Başlangıç > Haber > Marmaray ile ilgili Korkutan İddia!

Marmaray ile ilgili Korkutan İddia!

29 Ekim’de açılması planlanan Marmaray projesiyle ilgili ortaya atılan bir iddia kafaları karıştırdı. Sözcü yazarı Necati Doğru, Marmaray’ın Sirkeci yönünde 15 santimetrelik sapma tespit edilmesine rağmen, maliyet nedeniyle hatanın düzeltilmediğini, sapmanın altının doldurulduğunu iddia etti.

Projeyle ilgili belirsizlikler ve uzmanların itirazları nedeniyle tartışmalara konu olan Marmaray projesiyle ilgili, Sözcü yazarı Necati Doğru’nun ortaya attığı bir iddia kafalarda soru işaretleri yarattı. Doğru’ya göre, tüp geçit için kritik önem taşıyacak 15 santimetrelik bir sapma, hatayı düzeltmek maliyetli olacağı için “altı doldurularak” ortadan kaldırıldı.

“Bu bir ‘muhalefet etme ve iktidarın her yaptığı kötüdür deme’ yazısı değildir. Bu ‘aydınlanma isteyen’ bir yazıdır” diyerek yazısına başlayan Doğru, projenin sürekli ertelendiğini ve Türkiye’nin zarara sokulduğunu söylediği yazısına şöyle devam etti:

Hayati bir hata yapıldı

“Asıl sorun gecikme değil. Bugün size yazacağım asıl sorun; ‘projenin 4 yıl gecikerek 2014 yılına sarkması, Türkiye’nin para ve zaman kaybetmesi’ değil. Asıl sorun; Marmara Denizi’ni alttan geçerek iki yakayı (Üsküdar-Sirkeci arasını) bağlayacak ‘Tüp Tünel’in inşaatı sırasında yapılan hayati hatanın’ örtülüp, gizlenmesi.

Hata bildirildi ama…

Bu dünyanın en derin deniz batırma tüp geçidi projesiydi. Tünel’in tamamı 11 üniteydi. Deniz tabanında (sıfıra inildikten sonra) 8 metre 75 santim derinliğinde 12 metre genişliğinde bir trapez kanal açılıyor. Bu kanalın içine her bir ünite, batırma tüp geçit teknolojisi ile, birbirine eklenerek yerleştiriliyor; Asya yakasından Avrupa yakasına eklenerek geliniyordu. Ekleme ve yerleştirmelerin kusursuz olması ve milim sapmaması gerekiyordu. Çünkü bu tünelin içine döşeli raylar üzerinden her 2 dakikada bir yaklaşık 12 tren (750 ton ağırlığında yük trenleri ve 190 ton ağırlığında 10 katarlı yolcu trenleri) geçecekti. İlk 11’inci ünite kondu. Sonra 10’uncu ünite. Sonra 9 ve 8’inci üniteler. 7’ci üniteye gelindiğinde yapıcı şirketin mühendisleri, Sirkeci yönünde ’15 santimlik bir düşey sapma’ tespit ettiler. Anlaşılsın diye abartarak yazarsam; bu 15 santimlik düşey sapma farkedilmesiydi raylar Topkapı Sarayı’nın harem dairesine ulaşacaktı(!) Bu kadar hassas bir projede bu kadar kaba hata kabul edilemezdi. Sözleşmeye göre yapımcı şirket ‘hatayı’ işin sahibi devlet şirketi DLH İstanbul Bölge Müdürü’ne bildirmek zorundaydı. Bildirildi.

Maliyet artırdığı için doldurdular

DLH İstanbul Bölge Müdürü Haluk İbrahim Özmen, hatalı yerleştirilen ünitenin (7’nci ünite) sökülüp yenisinin konmasını istedi. Yapımcı şirketlerin baş proje müdürü Hidemi OHMİ (Japon), ‘biz 6’ncı üniteyi de ekledik, o 15 santimlik düşey sapmayı da altını doldurarak düzelttik’ diye cevap yazdılar. Hatayı düzeltmek maliyeti arttırdığı için yapımcı şirket doldurma yolunu seçmişti. Araya müşavirlik şirketi Avrasya da girdi. Üç şirket arasındaki yazışmalar (belgeleri bende var isteyene gönderirim) sürdü. Avrasya’nın baş proje müdürü Steen Lykke (Danimarkalı) hatadan ötürü olacak istifa edip ülkesine gitti. Ve Avrasya Tüp Geçişi’ndeki “15 santimlik düşey sapma” altı doldurularak bitirildi, arife günü Başbakan’ın sürücü koltuğuna oturduğu trenle test sürüşleri başladı.

Ne zaman nasıl doldurulduğu bilinmiyor

Hata neyle dolduruldu. Nasıl dolduruldu. Ne zaman dolduruldu. Bu konuda açık, net, güvenilir bilgi yok. Bu hatanın ilerde yüzlerce kişinin ölümüne yol açacak bir tren kazasıyla sonuçlanmayacağı konusunda üniversitelerin ulaşım, tünel, deprem kürsülerinden uzman profesörlerden ve TMMOB’den alınmış bir ‘bu tünel güvenli yapılmıştır’ onayı da yok. Maliyeti 5 milyar dolara ulaşacak olan Marmaray projesinin içine önce ‘çanak çömlek yalanı’ ve tüpünün içine de ’15 santimlik düşey sapma’ girdi. Bu ilerde cinayeti andıran bir kaza olmasın diye ‘aydınlanma isteyen’ yazıdır.”

Kaynak: yapi.com.tr

Reklamlar
Kategoriler:Haber Etiketler:,
  1. Ağustos 27, 2013, 17:04

    anlayamadigim nokta ise boyle bir hata varsa varsa ve iddia uzere hata ‘yama’ yapilarak ortulduyse ve hata vahim olabilecek ise neden birisi cikip mahkemeye bas vurmuyor ve bilirkisi raporu ile konu kapanmiyor? nasil oluyorda bircok insan tehlike ile karsi karsiya birakiliyor veya nasil oluyorda teknik bilgisi yeterli veya yetersiz birileri cikip bircok muhendisi tohmet altinda birakabiliyor.. Soru sudur .. bu hata hayati tehlike tasiyormu, tasimiyormu? Tasiyorsa teknik cozum nedir, telafi edilebilirmi, edilemezse mesul kisiler kimlerdir cevaplari nedir??? BU KADAR BASIT

  2. serdar gamsız
    Ağustos 28, 2013, 07:57

    Su altı yapılarının inşaatında tecrübesi olan bir harita mühendisi olarak şunu paylaşmak isterim. Teknik olarak su altı yapılarının inşaatında yatay ve düşey pozisyonda 15 cm den daha hassas çalışma yapılması günümüz teknolojisi ile imkansıza yakındır. özellikle düşey pozisyonda bu hassasiyeti yakalamak 30 metreden daha derin sularda imkansız diyebilirim.
    Bu haber tamamen uydurmadır.

    Ancak marmarayda kullanılan beton tüplerin Tuzlada karadaki havuzlarda imal edilip boğaza kadar römorkörlerle çekildiğini ve bu nakliye sırasında betonda çatlaklar oluştuğunu projede çalışan arkadaşlarımdan duymuştum. Bu çatlakları kimyasal malzemeler ile dodurup tamir edip boğaza batırılıp montajlarının yapıldığını biliyorum.

    • Ağustos 28, 2013, 15:21

      ne yazikki gazeteciligi yanlis anlayanlara gore gazetecinin hem muhendislik, hem hukuk, hem gida sanayi, hem bisiklet fuari uzmanligi gibi bircok uzmanliklari bir arada goturdugunu sananlar arastirmayi derinden yapmadan baskiya haber yetistirmek icin haber yapmasi toplumu galeyana getirebiliyor. Buyuk bir ihtimal ile yapilan haber teknik destekden mahrum gibi geldi banada ama genede birilerinin ortaya cikip bu haber dogrudur veya bu haber yanlisdir demesi gerekiyor. Haber yanlissa gazeteci hesap vermeli, haber dogru ise teknik tim hesap vermeli, AMA MUHAKKAK VE MUHAKKAK BIRILERI HESAP VERMELI, YOKSA GAZETECILIGE VEYA MUHENDISLIGE HALKIN GUVENI AZALABILIR.

  3. Ekim 3, 2013, 22:08

    Mimar Sinan’ın, eğri minareyi halatla çektirerek düzeltmesi hikayesini anımsadım

    • Ekim 7, 2013, 18:05

      bu yazi ikide bir ortaya cikiyor, niyet nedir anlamak zor ama eger gercek problem varsa suc duyurusunda bulunsunlar gerisini teknik ve hukuki gorevliler yurutsun. Eger suc duyurusunda bulunulmayacak ise niyette bir bozukluk oldugunu soyleyebiliriz. Konu sakiz gibi cignendigi icin ciddi haber niteligini kaybetme tehlikesi ile karsi karsiya.

  1. No trackbacks yet.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: