Arşiv

Posts Tagged ‘Haber’

Türkler İlk 3 Ayda Türkmenistan’da 1.5 Milyar Dolarlık İş Aldı

Mayıs 9, 2011 1 yorum

Türkmenistan’da faaliyet gösteren Türk inşaat şirketlerinin yılın ilk çeyreğinde 1,5 milyar dolarlık iş aldıkları açıklandı.

Türk şirketlerinin en çok iş aldıkları ülkelerin başında gelen Türkmenistan’da Türk inşaat şirketleri 2011 yılının ilk 4 ayında 1 milyar 505 milyon dolarlık çeşitli projelerin ihalelerini kazandılar.

Konut , okul, spor kompleksleri, fabrikalar, oteller, elektrik santralleri, tren yolu istasyonları projelerini kazanan Türk şirketleri, Türkmenistan’da geçtiğimiz 2010 yılında ise toplam 4,5 milyar dolarlık iş almışlardı.

Yılın ilk ayında Rönesans İnşaat şirketi Mari eyaletinde 350 milyon dolara gübre ve amonyak fabrikası inşaatı işini alırken, Lotus Enerji şirketi de 390 milyon dolara Mari-Lebap vilayetleri arasında yüksek voltajlı elektrik hatları ihalesini kazandı. Geçtiğimiz aylarda Belda İnşaat şirketi de Avaza Turizm bölgesinde yaklaşık 200 milyon dolara iki ayrı otel ve dinlenme tesisi ihalesini kazandı.

Tekfen İnşaat ve Tesisat A.Ş, Güney Yoloten Gaz Sahası Projesinde alt yüklenici olarak proses sahası yardımcı tesisleri işlerinin yapılması ve doğalgaz boru hattı inşası işini 261 milyon dolara yapacak.

Bunun yanısıra okul, konut, spor kompleksleri gibi onlarca projenin inşaatları da devam ediyor.

Türkmenistan’ın imarında Türk şirketleri söz sahibi olurken, Türk inşaat şirketlerinin ülkenin bağımsızlığını kazandığı 1991 yılından beri aldıkları işin toplam hacmi 21 milyar doları aştı.

Kaynak: http://www.1insaat.com/tribe/textdetail?id=61428

Kategoriler:Haber Etiketler:,

Facebook üyelerine para kazandıracak

Mayıs 6, 2011 1 yorum

Facebook’un dün açıkladığı yeni reklam uygulamasında üyeler, belirli reklamları izlediklerinde para kazanacaklar. Üyeler izledikleri reklam başına ortalama 1 Facebook kredisine (yaklaşık 15 kuruş) sahip olacaklar.

Facebook Deals’in ABD’de kullanıma açılmasıyla Facebook kredileri daha çok kullanılmaya başlandı. Facebook’un teklif servisinde üyeler teklifleri Facebook kredileriyle satın alabiliyorlar. Böylece reklam izlenerek kazanılan kredilerin kullanım alanları da genişlemiş oluyor.

İzleyicisine para kazandıracak reklamlar daha çok oyunlara yerleştirilecek. Zynga, Digital Chocolate ve CrowdStar gibi büyük oyun firmalarıyla bu konuda anlaşma sağlanmış.

Facebook yeni uygulamasıyla üyelerini reklamları izlemeye teşvik ediyor. Kullanıcılar artık zaman zaman canlarını sıkan reklamları izlemek için daha istekli olacaklar, böylece de reklamların tıklanma sayıları da doğal olarak artacak. Aynı zamanda görüyoruz ki ilk defa bu yöntemle Facebook, üyeleri gelirine (az bir yüzdeyle olsa da) ortak etmiş oluyor. Facebook ücretsiz bir hizmetken böylece üyelerine para kazandıran bir sistem haline geliyor.

Facebook Credits’le yapıbilinen şeyler gün geçtikçe artıyor. Facebook üyeleri satın aldıkları kredileri başlarda sadece oyunlarda kullanırken şimdilerle katalogdaki ürün çeşitliliği artıyor. Kim bilir belki de gelecekte özel Facebook kartlarına yüklenen kredilerle alışveriş yapar, yanımızda daha az para taşır hale geliriz.

Kaynak: Sosyalmedya.co

Kategoriler:Haber Etiketler:,

İstihdam Yaratmada Yapı – İnşaat Sektörü 1 Numara

Mayıs 6, 2011 Yorum yapın

2011 yılının ilk 3 aylık dönemine ilişkin “Yenibiriş İstihdam Raporu”nu hazırlayan Yenibiris.com’un verilerine göre en çok istihdam yaratan sektör yapı-inşaat oldu.

Yenibiris.com’un hazırladığı Yenibiriş İstihdam Raporu 2011 birinci çeyrek verilerine göre, bu yıla iş gücünü genişletme ve büyüme hedefleriyle giren ilk üç sektör yapı-inşaat, sağlık-tıp ve tekstil oldu. Dönemsel olarak da istihdam piyasasının daha hareketli olduğu Ocak-Şubat-Mart ayları verileri bir önceki senenin aynı dönemi ile karşılaştırıldığında iş ilanlarında yüzde 26 oranında artış gözleniyor. 2010′un son üç ayı ile karşılaştırıldığında ise yüzde 35 oranında artış söz konusu.

Bu yılın ilk çeyreğinde en çok ilanı yine yapı-inşaat sektörü verdi. Sağlık-tıp sektörü 2011′de de yükselişini sürdürdü. Yetişmiş elemana en çok ihtiyaç duyulan bu iki sektörün tekstil sektörü ile birlikte, yıl boyunca istihdamı canlı tutacağı tahmin ediliyor.

Bu yılın ilk üç ayında en çok iş ilanı verilen diğer sektörler sırasıyla turizm-otelcilik, perakendecilik-toptancılık, üretim-imalat, elektrik-elektronik, gıda ve otomotiv oldu. Söz konusu sektörler ülkemizde her yıl en çok aday arayan ve istihdamın lokomotifi olma özelliği taşıyan sektörler arasında yer alıyor. Bilişim ise sektörün teknoloji ve internet kullanımına yatkınlığı nedeniyle iş ilanlarını ağırlıklı olarak internet üzerinden yayınlıyor. Bu sayede listede 4. sıraya yerleşiyor.

Geçen yılın aynı döneminde ikinci sırada yer alan perakendecilik-toptancılık sektörü, her yıl bu sıralamanın daha üstlerinde yer almasına rağmen, yılın ilerleyen dönemlerinde bu açığı kapatması bekleniyor.

Şirketlerin verdikleri ilanlara bakıldığında ise, en çok aday ihtiyacı satış temsilcisi, muhasebe elemanı ve sekreter pozisyonlarında yaşanıyor. 2010′da olduğu gibi 2011′de de şirketler en çok bu pozisyonlarda çalışacak eleman arıyor. Bu alanlarda çalışmak isteyenler için 2011′in ilk ayları pek çok fırsat sunuyor. Bunların ardından Yenibiris.com’da yayınlanan ilanlarda en çok yönetici asistanı, müşteri temsilcisi, mağaza sorumlusu, inşaat mühendisi, yazılım uzmanı, makine mühendisi ve elektrik mühendisi aranıyor.

Adayların ilanlara yaptığı başvurular ise geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 25,8 oranında arttı. 2010′un son çeyreği ile kıyaslandığındaysa artış oranı yüzde 24 oldu. 2011′în ilk üç ayında adayların tercih ettikleri ve en fazla başvuru yaptıkları sektörlerin ilk sırasında sağlık-tıp sektörü geldi. Onun ardından iş arayanlar en çok perakendecilik-toptancılık sektöründe yayınlanan ilanlara başvurdu. Yapı-inşaat, banka-finans, tekstil, bilişim, turizm-otelcilik, lojistik-taşımacılık, hizmet ve üretim-imalat sektörleri de adayların en çok rağbet ettiği diğer sektörler oldu. Geçen yılın aynı döneminde olduğu gibi bu yıl da en çok başvuru muhasebe elemanı, satış temsilcisi ve yönetici asistanı pozisyonlarına yapıldı.

En çok ilan yayınlanan ve en çok başvuru alan illere bakıldığında; yüzde 63 ile en çok ilan yayınlanan illerin başında gelen İstanbul’u, geçen yıl olduğu gibi Ankara (yüzde 8,69) ve İzmir (yüzde 2,79) takip etti. En çok başvuru da yine yüzde 67,25 oranıyla İstanbul’dan yayınlanan ilanlara yapıldı.

Yenibiris.com Genel Koordinatörü Burçak Pak Yılmaz, araştırma sonuçlarını şöyle değerlendiriyor: “2011′e yapı-inşaat, sağlık-tıp ve tekstil büyüme hedefleriyle başladı. 2010′un son çeyreğine göre ilanlarda yüzde 35′lik artış umut verici. İnternette yayınlanan iş ilanlarının büyük illerden gelişmekte olan illere doğru genişliyor olması da internet üzerinden iş ve eleman aramanın Türkiye çapında yaygınlaşmaya başlamasının önemli bir işareti. İnternet sayesinde iş arayanlar diğer bölgelerdeki ilanlardan da haberdar olabiliyorlar. İkinci üç aylık dönemde de ilan sayılarının artışının devam edeceğini

Kaynak: Arkitera

Kategoriler:Haber Etiketler:, , ,

Çılgın Kanaldan Sonra Marmara’ya da Çılgın Ada Geliyor…

Mayıs 5, 2011 Yorum yapın

Ulaştırma Bakanı Mehmet Habib Soluk, “Kanal İstanbul Projesi”nden çıkan hafriyatın bir kısmının üçüncü havaalanının alt dolgularında kullanılacağını, bir kısmıyla Marmara Denizi’nde yapay bir ada oluşturulacağını ve bu adanın mesire amaçlı kullanılmasının düşünüldüğünü bildirdi.

Soluk, Ankara-Konya Yüksek Hızlı Tren (YHT) hattında deneme sürüşleri yapan Piri Reis test treninde, AA muhabirinin sorularını yanıtladı.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın kısa süre önce tanıttığı “Çılgın Proje Kanal İstanbul”un Ulaştırma Bakanlığınca hayata geçirileceğini belirten Soluk, projenin İstanbul’a büyük bir rahatlık kazandıracağını, Boğaz’ın her iki yanındaki yerleşim yerlerinin güvenliğine katkı sağlayacağını söyledi.

Soluk, Boğaz’da 12-13 yerde 80-85 dereceye varan dönüş noktalarının gemileri zorladığını, ayrıca alt ve üst ters akıntılar bulunduğunu belirterek, şunları kaydetti: “İstanbul açısından Kanal İstanbul mükemmellik arz ediyor. Boğaz’daki kadar keskin dönüşleri olmayan yeni yapay bir kanal olacak. Diğer taraftan Karadeniz ile Marmara arasında İstanbul Boğazına alternatif yeni bir su geçiş yolumuz mevcut olacak. Ayrıca Marmara’nın Bakırköy açıklarında otoparka dönüşmesi ve gemilerin gece bastıkları sintine suları ortadan kalkacak. Böylece kıyılarımız temiz kalacak. ’Altın frank’ uygulaması boğazlardan geçişi düzenleyen Montrö Anlaşması’nın Türkiye’ye sağladığı haklardan biri. Bu uygulama zamanla 1980’lerden beri indirimli olarak yapılıyor. Elbette ücret açısından yeni düzenlemeler gündeme gelebilir.” Kanal’dan çıkacak malzemeyle Marmara’nın içerisine büyük bir ada kurulacağını, bir kısım hafriyatın da Karadeniz’de özellikle kömür ocaklarının hoyrat görünüşlerinin yok edilmesi, yeşillendirilmesi, çevrenin düzenlenmesi için kullanılacağını bildiren Soluk, “Proje’den çıkan hafriyatın bir kısmı, yapılması planlanan havaalanının alt dolgularında kullanılacak, bir kısmıyla da Marmara Denizinde yapay bir ada oluşturulacak. Bu adanın mesire amaçlı kullanılması düşünülüyor. İki ayrı dolgu yeri oluşturulmasının amacı da bunun nakliye maliyetinin azaltılması içindir. Bu uzunlukta bir kanaldan çıkan malzemeyi en yakın kısımdaki denize nakil ederek masrafı azaltacağız. İstanbul’da en az 60 milyon yıllık yolcu kapasiteli bir havalimanı düşünüyoruz. Bu tesisin 80-100 milyon kapasitede projelendirilmesi için etüt yapıyoruz” diye konuştu.

-”KAMU ORTAKLIĞI YATIRIMCIYA GÜVENCE”-

Ulaştırma Bakanı Soluk, proje fikrini kimin geliştirdiğine ilişkin çeşitli değerlendirmelerde bulunulduğunu anımsatarak, “Şu andaki güzergah üzerinde bu tür bir proje hayata geçirilmesi fikri, Sayın Başbakan’a aittir” dedi.

Bu projenin 8-10 sene sürecek yapımı sırasında 150-200 bin insanın istihdam edileceğini ifade eden Soluk, projenin Yap-İşlet-Devret modeliyle hayata geçeceği düşünüldüğünde büyük bir dış kredinin Türk ekonomisine gireceğini kaydetti.

