Başlangıç > İnsan Kaynakları > Yöneticiler İşe Duygularını Karıştırmalı Mı?

Yöneticiler İşe Duygularını Karıştırmalı Mı?

“İş hayatında duygulara yer yok. Her şeyi profesyonel yapmak lazım. İşine duygularını karıştırmayacaksın.” Sıkça duyduğumuz cümleler. Ama gerçekten böyle mi?  Yani bir yönetici duygularından arınabilir mi? Ya da arınmalı mıdır?

Yöneticiler, yönettikleri ekip gereği sorumlulukları olan insanlar. Beraber çalıştıkları birçok insan var. Her insan kendi içinde başka bir dünya. Yönetici bu insanları yönetirken duygularıyla mı hareket etmeli, profesyonel mi davranmalı? Hep sorulagelen sorulardandır; iş hayatı ve duygusallık.

Çalıştığınız kişilerin öncelikle  insan oldukları gerçeğinden hareket edersek, yöneticinin duygularından arınması mümkün değil. Çünkü sizin onları anlayabilmeniz,  onların duygularını anlayabilmenize bağlı. Onlara robot muamelesi yapar,  her şeyi belirli bir standarda göre yaparsanız;  başarısız olma ihtimaliniz muhtemel. Özellikle bizim gibi ülkelerde,  insanların duyguları daha öndeyken,  profesyonellik adına duygusuz davranmayı doğru bulmuyorum.

Yönetici duygularıyla hareket etmeli, insanları anlamak için empati göstermelidir. Onlara göstereceği bir  güleryüz,  çalışanları daha fazla motive edecektir. Bu yüzden yöneticilik aslında verilen değil, alınan bir rütbedir. Birçok insanı belirli bir amaç için çalıştırabilmektir amaçlanan. Bunu yaparken kimi zaman güler, kimi zaman ağlarsınız. Bu şekilde çalışanlarınız size daha bağlı olurlar. Çünkü en güçlü iletişim dili,  duyguların iletişimidir.

İş hayatında profesyonellikten dem vuranlar,  standart bir bakış açısıyla olaya yaklaşıyorlar. Her şey standart olmalı. Aynı şartlar altında aynı sonuç alınır,  diye düşünüyorlar. Ama gün geçtikçe bunun böyle olmadığı daha net anlaşılıyor. Mesela bu profesyonel düşünce sahipleri havuç- sopa sistemini savunuyorlar. Çalışanlara ufak ödül ve cezalarla yönlendirilmesi gerektiğinden yanalar. Bu şekilde bilimsel bir yönetim anlayışına ulaşılacağını  söylüyorlar. Ama gerçek farklı.  ”Drive” adlı kitapta Daniel Pink,   insanlara verilen para ödüllerinin ilk başta geçici olsa da fayda sağladığını, daha sonra ise faydadan çok zarar verdiğini söylüyor. Çünkü paraya alışan insanlar,  para verilmeyince eski performanslarını da göstermemeye başlıyor.

Sonuç olarak; Yönetici duygularından arındırılamaz. Arındırılması da doğru değildir. İnsanlar mantıklarından çok,  duygularıyla hareket ederler. Bu yüzden beraber çalıştığınız insanları robot gibi,  verilen her komutu yerine getirecek insanlar olarak görmemeli, onlarla iletişiminizi güçlü tutmalısınız. Tabi buradaki kritik nokta duyguların istismar edilebilir  olduğu gerçeğidir.

Duygular istismar edilmeye kalkılırsa o insanlara karşı tutumunuzu değiştirir, iletişim dilinizi değiştirirsiniz. Bu da duygusuz olmanızı gerektirmez.

Kaynak: Markafikirleri.com

Reklamlar
Kategoriler:İnsan Kaynakları Etiketler:
  1. Henüz yorum yapılmamış.
  1. No trackbacks yet.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: