Anasayfa > İnsan Kaynakları > İşyerindeki Söylentilere Karşı 5 Teknik

İşyerindeki Söylentilere Karşı 5 Teknik

Ateş olmayan yerden duman çıkmaz, diye bir söz vardır. Bu düşünce, bu inanç, dedikodulardan ve kötü niyetli söylentilerden en çok masum insanların haksız yere zarar görmesine sebep olur. Bu tür söylentiler karşısında, ‘zeytinyağı’ politikası güden politikacıların aksine, daha ‘ince ayar’ bir yöntem uygulamakta yarar var. Unutmayın ki, çalışma hayatında, söylentiler genellikle zarar vermeye yönelik kötü niyetli girişimlerin değil, birikmiş irili ufaklı, bir kısmı da gerçek sorunların ve yanlış anlaşılmaların, karşılanmayan beklentilerin sonucudur.

1- Söylenti henüz tehlikeli boyutta değil:  İç istihbaratı harekete geçirin

Genelde dedikoduyu son duyan dedikodunun hedefindeki kişidir, yani siz. Bu yüzden psikolojik olarak kulağınıza geleceklere ve vereceğiniz karşılığa hazırlıksız yakalanırsınız. Uzmanlar yöneticilere ‘şirket içinde gözünüz kulağınız olsun’ diye öneriyorlar. Yani birileri  hakkınızda çalışanlar ne düşünüyor, kantinde neler söyleniyor, size uçursun. Ama dikkat bu ‘bilgilenme’ işlemini casusluk sistemi kurmaya, jurnalcilik haline getirmeye, çalışanlara birbirini ihbar ettirmeye vardırmayın. Önemli olan kimin söylediği değil, insanların neler dediği. Tabii size zarar vermeye niyetli bir girişim sezerseniz, o zaman kimden geldiğini araştırmanız gerekecektir.

2- Söylenti tehlikeli boyutta: Görevimin başındayım demek için acele etmeyin

Hakkınızda görevi bırakıyor, suyu ısınmış görevden alınıyor gibi söylentiler çıkarsa, “İstifa etmeyi düşünmüyorum, görevimin başındayım!” diye bir açıklama yapmak için acele etmeyin. Halinizle, tavrınızla, patronunuzun uygun zamanda yapacağı bir çıkışla bu dedikoduların yalan olduğunu göstermeyi yeğleyin. Sazan gibi atlarsanız, 1- dedikoduların daha da yayılmasına sebep olursunuz. 2- inanmayanların da, ‘korkuyla alelalece yalanladığına göre vardır bir bir şey’ diye düşünmesine sebep olursunuz. Uzmanlar, acele edip yalanlamanın susmaktan beter olduğunu söylüyor.

3- Söylentiler ipe sapa  gelir gibi değil : Siz de karşı söylenti yayın

Söylenenlerin hepsini duyduğunuzu duyurun ve ‘informel’ ortamlarda, kantinde, kafeteryada çay içerken filan karşı-söylentiler yayın.  Duruma göre şu 3 yöntemden birini kullanabilirsiniz:

a. Dedikoduları çürütmek için abartarak tiye alın.

b. Söylentiyi çıkaranı biliyorsanız, bumarangı geri gönderin. Dedikoduların arkasında X olduğunu biliyorsunuz. Siz de ince ince, neden X’in o göreve layık olmadığıyla ilgili bildiklerinizi paylaşın.

c. Kafaları karıştırmanın yollarını arayın. İnsanlar neyin doğru neyin yanlış olduğunu bilemesin diye herkese farklı bir sinyal gönderin.

4- Söylentiler aslında büyük oranda doğru: Pozitif imajınızı geliştirmeye çalışın

Dikkatleri güçlü olduğunuz alanlara çekerek, zaaflarınızı unutturmaya çalışın. Mesela sizin için ekibine hakim değil mi diyorlar?  İlk  toplantıda üstlerinizin beğenip desteklediği bir projenizden söz edin. Böylece başarılı bulunduğunuz ve takdir edildiğiniz havasını estirin. Mümkünse intranette yahut şirket dergisinde sizinle bir röportaj yapılmasını sağlayın.

5- Söylentiler gerçek ve tehlikeli:  Derhal patronu harekete geçirtin

Söylentiler suçlamaya dönüşmüşse, işinizi ve prestijinizi sarsacak hale gelmişse, hemen harekete geçin. Mesela sizin için tedarikçilerden para aldığınız, 48 saat içinde görevden alınacağınız gibi söylentiler size çok zarar verecektir. Hızlı ve sert bir çıkış yapmaktan

başka şansınız yok. (a) Seminerlerde, strateji toplantılarında boy gösterin hem de patronun yanıbaşında (b) Ekibinize ‘Kasıtlı ve iğrenç söylentiler elbette benim de kulağıma geldi. Genel müdürlüğe bizzat başvurup bu asılsız söylentiler hakkında araştırma yapmalarını talep ettim. Gerçek ortaya çıkacak. Tabii ki bu söylentileri yayanlar bunun sonucuna katlanacak’ vesaire mesajı verin. (c) Bir numaranın karşısına çıkın ve yardım isteyin. Herkesin içinde size olan güvenini yenilesin ve gerekirse, bu söylentileri kimin yaydığı konusunda bir araştırma başlatsın

Kaynak: Hurriyet IK

Reklamlar
Kategoriler:İnsan Kaynakları Etiketler:
  1. Şubat 26, 2013, 18:26

    ıyı bı konuya degınmıssınız bu sekılde cok huzursuzluk ortamına magruz kalıyoruz.buda ıs kaybı performansımıza yansıyor

  1. No trackbacks yet.

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: