         *VIEW

-V,        *-VIEW

VP,        *DDVPOINT

-VP,       *VPOINT

VS,            *VSCURRENT

VSM,       *VISUALSTYLES

-VSM,      *-VISUALSTYLES

W,         *WBLOCK

-W,        *-WBLOCK

WE,        *WEDGE

X,         *EXPLODE

XA,        *XATTACH

XB,        *XBIND

-XB,       *-XBIND

XC,        *XCLIP

XL,        *XLINE

XR,        *XREF

-XR,       *-XREF

Z,         *ZOOM

Kategoriler:Pratik Bilgi Etiketler:,

İş Ararken Linkedin’i Daha Aktif Kullanmanın 7 Yolu

Mayıs 16, 2012 Yorum bırakın

Eskiden adaylarla iletişim mektupla ve telefonla kurulurdu. Internet araçlarının gelişmesiyle, kişiler ve kurumlar birbiriyle online olarak temas kurma imkanına sahip oldu. Online networking sitelerinin yaygınlaşmasıyla iletişim iki taraflı olarak çok daha hızlı hale geldi.

LinkedIn, profesyonel online networking alanında, iş dünyasındaki en güçlü ve en etkili araç olmaya devam ediyor. 120 milyona yaklaşan kullanıcı sayısına her saniye bir kişi daha eklendiği biliniyor. Site özellikle iş arayanlar için gittikçe daha cazip hale geliyor. LinkedIn’de iş ararken yapılan en yaygın yanlış ise kullanıcıların pasif kalması oluyor. Aslında, LinkedIn’i daha aktif kullanarak daha iyi sonuçlar almak mümkün.

İşte size bu yönde 7 tavsiye:

1.    Profilinizi tamamlayın:

LinkedIn’deki profiliniz bir bakıma sizin online CV’nizdir. İş ararken “eksik” görünmek ister misiniz? Tabii ki hayır. Öyleyse tüm iş deneyimlerinizle birlikte profilinizi eksiksiz doldurun. Özellikle son 2-3 işinize, temel sorumluluklarınızı madde madde ekleyin. Summary kısmında bir ya da iki cümleyle kim olduğunuzu anlatın.

İşe alımcılar LinkedIn üzerindeki aramalarını key word’lerle yaparlar. Profilinizin iş aradığınız alandaki anahtar kelimeleri içerdiğinden emin olun.

2.    Mümkün olduğunca çok connection ekleyin:

Gündelik yaşantımızda olduğu gibi, online networking’de de ne kadar çok insanla “bağlantı”lı olursanız, o kadar çok yeni “bağlantı”ya ulaşma şansınız olur. LinkedIn’in en iyi taraflarından biri katlanarak büyümesidir.

Sisteme yeni katıldıysanız öncelikle eski iş arkadaşlarınızı, müşterilerinizi, tedarikçilerinizi, aile üyelerinizi, özel arkadaşlarınızı ekleyebilirsiniz. Sonrasında ise connection’larınızı artırmak için zaman harcamanız gerekir. Network oluşturmak kolay değildir. İlgi ve emek ister, meyvelerini ise zaman içinde verir.

3.    Davetiyelerinizi kişiselleştirin:

Kişileri davet ederken kısaca kendinizi tanıtın ve neden temas kurmak istediğinizi belirtin. Böylece LinkedIn’in sıkıcı, standart davet mektubundan uzaklaşıp dikkat çekmiş olun.

4.    Search fonksiyonunu daha etkili kullanın:

Detaylı arama özelliğini kullanarak alanınıza özgü işe alım danışmanlarına, ilginizi çeken şirketlerin işe alım sorumlularına, potansiyel işverenlerinize ulaşma şansınız olur.

5.    LinkedIn gruplarında aktif olarak yer alın:

Gruplarda merak ettiğiniz konular hakkında size bilgi verebilecek kişilerle karşılaşabilirsiniz. Gündelik hayatta karşılaşamayacağınız pek çok yeni uygulama ve yeni gelişme hakkında fikir sahibi olabilirsiniz. Ayrıca gruplarda yapacağınız yorumlar ve katkılarınız sayesinde “görünür”lüğünüz, yani farkedilme ihtimaliniz artar.

6.    Status kutunuzu daha sık güncelleyin:

Hoşunuza giden faydalı olabileceğini düşündüğünüz bilgileri, aklınıza takılan soruları, hatta çekinmeksizin iş aradığınızı durum kutunuzda paylaşın. LinkedIn’in haber akışı içindeki besleme sistemini kullanmak network’ünüzün aklında kalmak için iyi bir yöntemdir. Durumunuzu sıklıkla ama “akıllıca” güncelleyin.

 7.    Online “tavsiye mektupları” alın:

LinkedIn içinde yer alan recommendation sistemi sayesinde eski yöneticilerinizden, çalışma arkadaşlarınızdan tavsiye yazıları alabilirsiniz. Bu kısa yazılar sizi daha “sağlam” gösterir. Sıkıcı, kimsenin okumak istemediği, yapmacık referans mektuplarındansa, kısa ve samimi ifadeler içeren “tavsiye”ler her zaman daha iyidir.

LinkedIn son bir senede üye sayısını %63 artırdı. Bugün geldiğimiz noktada bu hızlı büyüme sürecek gibi görünüyor. Bunun altında yatan neden çok basit: Sitenin kullanıcılarına sunduğu faydalar. Hizmet ya da B2B ürün satan şirketler, iş arayanlar, işe aday arayanlar, iş dünyasındaki güncel gelişmeleri izlemek isteyenler; hemen hemen herkes LinkedIn’de.

İş arıyorsanız bu siteyi daha etkili kullanarak bir adım öne geçmek ise sizin elinizde. Yapmanız gereken ilk şey mouse’u elinizden bırakmadan LinkedIn’e giriş yapmak.

Tünel Kalıp Sistemi Kısa Eğitim Filmi (Video)

Mayıs 16, 2012 Yorum bırakın

Konut Kredinde Dikkat Edilmesi Gereken 10 Nokta

Konut kredisi Danışmanlık Hizmetleri’nin kredi başvurusu yapacaklar için hazırladığı 10 maddelik liste, konut kredisi alırken zarar etmek istemeyenler için rehber olacak

Konut kredisi Danışmanlık Hizmetleri’nin kredi başvurusu yapacaklar için hazırladığı 10 maddelik liste, konut kredisi alırken zarar etmek istemeyenler için rehber olacak. Konut kredisi kullanırken zarar etmemenin yollarını araştıran Konut kredisi Danışmanlık Hizmetleri, banka banka dolaşmadan ve zarar etmeden konut kredisi almanın yolunu çarpıcı şekilde ortaya koydu. Konut kredisi Danışmanlık Hizmetleri Kurucu Ortağı Onur Tekinturhan, başvuru yapılan her bankaya T.C. kimlik numarası vermenin çok sayıda bağımsız kredi talebinin oluşmasına yol açtığına dikkat çekerek “Konut kredisi için yaptığınız her başvuru kredi skorunuzun düşmesine sebep olabilir” uyarısını yaptı.

Kredide zarar etmemenin 10 yolu
Konutu bulduktan sonra bankaya başvurunuzu yapmak daha avantajlıdır.

Düzenli çalıştığınız bankayla yetinmeyin.

Kredide yıllık maliyete dikkat edin.

T.C. Kimlik numaranızı çok sayıda bankaya vermek çok sayıda bağımsız kredi talebinin oluşmasına ve dolayısıyla bankaların gözünde kredi skorunuzun düşmesine sebep olabilir.

Taksiti uygun seviyeye çekerken faiz tutarını en azda tutan uygun vadeyi belirleyin.

Kredi hesabında konutun satın alım değeri değil, değerleme şirketlerinin ekspertiz değeri kullanılır. Raporu inceleyebilirsiniz.

Kredilerde DASK ve konut sigortalan zorunlu. Bankanın talep edebileceği hayat veya ferdi kaza sigortalan zorunlu değil.

Hesaplanan taksitin belgelenen geliriniz içindeki payı yüzde 50′den küçük olmalıdır.

Ara ödeme planlıyorsanız belirtin. Yoksa anapara üzerinden yüzde 2 ceza alırsınız.

Sözleşmeyi imzalamadan 1 gün önce bankanın “Bilgi Formu” sunması gerekir. Kanunen en az 1 gün inceleme hakkınız olan bu formda kredi ile ilgili tüm şartlar ve masraflar belirtilir.

Star

İş Hayatında Hangi Kişilik Tipine Sahipsiniz?

Eylül 7, 2011 Yorum bırakın

İş Hayatında Hangi Kişilik Tipine Sahipsiniz?

 

Yönetici: Dışa Dönük, Öngörülü Ve Titiz
İlgileri dış dünyaya yoğunlaşan, sezgileri güçlü, doğuştan lider tabiatlı kişilerdir. Karmaşık olayları kısa sürede kavrayıp hemen harekete geçer. İyi ve etkili konuşur. Çevresini tarayarak, sorunları çözmeyi amaçlar. Eskilerin basiret dediği öngörü yeteneği ile olayların akışına egemen olmayı hedefler. Tekrarlanan yanlışlardan ve verimsizlikten nefret eder. Yeni fikirlere açıktır. En önemli zaafı, kendine aşırı güvenmesi ve bu nedenle biraz baskıcı olmasıdır. İş dünyası için biçilmiş kaftan olduğundan kariyerinde adım adım yükselir. İyi yaşamayı sever.

Düşünen Adam: İçe Dönük, Sezgisel Ve Gözlemci
O adeta beyninin içinde yaşar ve hep teorik olasılıklara kafa yorar. Her şeyde açıklık arar. “Dalgın Profesör” tipini andırır ve dış dünyaya metelik vermez. “Niçin?” ve “Neden olmasın?” soruları dilinden hiç düşmez ve araştırma onun için hayat tarzıdır. Analitik düşüncede ve mantıksal açıklamalarda iyi olduğu için çözüm üretme yeteneği güçlüdür.  Soyut düşünmeye yatkındır ama somut uygulamalarla ilgilenmez. Çalışma standartlara yüksektir ve bunları kendisine de uygular. Sosyal ilişkileri ve duygu okuma yeteneği zayıftır.

Yenilikçi: Dışa Dönük, Tutkulu Ve Yaratıcı
Sezgileri dışa, düşünceleri ise içe dönük olduğu için fikir üretiminde iyidir. Bir değişim ustasıdır. Olaylara yaklaşımı akılcı ve mantıklıdır. Çevresindeki bilgiyi bir sünger gibi emer. Tutku ve heyecanla işine kendisini adadığı için ilgisini çeken her konuda başarılıdır. Yaratıcı nitelikleri ile inovasyonda öncüdür. Hiyerarşiden, rutin işlerden, sıradanlıktan nefret eder ve hep yeniliğin, yeni çözümlerin peşinden koşar. Olaylara bakış ufku uzun vadeli ve bütünseldir. Rutin işleri savsaklaması ve biraz maymun iştahlı olması başlıca zaaflarındandır.

Özgür Düşünceli: Sezgisel, İçe Dönük Ve Özgün
Sezgileri ve teorik düşünce yeteneği çok güçlüdür. İç dünyaları zengin ve üretkendir. Anlamak kadar deneyip uygulamaya da önem verir.  Liderliğe yatkındır ama çoğunlukla geri planda durmayı tercih eder. Onun için kendi fikirleri ve amaçları önemlidir. Hızlı karar alıp uygulayabilir. Otoriteye değil, bilgi ve yeteneğe saygı duyar. Olay ve olgulara sistematik ve bütünsel bir yaklaşımı olduğundan bilim dallarında başarılı olur.  O, geçmişin sorunları ile uğraşmak yerine, çalıştığı kurumu ileriye götürecek yol ve yöntemleri araştırmayı sever.

Empatik: Duygulu, Dışa Dönük Ve Sezgisel
Duyguları dışa, sezgileri ise içe dönüktür. Başkalarının ne düşündüğü ve istediği konusunda duyarlıdır. Karşısındakinin duygularını ve düşüncesini okur. Çevresi tarafından sevilen popüler bir insandır. Yalnız kalmayı hiç sevmez. Her olaya insani açıdan bakar ve soğukkanlı analizlerden pek hoşlanmaz. Ekip çalışmasına yatkındır ve etrafındakileri istediklerini kolayca yaptırabilir. İnsanlarla doğrudan ilgili her işte başarılı olur. Sosyal ilişkilerin ağı içindeki aktif hayatı, onun hızlı karar verme ve eyleme geçme yeteneklerini törpüleyebilir.

Vizyoner:  Esin Kaynağı Akıl Ve Güçlü Sezgi
Sezgileri dışa, duyguları ise içe dönük bir kişilik yapısına sahiptir. “Beynindeki göz” onun geleceği kavramasını sağlar. Vizyonunun çevresindekilerle paylaşarak onların önüne yeni ufuklar açar. Bağımsız çalışmayı sever ve denetlenmekten nefret eder. Karşısındakinin düzeyine uygun konuşur ve davranır. O, çevresindeki kişiler için bir esin kaynağı olmayı başarır. Yazma ve konuşma konusunda ustadır. Proje yaklaşımını tercih ettiği için zihni hep gelecekle meşguldür. Karmaşık sorunlara pratik çözümler bulabilir. Coşkulu ve yaratıcıdır.

Neşeli: Duygulu, Pratik Ve Gerçekçi
Sezgileri ve düşünce yeteneği zayıf ama duyguları kuvvetlidir. Bugünü yaşamaya eğilimlidir. Kendiliğindenliğe ve içinden geldiği gibi yaşamaya önem verir. Yeni deneyim fırsatları onu heyecanlandırır. Gerçekçi ve pratik bir yaklaşımla, verilen görevi yapmaya çalışır. Yalnız sevdiği ve kendi değerler sistemine uygun işleri yapmak ister. Teorilerden ve uzun bilimsel açıklamalardan hoşlanmaz. İnsan ilişkilerinde başarılıdır. Kaygısız ve dost canlısıdır. Sporla uğraşır ve hobileri vardır. Çevresinin neşe kaynağı olduğu için çok sevilir.

Yardımcı: Dışadönük, Sosyal Ve İnsancıl
Duyguları ve sezgileri dışa dönük, algılama ve düşünceleri içe dönüktür. Gittiği her yerde ve her çevrede bir ahenk yaratacak ilişkileri kurabilir. Çevresindekilerin yardımına koşmayı sever. Sorunlara pratik ve uygulanabilir çözümler bulmada ustadır. Çalıştıkları yerde kurallara uyar ve pek sorun çıkarmaz. İyi kalpli, konuşkan ve sempatiktir. Doğuştan işbirliğine yatkındır ama ilgisizlik ve soğuk davranışlar onu kırar. İnsanlardan uzakta kalmaya dayanamaz. Soyut düşünmeye ve teknik konulara pek ilgi duymaz.

Örnek Vatandaş: Dışa Dönük, Kuralcı Ve Görev Adamı
Düşünceleri ve sezgileri hep dışa dönüktür. Beş duyusuyla aldığı somut algılamalara önem verir. Yalnız gerçek olgularla ve somut ihtiyaçlarla ilgilenir. Görev duygusu epey güçlüdür. Her işin kuralına uygun ve düzenli bir şekilde yapılmasına çok önem verir. Ailesine, işine ve topluma karşı tüm sorumluluklarını eksiksiz yerine getirir. Sivil toplum kuruluşlarında da çok faaldir. İnsanları örgütlemeyi ve yönetmeyi sever ama yöneticilikte pek başarılı değildir. Çünkü kendisine güveninin tam olması bazen onu agresif ve duyarsız yapabilir.

Müfettiş: İçe Dönük, Düzenli Ve Sadık
Sorumluluk duygusu güçlü, sakin ve ciddi bir insandır. İşinde ve aile hayatında hep disiplinli ve düzenli olmayı ister. Sadakate, yerleşik kurallara kurumlara ve geleneklere değer verir. Her işin kitabına ve kuralına uygun yapılmasını ister. Sorunlara nüfuz ederek pratik bir yaklaşımla her görevin üstesinden gelebilir. Çalışkan ve görev adamıdır. Hayatı ciddiye alır ama özellikle aile ve iş çevresinde bazen neşe kaynağı olabilir. Duygularını saklar ve başkalarının duyguları ile ilgilenmez. İşlerin kötüye gitmesi durumunda ise huzuru ve uykuları kaçar.

Sanatçı: İçe Dönük, Mükemmelci Ve Özgür
Çekingen, sakin ve alçakgönüllüdür. Çatışma ve kavgadan kaçar ama özgürlüğü konusunda çok titizdir. Estetik duygu ve yetenekleri güçlüdür. Kendi hayatını, duygularının gösterdiği yönde yaşamak ister. Özgün ve bağımsız olduğu için kendi ilgi alanlarını kıskançlıkla korur. Doğanın güzelliklerini ve insanları gözlemlemeyi sever. Başkalarını yönetmek ve denetlemekle hiç ilgilenmez. Mükemmelci olduğu için başkalarını ve kendi eserlerini insafsızca eleştirebilir. Yaratıcılık onun en güçlü olduğu alandır.

Gerçekçi: İçe Dönük, Cesur Ve Eylemci
Bir eylem adamıdır. Macerayı ve meydan okuyan spor dallarını ve zor görünen işleri sever. Genelde iyimserdir. Boş durmaktan hoşlanmaz. Düzen ve disiplin gerektiren işlerden pek hoşlanmaz ama kriz yönetiminde başarılıdır. Ayrıntılı analiz ve teknik ustalık gerektiren işleri tercih eder. Olayları uzaktan izler ama sorun çıktığında akla yakın çözümler bulabilir. Uzun vadeli düşünmeye yatkın değildir. Kendi duygularının sesine kulak vermez. Bastırılan duygular onun arada bir öfke nöbetleri ile sarsılmasına insanları kırmasına yol açar.

Maceracı: Dışa Dönük, Atak Ve Doğal
Dışa dönük ve sosyal bir kişiliğe sahiptir. Esnek ve hoşgörülüdür. Teoriler ve kavramlar ona sıkıcı gelir. Pragmatik yaklaşımlarla hemen sonuca gitmek ister. Çatışan tarafları aralarını bulma ve uzlaştırma konusunda üstüne yoktur. Hep aktif ve hareketlidir ama doğallığını hiç kaybetmez. Hayatta her şeyin tadını çıkarmaya bakar. Kentteki tüm eğlence yerlerini bilir. İş hayatında ise verilen görevi eksiksiz yapar. Yaparak öğrenir. İşe başladığındaki coşkuyu, sıra ayrıntılara geldiğinde kaybeder. Konfordan hoşlanır ve her işte bir stili vardır.

İdealist: Pozitif, Mücadeleci Ve Uyumlu
Sakin ve çekingen davranışları içe dönüklükten kaynaklanır.  Değerlerine ve önem verdiği kişilere sadık kalır. Olasılıkları keşfetmeye meraklı olduğu için değişimi kolaylaştırır.   Öğrenmeyi, fikirleri, dil becerilerini ve kendi ürettikleri projeleri daha çok önemser. İçsel değerlerine ve onuruna düşkündür. Duygu ile zekânın birlikteliği ve uyumu ile ilgilenir. Gereğinden çok iş üstlenir ama bir şekilde bunların üstesinden gelir. Hayata pozitif bir açıdan bakar ve ideallerini gerçekleştirmeyi hedefler. Dost canlısı ama çoğunlukla dalgındır.

Yetiştirici: Özenli, Sabırlı Ve Güvenilir
İçe dönük ve düşünceye önem veren yapıları nedeniyle çevresindekileri etkileyebilir. Sükûn ve huzur içinde bir hayat peşindedir. Güvenceye ve güvenliğe önem verir. Kendisine önemli görünen ayrıntılar konusunda belleği çok güçlüdür. Çevresiyle uyumlu yaşar ve ilişkilerinde sabırlı ve sebatlıdır. Anlamsız gördüğü şeyleri yapmaktan hoşlanmaz. Sakin ve arkadaş canlısı bir tabiatı vardır. İşinde titiz, özenli ve çok dikkatlidir. Sorumluluk üstlenir ve aldığı görevi, titiz bir şekilde yerine getirir. İnsanların kişisel gelişimine katkıda bulunmayı amaçlar.

Mistik: Sezgisel, Duygulu Ve Yaratıcı
İç dünyası çok zengindir. Sezgileri çok güçlüdür ve içinden gelen sesi dinlemeyi bilir. Kendisini, insan tabiatını ve dünyayı anlamaya önem verir. Olaylar ve ilişkilerin anlamını ararken, kendi değerler sistemine titizlikle bağlı kalır. Bu nitelikleri onu yaratıcı kılar ama bazen somut gerçeklikten kopmanın sorunlarını yaşar. Başkalarını dinlemeye ve kalıcı ilişkiler kurmayı amaçlar. İnsan psikolojisini bildiği için, başkaları üzerinde gösterişsiz bir nüfuzu vardır. Olayları bütünsel olarak kavramayı ve düşüncelerini gerçekleştirmeyi amaçlar.

Kaynak: Referans Gazetesi / Faruk Türkoğlu

Firmalar Twitter’ı Nasıl Daha Etkin Kullanabilir?

Eylül 7, 2011 Yorum bırakın

Twitter gelişen sosyal medya mecrası içinde kendine farklı bir yer yarattı. Fikirlerini dünya ile paylaşmak isteyenler için kullanıcılara farklı bir çerçeve sunarak kendini Facebook ve Stumbleupon gibi diğer sosyal medya araçlarından ayırdı.

Twitter kullanıcıları, kısa ve özlü mesajlar yazarak insanların kendilerini takip etmelerini sağladılar ve bu şekilde bir ağ oluşturdular. Yenilikçi şirketler de bu yeni ve farklı sosyal medya aracını müşterilerle iletişime geçmek için kullanmaya başladı. Peki şirketler bu mecrayı neden kullanmalı? Sosyal medyanın kurumlara faydası neler olabilir?

Reklam
Twitter oldukça etkili bir reklam aracı olarak kullanılabilir. Twitter’da reklam amaçlı mesaj göndermek ücretsiz. Ayrıca çok geniş kitlelere anlık olarak verilmek istenen mesajlar ulaştırılabiliyor. Bunun yanı sıra kurumun, şirketin ve hatta ürünlerin hayranları, takipçileri, Twitter hesaplarını takip ederek ilgili oldukları şeyler hakkında bütün gelişmeleri hızlı bir şekilde öğrenebiliyorlar. Bu takipçi modeli sayesinde, reklam mesajları zaten şirket ile ilgilenen insanlara ulaşmak için garantili bir yol olarak görülebilir. Tweet adı verilen Twitter mesajları, sosyal medyayı kullanan kullanıcılar arasında da hızlı bir şekilde yayılabilir, diğer sosyal mecralarda paylaşılabilir ve ağızdan ağıza pazarlama denen yöntemle kurum, marka veya ürün hakkında hızlı ve geniş bir kitleyi kapsayan tanıtım yapılabilir.

Ürün geliştirme
Sağduyulu şirketler, yeni ürün ve hizmetler geliştirirken ilk aşamada müşterilerine bu ürünü veya hizmeti danışırlar, müşterilerin fikirlerini alırlar. Sosyal mecralar da bunun çok güzel bir yoludur. Şirketler yeni ürün planladıklarında ya da yeni bir ürünü duyurmak istediklerinde müşterilerden alacakları geribildirimleri Twitter aracılığıyla çok hızlı bir şekilde yapabilirler. Bununla da kalmayıp yine Twitter üzerinden yeni çıkacak olan ürünleriyle ilgili kampanyalar, yarışmalar düzenleyebilir, takipçilerine ürün piyasaya çıkmadan kendilerine özel tasarımlarla hediyeler, paketler verilebilir.

İstihdam
Şirketler eleman almayı düşündükleri pozisyonları da Twitter’da duyurabilir. Sosyal mecraların popüler olmasıyla hem daha çok kişiye ulaşmış hem de kurumun adını bu tarz sitelerde duyurmuş olurlar. Ayrıca bu şekilde kaynak tasarrufu da yapılmış olur. Twitter üzerinden iş duyurusu, internet sektöründe yer alan şirketler için çok daha kullanışlı ve faydalı bir yol olarak görülebilir. Çünkü başvuracak kişiler de yine bu mecra içinden gelen kişilerdir.

Halkla ilişkiler
Geleneksel yöntemle yapılan halkla ilişkilerde iletişimi yaymak için basın bülteni yazılır, bunlar da ilgili basın kuruluşlarına ve muhabirlere, editörlere gönderilirdi. Tabii onlar da bu bültenlerle ilgilenirse… Twitter, şirketlere kontrol edebilecekleri bir forum sunuyor. Şirket hakkında bilgi paylaşımı yapılabiliyor, sosyal alandaki katılımlar, yönetim birimindeki değişiklikler, birleşmeler gibi önemli bilgileri paylaşmasını da sağlıyor.

Güven sağlama
Şeffaflık artık tüketiciler için her zamankinden daha önemli. Tüketiciler, şirketlerin finansını, yaşadıkları zorlukları, yasal konuları, çevresel etkileri, sosyal etkileşimleri bilmek istiyor. Twitter kullanmak ileride ortaya çıkabilecek sorunların önceden engellenmesini de sağlayabiliyor. Müşteriye tüketiciye yapılan bilgilendirmeyle karşılıklı güven inşa edilebiliyor.

Twitter’ı iş için nasıl kullanacaksınız?
Twitter, internet tabanlı şirketler için çok uygun bir pazarlama aracı. İhtiyacınız olan şeyler bilgisayar, internet, Twitter hesabı ve bir internet sitesi. İşte yapılacaklar:
– Marka, kurum adınızı Twitter kullanıcı adı olarak alın.
– Tanınırlık önemli. Bu nedenle internet sitenizde kurum için kullandığınız logoyu, sembolü veya görseli profil fotoğrafı olarak kullanın.
– Buluduğunuz sektörle ilgili olan kişileri bulun ve onları takip edin. Bunun için arama kutucuğunu kullanabilirsiniz. Twitter’da birini takip etmek aynı zamanda takip edilmek için bir davettir. Bu yüzden birini takip etmek takip edilmeyi getirebilir.
– Yeni insanları takibe almaya devam edin. Yeni arkadaşlar, takipçiler edinin ve yazdıkları, paylaştıkları şeyleri inceleyin. Hatta bu kişilerin takip ettikleri kişilere de dikkat edin.
– Twitter sayfanızın fonuna ilgi çekici bir görsel koyun. Kendi fon görselinizi yapabilir veya hazır olanları kullanabilirsiniz.
– İnternet sitenizin ve iletişim bilgilerinizin Twitter sayfanızda yer aldığından emin olun.
– Ürünleriniz ve hizmetlerinizle ilgili fotoğraf veya görsel paylaşın.
– Yazdığınız Tweet’leri çeşitlendirin. Fakat takipçilerinizi rahatsız edecek düzeyde yapmayın. Samimi, arkadaş canlısı olun. İlgi çekici bilgiler paylaşın.

Kaynak: Biymed.com

Twitter Sayfalarımız

http://twitter.com/1insaat

http://twitter.com/1insaathaber

http://twitter.com/ckafadar2

 

Kategoriler:Haber, Pratik Bilgi Etiketler:,

Tatil Dönüşü Sendromu Nasıl Aşılır?

Eylül 7, 2011 Yorum bırakın

Uzun tatil dönemlerinden sonra iş yaşamına adapte olmak kolay değil. Uzmanlara göre tatil sonrası sendromu yaşamamak için küçük planlamalar yapmak gerekiyor. Sendrom uzadıkça istifaya varan sorunlar yaşayabileceğine dikkat çeken uzmanlar bakın neler öneriyor…

TATİL SONRASI SENDROMU

Yıllık izinlere bir de bayram tatili eklenince uzun bir dinlenme dönemi geçiren çalışanların çoğu adaptasyon güçlüğü yaşıyor. Ancak küçük planlamalarla bu zorluk kolayca aşılabilir.

Aylarca yoğun iş stresi altında çalıştıktan sonra gelecek tatili hayal etmek her çalışanın iple çektiği bir dönemdir. Hatta bu süreç bu yılki gibi bayram tatiliyle birleşirse tadından yenmez bir hal alır. Ancak tatil bittiğinde uzun bir süre rutinin dışına çıkan çalışanlar için artık ’gerçek hayata’ dönme vakti geldi çattı. İş stresinden uzak geçirilen tatil dönüşünde ’iş maskesini’ yeniden takıp işe adapte olmak da başlangıçta zor gelir. Uzmanlar bu duruma yeniden alışmanın zaman aldığı kanaatinde. Üstelik adaptasyon süreci ne kadar uzarsa kişinin motivasyonunun o kadar azaldığını söylüyorlar. ’Tatil dönüşü adaptasyon depresyonu’ ya da ’yaz depresyonu’ denilen bu durum tatilde biriktirilen tüm enerjinin bir anda yok olup gitmesine neden olabiliyor. Yapılan araştırmalara göre tatilden dönen kişilerin yaklaşık yüzde 50’si de kendisini iyi hissetmediğini ifade ediyor.

Sağlık sorunları baş gösteriyor
İş hayatına yeniden adapte olmak çoğu kişide sıkıntı yaratırken, uykusuzluk, baş ağrısı, sindirim sistemi bozuklukları gibi birtakım sağlık sorunlarının da ortaya çıkmasına neden oluyor. Özellikle kaygı ve depresyona eğilimi olan kişiler adapte olmakta daha fazla zorluk çekiyor. Bu durumun tek istisnası ise ’işkolik’ olarak nitelendirilen çalışanlar. Zira uzmanlara göre bu kişiler hayatlarında fazla yer tutan başarı hırsları sayesinde çalışmaya hiç sorunsuz başlayabiliyor. Üstelik kendilerini iyi hissettikleri ortama döndükleri için sanki hiç ara vermemiş gibi işlerine ilk günden devam edebiliyorlar.

İstifalarda artış var
Tatilden döndükten sonra istifa eden çalışanların sayısında bir artış olduğunu söyleyen Medical Park Hastanesi Klinik Psikologlarından Zeren Okçuoğlu Kadıoğlu, “Çalışanlar için iş stresinden ve sorumluluğundan uzak geçen tatil sonrasında eski rutine dönüş, çoğu zaman yer çekimi kuvveti gibi hissediliyor ve bununla baş etmek zor geliyor” diyor. Ancak bunun tersini düşünen psikologlar da yok değil. Örneğin Avcılar Medicana Hastanesi’nden Psikolog Betül Bilgen’e göre tatilde ruhlarını dinlendiren kişilerin tatil dönüşünde verimlilikleri ve iş bitirme hızları artıyor.

“Düzenli spor yapmak işinizi kolaylaştırır”
Tatil bittiğinde işe adaptasyon zaman alsa da bu zamanı kısaltmanın yolları var. Hem çalışanların hem de işverenlerin uygulayacakları küçük planlarla bu süreç daha kolay atlatılabiliyor. İşe gitmeden önce hazırlık yapmak, ilk haftanın zorlu geçeceğini baştan kabullenmek işinizi kolaylaştırabilir. ” İlk hafta rolantide çalışmanız hem size hem de iş performansınıza olumlu katkı sağlayacaktır” diyen Acıbadem Fulya Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Aylin Aksoy Çoban’a göre tatilde başlanılan enerji ve keyif depolamaya sonrasında da devam edilmeli. Bunun en iyi yolu da düzenli spor yapmak. Mevsimsel depresyon aslında sadece insanlara değil doğadaki tüm canlılara özgü bir durum. Bu dönemin tüm canlıların kendilerini yeni mevsime hazırlarken geçirdikleri bir durgunluk dönemi olduğuna dikkat çeken Amerikan Hastanesi Psikiyatri Bölümü’nden Dr. İsmet Bora da tatil döneminde insanların yeni kararlar aldığını, bunları uygulamak için kendilerine zaman tanımaları gerektiğini söylüyor.

Kaynak: Biymed.com

Kategoriler:Pratik Bilgi Etiketler:,

İş kazalarında yapılacak hukuki işlemler nelerdir?

Eylül 3, 2011 Yorum bırakın

Ülkemizde iş kazaları maalesef kader olarak görülmekte ve insanlar tarafından önemsenmemektedir. İnsanlarımız “kaza işte olacağı varmış” deyip sorumluluk sahibi kişilerin hukuki süreçten geçmesini engellemektedirler. Tuzla tersanelerinde yaşanan kazalar artık cinayet boyutlarına kadar ulaşmıştır. Başka iş kazalarının yaşanmaması için iş kazası geçirmiş her işçi, tüm haklarını yasal zemin üzerinden sonuna kadar aramalıdır. Hakkını yasal olarak aramayan işçinin, hiçbir şekilde yakınmaya hakkı yoktur. Ayrıca iş kazasına şahit olmuş insanların, aynı olayın kendisinin de başına geleceğini düşünerek tüm resmi aşamalarda tanıklık yapmalarını kendilerine vazife olarak görmelidirler. İş kazası geçirmiş işçinin veya vefat etmiş işçinin yakının mutlaka yapması gereken hukuki işlemler aşağıda belirtmiştir.

1-) Ceza aşaması: İş kazası geçiren işçi, kazazedenin yakınları, kazazedenin iş arkadaşları, olaya şahit olan 3. şahıslar tarafından kazayı derhal yetkili kolluk kuvvetlerine (polis,jandarma vs) ihbar etmelidirler. Kazaya uğrayan işçi, hastane polisine derhal şikayette bulunabilir. İş kazasında ihmal ve kusur söz konusu olduğundan delillerin yok edilmemesi ve delillerin değiştirilmemesi için bu aşama çok önemlidir. İşverenin veya sorumlu kişilerin “aman şikayetçi olma ben masraflarını karşılayacağım” şeklindeki vaatlerine işçinin kanmaması ve ceza soruşturmasını mutlaka başlatması gereklidir. Kazaya uğrayan işçi, masraflarını ve hak ettiği tazminatı aldığı takdirde her zaman ceza davasından vazgeçebileceği unutulmamalıdır. Uygulamada ise işçi, işverenin vaatlerine kanıp sorumlulardan şikayetçi olmayarak ceza soruşturmasını engellemektedir. Bu durumda ise kazadaki kusurun belirlenmesi için gerekli delillerin toplanmaması sonucu işçi, mağdur olmaktadır.

2-) İdari aşama : İş kazası geçiren işçi veya iş kazası sonucu ölen kişinin yakınları tarafından kazanın bulunduğu yere bağlı Bölge Çalışma Müdürlüğü’ne iş kazasını bildirerek gerekli idari incelemeyi başlatması gereklidir. Bu durum ceza aşamasında olduğu gibi kusurun belirlenmesi ve delillerin toplanması için önemli bir aşamadır. Ayrıca sosyal haklar bakımından işçinin, SGK tarafından geçici veya sürekli iş göremezlik ödeneğinin bağlanması için işçinin veya yakınlarının mutlaka yapması gereken idari başvurudur. Bu aşamada Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Müfettişlerince işyerinin İş Sağlığı ve Güvenliği mevzuatına uygun hareket edip etmediğini idari açıdan da incelemektedir. Ceza soruşturmasını kaçıran veya şikayetçi olmayan kazazede işçi, delillerini toplanması için bu aşamaya başvurarak işverenin kusur derecesini bu aşamada ispatlayabilme olanağı bulabilmektedir.

3-)Hukuki aşama : Yukarıda belirtilen ceza ve idari aşamasını , kazazede işçinin veya yakınlarının mutlaka gerçekleştirmesi gereklidir. 3. Aşama olan hukuki aşamada ise kazazede işçinin veya yakınlarının isteğine bağlı olup zorunlu bir durum değildir. İş kazası sonucu sakat kalan işçi, işveren veya sorumlu kişilerden kusur ve malüliyet oranına göre maddi ve manevi tazminat isteme hakkına sahiptir. Kazazede işçi veya ölen işçinin yakınları kazanın olduğu yer İş Mahkemelerinde veya İş Sıfatıyla Asliye Hukuk Mahkemelerinde maddi ve manevi tazminat davası açabilir. Kazazede işçi, işverenin vermiş olduğu tazminatı yetersiz gördüğü takdirde veya ”kendi kusurumla iş kazası yaptım” yazısı işverene verse bile bu davaları açabilir. İşveren tarafından işçiye yapılan ödemeler, makbuz hükmünde sayılır ve işverence alınan ibranameler Mahkeme tarafından ayrıntılı şekilde değerlendirilir. İş kazası nedeniyle alacak davalarında zamanaşımı 10 yıl olup bu süre kaza tarihinden itibaren başlamaktadır. Eğer kazazede uzun süre tedavi görmüş ise bu süre tedavinin bittiği tarih olarak da belirlenmektedir. İş kazası geçirip hiçbir sakatlığı olmayan işçilerin, işverenden makul bir manevi tazminat isteme hakları da vardır. Sgk’sı olmadan çalışıp aynı zamanda iş kazası geçiren işçilerin de aynı işlemleri yapması gerekmektedir.

İşten çıkarılırım korkusu ile gerekli hukuki işlemleri yapmayan işçilerin, çok ciddi anlamda maddi ve manevi haklardan mahrum kaldığını hatırlatmak isterim. Bu nedenledir ki iş kazası geçiren işçilerin mutlaka haklarını öğrenmesi ve haklarını yasal zeminde sonuna kadar araması gerekmektedir.

Kaynak: Av.Suat Yurdseven www.ismagdurlari.org

FIDIC Nedir ve FIDIC Sözleşmeleri Neleri İçerir?

Eylül 3, 2011 Yorum bırakın

FIDIC Nedir?

Uluslar arası münasebetlerde, iki bazen daha fazla ulus mensubu olan tarafların, hukuk, örf, adet yönünden görüş ve anlayış birliğini temin etmelerinin zorluğu karşısında, bir Uluslararası Tip Sözleşme’nin gereği doğmuştur. FIDIC olarak adlandırılan böyle bir tip sözleşme “Müşavir Mühendisler Uluslararası Federasyonu” ( Federation Iternationale des Ingenieurs Conseils ) ile “Bina ve Bayındırlık İşleri Uluslararası Federasyonu” tarafından müştereken hazırlanmış ve 1957 yılında yayınlanmıştır.

Uluslar arası inşaat uygulamalarında FIDIC esaslı İnşaat Sözleşmeleri uygulanmaktadır. Uluslar arası kabul edilmiş ana kurallarla teçhiz edilmiş olan I. Kısım ile, işin yapılacağı yerdeki jeolojik şartlar yanı sıra, o memleketteki sosyo-ekonomik şartlar, işverenin işe müdahale arzusunun sınırları, işin tamamının veya kısım kısım teslimi gibi değişken şartları içeren II. Kısım, birlikte tek bir FIDIC Sözleşmesi’ni oluşturmak zorundadır.
FIDIC Tip Sözleşmesi’nin uygulandığı projelerin geçirdiği aşamalar sırası ile şöyledir;

*Yatırım kararından önceki safha
* Proje denen eserin tarifi
* İhaleye davet, tekliflerin tetkiki ve sözleşmenin seçimi
* Projenin uygulanması
* Projenin kabulü ve garanti süresi
* Anlaşmazlıkların çözülmesi.

FIDIC, milletlerarası fakat özel bir kuruluştur. Bu kuruluşun inşaat sözleşmelerinde taraf olacaklara tavsiye ettiği genel ve özel şartların bağlayıcı hukuki bir değeri yoktur. Taraflar, bu hükümleri sözleşmelerine aynen koyabilecekleri gibi diledikleri değişiklikleri de bu sözleşme içeriğinde yapabilirler. Tarafların özgür iradeleri ile aynen yada değiştirerek benimsedikleri FIDIC genel ve özel şartlarının yorumlanması ve bu konularda bağlayıcı kararların verilmesi sırası ile uyuşmazlık halinde sözleşmeyi yorumlayacak ve uyuşmazlık hakkında karar verecek hakem mahkemesine, tarafların uyuşmazlıklar hakkında uygulanmasını kabul ettiği ülke hukukuna ve hakem mahkemesi kararını nihai olarak denetlemek yetkisini haiz bulunan ilgili yüksek mahkemenin yorumuna bağlıdır.

Kaynak: Avinal.com

Kategoriler:Pratik Bilgi Etiketler:,

Mimar Olabilmenin Püf Noktaları

Ağustos 24, 2011 Yorum bırakın

Kendi isteklerimize uygun bir iş bulmak oldukça zor. Bu sadece mimarlık alanında doğrulanmış bir şey değil, herhangi bir meslek için de geçerli. İşler genellikle bizim istediklerimiz ya da aradıklarımız gibi olmaz.

Çoğu zaman işi keyifsizleştiren maaş ve çalışma saatleri konusu da var tabii. Bir mimar olarak iş dünyasına atılmanın en iyi yolu, kendi çevrenizdeki mimarlık ofisleriyle görüşmek. Bunlardan birinin mutlaka taze bir mimara ihtiyacı olacaktır. Kendinizi her zaman taze fikirlerle ve yetenekli olduğunuz konularla sunmanız gerekir. Çizim örneklerinizin olduğundan ve tasarımınızın sizin fikirlerinizi ve kişiliğinizi yansıttığından emin olun. Yanınızda özgeçmişinizin bir miktar kopyasını taşıyın. Şu an mimarlara gerek duymayan firmaların daha sonra onlara ihtiyaç duyabileceğini unutmayın. Bu, piyasada isminizi az da olsa meşhur edebilecek bir yol.

Sıfatınızla ön plana çıkmak için dereceniz olmalı. Hiçbir şirket sokaktaki herhangi bir kişiye sırf birkaç güzel çizim yapabiliyor diye ilgi göstermez. Çoğu ciddi şirket, sizi test etmek ve kendi ihtiyaçlarına uygun biri olup olmadığınızdan emin olmak isteyecektir. Yeni başlayan bir kişi olarak, büyük bir firmaya girebilmek oldukça zor. Bu da iyi bir fırsat yakalamanın neden önemli olduğunu gösterir. Fakat tabii ki küçük firmalar size kapılarını açtığında onları asla geri çevirmemek gerekir. Bir işe başlamanın en iyi yolu, temelini oturtmaktan geçer. Daha sonra büyük mimarları tanıma fırsatınız olacak, onlar da sizi tanıyacak ve kendi projelerinde çalışmanızı isteyecekler.

Küçük firmalarda çalışmanın genellikle büyük şirketlerde çalışmaktan daha güzel olduğunu unutmayın. Bu tüm meslekler için bir gerçektir. Büyük şirketlerde patronunla konuşmak ve onun yardımını almak her zaman zordur. Küçük şirketlerde ise, çalışan 5 ya da 10 mimardan birisiniz ve üstlerinizle iyi ilişkiler kurabilmeniz için size büyük bir şans verilir. Bu da küçük firmaların neden yeni adaylara kapılarını açtığının göstergesidir. Çünkü onlar yeni mezun olan mimarların en iyiyi yapma gayretinde olduklarını ve bunu başarmak için de büyük eforlar harcayabileceklerini bilirler. O nedenle o tip insanlar küçük şirketlerde çalışabilirler. Daha yaşlı mimarların ise daha sakin ve daha az enerji harcayarak çalıştıkları görülür.

 

Elemana ihtiyaç duyan mimarlık firmaların hepsi, mimarını dışarıdan bulmaz ya da dışarıya “Mimara İhtiyaç Var” şeklinde bir duyuru yapmaz. Bu biraz sizin o iş için peşinden koşuşturmanıza bağlı. Fakat bunu yaparken de asla bilgilerinizi ve taleplerinizi sekreterin masasına bırakmayın. Onları verebileceğiniz en yüksek seviyedeki kişiye iletin. Bu yolla sizin önerileriniz okunabilir ve onların üzerinde düşünülebilir. Yaşananların asla sizi hayal kırıklığına uğratmasına da izin vermeyin. Her 10 firmadan 1’nin iş tekliflerini değerlendirdikleri ispatlanmış bir şeydir. Ayrıca onlar gelecekteki projeleri için alacakları insanların ilginç özgeçmişlere sahip olmalarına dikkat ederler. Bu nedenle özgeçmişinizi ve birkaç çalışmanızı onlara bırakmanız önemli. Eğer siz başarılıysanız ve okulunuz biliniyorsa, tahmin ettiğinizden daha kolay işe alınabilirsiniz. Yapılması gerekli en önemli şeyin, mümkün olduğunca çok firmayı ziyaret etmek olduğunu unutmayın!

Kaynak: Arkitera

Kategoriler:Pratik Bilgi Etiketler:,

2011 Yılı Yapı Yaklaşık Birim Maliyetleri

Temmuz 11, 2011 Yorum bırakın

MİMARLIK VE MÜHENDİSLİK HİZMET BEDELLERİNİN HESABINDA

KULLANILACAK 2011 YILI YAPI YAKLAŞIK BİRİM MALİYETLERİ

HAKKINDA TEBLİĞ

16/7/1985 tarihli ve 85/9707 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe giren “Mimarlık ve Mühendislik Hizmetleri Şartnamesi”nin 3.2 maddesi gereğince mimarlık ve mühendislik hizmet bedellerinin hesabında kullanılacak 2011 yılı Yapı Yaklaşık Birim Maliyetleri, yapının mimarlık hizmetlerine esas olan sınıfı dikkate alınarak inşaat genel giderleri ile yüklenici kârı dahil belirlenerek aşağıda gösterilmiştir.

 

28 Nisan 2011 PERŞEMBE
Resmî Gazete
Sayı : 27918

TEBLİĞ

Bayındırlık ve İskân Bakanlığından:

Yapının Birim

Maliyeti

YAPININ MİMARLIK HİZMETLERİNE ESAS OLAN SINIFI                (BM) TL/M2

I. SINIF YAPILAR

A GRUBU YAPILAR                                                                                                80,00

. 3 m yüksekliğe kadar kagir ve betonarme istinat ve bahçe duvarları

. Basit kümes ve basit tarım yapıları

. Plastik örtülü seralar

. Mevcut yapılar arası bağlantı- geçiş yolları

. Baraka veya geçici kullanımı olan küçük yapılar

. Yardımcı yapılar (Müştemilat)

. Gölgelikler-çardaklar

. Üstü kapalı yanları açık teneffüs, oyun gösteri alanları

. ve bu gruptakilere benzer yapılar.

B GRUBU YAPILAR                                                                                               137,00

. Cam örtülü seralar

. Basit padok, büyük ve küçük baş hayvan ağılları

. Su depoları

. İş yeri depoları

. ve bu gruptakilere benzer yapılar.

II. SINIF YAPILAR

A GRUBU YAPILAR                                                                                               216,00

. Kuleler, ayaklı su depoları

. Palplanj ve ankrajlı perde ve istinat duvarları

. Kayıkhane

. ve bu gruptakilere benzer yapılar.

B GRUBU YAPILAR                                                                                               297,00

. Pnömatik ve şişirme yapılar

. Tek katlı ofisler, dükkan ve basit atölyeler

. Semt sahaları, küçük semt parkları, çocuk oyun alanları ve müştemilatları

. Tarımsal endüstri yapıları (Tek katlı, prefabrik beton ve çelik depo

ve atölyeler, tesisat ağırlıklı ağıllar, fidan yetiştirme ve bekletme tesisleri)

. Yat bakım ve onarım atölyeleri, çekek yerleri

. Jeoloji, botanik ve tema parkları

. Mezbahalar

. ve bu gruptakilere benzer yapılar.

C GRUBU YAPILAR                                                                                               343,00

. Hangar yapıları (Uçak bakım ve onarım amaçlı)

. Sanayi yapıları (Tek katlı, bodrum ve asma katı da olabilen prefabrik

beton ve çelik yapılar)

. ve bu gruptakilere benzer yapılar.

III. SINIF YAPILAR

A GRUBU YAPILAR                                                                                               482,00

. Okul ve mahalle spor tesisleri (Temel eğitim okullarının veya işletme

ve tesislerin spor salonları, jimnastik salonları, semt salonları)

. Katlı garajlar

. Hobi ve oyun salonları

. Ticari bürolar (üç kata kadar -üç kat dahil- asansörsüz ve kalorifersiz)

. Alışveriş merkezleri (semt pazarları, küçük ve büyük hal binaları, marketler. v.b)

. Basımevleri, matbaalar

. Soğuk hava depoları

. Konutlar (dört kata kadar- dört kat dahil – asansörsüz ve kalorifersiz)

. Akaryakıt ve gaz istasyonları

. Kampingler

. Küçük sanayi tesisleri (Donanımlı atölyeler, imalathane, dökümhane)

. Semt postaneleri

. Kreş-Gündüz bakımevleri

. ve bu gruptakilere benzer yapılar.

B GRUBU YAPILAR                                                                                               565,00

. Entegre tarımsal endüstri yapıları

. İdari binalar (ilçe tipi hükümet konakları, vergi daireleri)

. Gençlik Merkezleri

. Belediyeler ve çeşitli amaçlı kamu binaları

. Lokanta, kafeterya ve yemekhaneler

. Temel eğitim okulları

. Küçük kitaplık ve benzeri kültür tesisleri

. Jandarma ve emniyet karakol binaları

. Sağlık ocakları, kamu sağlık dispanserleri, sağlık evleri

. Ticari bürolar (Kaloriferli veya asansörlü)

. Halk evleri

. Pansiyonlar

. 150 kişiye kadar cezaevleri

. Fuarlar

. Sergi salonları

. Konutlar (asansörlü ve/veya kaloriferli)

. Marinalar

. Gece kulübü, diskotekler

. İtfaiye kurtarma istasyonları

. Misafirhaneler

. Büyük çiftlik yapıları

. ve bu gruptakilere benzer yapılar.

IV. SINIF YAPILAR

A GRUBU YAPILAR                                                                                               625,00

. Özelliği olan büyük okul yapıları (Spor salonu, konferans salonu ve

ek tesisleri olan eğitim yapıları)

. Poliklinikler

. Liman binaları

. Ticari Bürolar (Asansörlü ve kaloriferli)

. 150 kişiyi geçen cezaevleri

. Kaplıcalar, şifa evleri vb. termal tesisleri

. İbadethaneler (Dini yapılar, 1000 kişiye kadar)

. Entegre sanayi tesisleri

. Aqua parklar

. Müstakil spor köyleri (Yüzme havuzları, spor salonları ve stadları bulunan)

. Yaşlılar Huzurevi, kimsesiz çocuk yuvaları, yetiştirme yurtları

. Büyük alışveriş merkezleri

. Yüksek okullar ve eğitim enstitüleri

. Apartman tipi konutlar (Bina yüksekliği 21.50 m.’yi aşan, asansörlü

ve/veya kaloriferli)

. Oteller (1 ve 2 yıldızlı)

. ve bu gruptakilere benzer yapılar.

B GRUBU YAPILAR                                                                                               701,00

. İş Merkezleri

. Araştırma binaları, laboratuarlar ve sağlık merkezleri

. Metro istasyonları

. Stadyum, spor salonları ve yüzme havuzları

. Büyük postaneler (merkez postaneleri)

. Otobüs terminalleri

. Satış ve sergi binaları (showroomlar)

. Eğlence amaçlı yapılar (çok amaçlı toplantı, eğlence ve düğün salonları)

. Banka binaları

. Normal radyo ve televizyon binaları

. Özelliği olan genel sığınaklar

. Özellikli müstakil konutlar (villalar, teras evleri, dağ evleri, kaymakam evi)

. ve bu gruptakilere benzer yapılar.

C GRUBU YAPILAR                                                                                               819,00

. Büyük kütüphaneler ve kültür yapıları

. Bakanlık binaları

. Yüksek öğrenim yurtları

. Arşiv binaları

. Radyoaktif korumalı depolar

. Büyük Adliye Sarayları

. Otel (3 yıldızlı) ve moteller

. Rehabilitasyon ve tedavi merkezleri

. İl tipi hükümet konakları ve büyükşehir belediye binaları

. ve bu gruptakilere benzer yapılar.

V. SINIF YAPILAR

A GRUBU YAPILAR                                                                                             1.035,00

. Radyo-Tv İstasyonları

. Özelliği olan askeri yapılar ve orduevi

. Büyükelçilik yapıları, vali konakları ve 600 m2 üzerindeki özel konutlar

. Borsa binaları

. Üniversite kampüsleri

. Yüksekliği 50,50m’yi aşan yapılar

. Alışveriş kompleksleri (İçerisinde sinema, tiyatro, sergi salonu, kafe,

restoran, market, v.b. bulunan)

. ve bu gruptakilere benzer yapılar.

B GRUBU YAPILAR                                                                                              1.235,00

. Kongre merkezleri

. Müze, sergi kütüphane kompleksleri

. Olimpik spor tesisleri – hipodromlar

. Bilimsel araştırma merkezleri, AR-GE binaları

. Hastaneler

. Havaalanları

. İbadethaneler (Dini yapılar, 1000 kişinin üzerinde)

. Oteller (4 yıldızlı)

. ve bu gruptakilere benzer yapılar.

C GRUBU YAPILAR                                                                                             1.415,00

. Üst donanımlı kompleks oteller ve tatil köyleri (5 yıldızlı)

. Büyük radyo ve televizyon binaları

. ve bu gruptakilere benzer yapılar.

D GRUBU YAPILAR                                                                                             1.710,00

. Opera, tiyatro bale yapıları, konser salonları ve kompleksleri

. Restore edilecek yapılar ve tarihi ve eski eser niteliğinde olup, yıkılarak orijinaline uygun olarak yapılan yapılar

. ve bu gruptakilere benzer yapılar.

 

Açıklamalar:

1-) Benzer yapılar, ilgili gruptaki yapılara kıyasen uygulayıcı kurum ve kuruluşlarca Mimarlık ve Mühendislik Hizmetleri Şartnamesinin ilgili hükümlerinden yararlanılarak belirlenecektir.

2-) Tebliğin revizyonu çalışmalarında sınıfı veya grubu değiştirilen veya tebliğden çıkarılan yapılar için, 2011 yılından önceki tebliğlere göre yapı sınıfı ve grubu belirlenmiş mimarlık ve mühendislik hizmetlerinde; belirlendiği yılın tebliğindeki yapı sınıfı ve grubu değiştirilmeksizin 2011 yılı tebliğinde karşılığı olan tutar esas alınmak suretiyle hesap yapılacaktır.

Tebliğ olunur.