Kanal İstanbul’un büyük önem taşıdığını dile getiren Soluk, “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti günü kurtarma yatırımları değil, nesilleri kurtarma yatırımları yapıyor ve yapmaya da devam edecek” ifadelerini kullandı.

Soluk, projenin Ulaştırma Bakanlığının bünyesinde yer alan Demiryollar, Limanlar ve Havameydanları (DLH) İnşaatı Genel Müdürlüğünce hayata geçirileceğini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü: “YİD ihalesi Bakanlığımızca yapılacak. Yasaların müsaade ettiği ölçüde devlet olarak belirli bir yüzdeyle, küçük bir oranla bu yapımda ortak olarak yer alabiliriz. Bunun örnekleri var. Eskişehir’de TÜLOMSAŞ ile Korelilerle yaptığımız EUROTEM işbirliği, Sivas’ta Almanlarla ortak travers fabrikası gibi. Buralarda TCDD’nin yüzde 15 ortaklıkları var. Projede kamunun yer almasının tek önemli noktası yatırımcıya bir güvencedir.” Projeyle şu anda ilgilenen girişimcilerin olup olmadığı yönündeki soru üzerine Soluk, projenin yapım ihalesine çıktıklarında uluslararası firmaların teklif vermesini beklediklerini söyledi.

Projenin maliyetini yüzde 20’ye yakın bir yanılma payı ile belirlediklerini anlatan Soluk, “Şu anda bir açıklama yapmak için erken. Sondaj ve uygulama projelerinin sonucunda ortaya çıkacak bir rakamdır. Ancak ihaleye çıkıldığında tahminlerin üstünde konsorsiyumların, yüklenicinin hücum ettiğini göreceğiz. Uluslararası her şirket böyle bir iş bitirmenin portföylerinde ve kataloglarında yer alması için can atacak; çünkü bu iş asırlarca yaşayacak” dedi.

Kanal’ın çevresinde oluşacak imar durumuna göre karayolu ve demiryolu yapılabileceğini ifade eden Soluk, projenin hayata geçirilmesi planlanan güzergahta yeşil alanlara zarar verilmemesi için önem gösterileceğini söyledi.

Etüt ve uygulama projesi çalışmalarının sürdürüldüğünü bildiren Soluk, bunların 600-700 gün içerisinde hazırlanabileceğini kaydetti.

“Allah ömür verirse, tüm vatandaşlarımızla birlikte bu projenin kısa zamanda hayata geçirildiğini göreceğiz ” diyen Soluk, bu projeye katkı sağlamaktan duyacağı memnuniyeti dile getirdi.

Kaynak: Milliyet Gazetesi

Türkiye’de Kapatılan 60.000 Siteden Sonra Bugun de Eksi Sözlüğün Kapatılması İstendi

Mayıs 4, 2011 Yorum yapın

BTK’nın 22 Ağustos’ta devreye sokacağı 4 farklı internet filtresinin şoku atlatılmadan bu kez de Ekşi Sözlük’ün kapatılabileceği ortaya çıktı. Konuyla ilgili TİB’den gelen açıklamada ise Ekşi Sözlük için herhangi bir engellemenin söz konusu olmadığı belirtildi. Ekşi Sözlük’ün kurucusu Sedat Kapanoğlu, TİB’in açıklamasının ardından “Ekşi Sözlük’ün kapatılma kararının geri alınması hiçbir şeyi değiştirmez” açıklamasında bulundu.

Popüler sözlük sitesi Ekşi Sözlük’ün kurucusu olan ve sitede SSG ismiyle bilinen Sedat Kapanoğlu, Ekşi Sözlük’te açtığı “TİB’in ekşi sözlük’ü kapatma emri” başlığında Ekşi Sözlük’ün kapatılabileceğini iddia etti.

Ekşi Sözlük’e hosting(sunucu) hizmeti veren “sadecehosting” isimli hosting firmasına TİB tarafından 21 Nisan’da gönderilen e-posta’dan bahseden Kapanoğlu, “sonlandırılacak hosting’ler” listesine “sourtimes.org”un da girdiğine dikkat çekti. Ekşi Sözlük’ün tüm arka planını oluşturan “sourtimes.org”un sonlandırılmasıyla birlikte Ekşi Sözlük’ün de kapanacağını belirten Kapanoğlu, yazısının devamında yasaklamaya karşı çıkarak BTK ve TİB’in kontrolden çıktığını öne sürdü.

KAPATILAN 60 BİN SİTE, YASAKLI KELİMELER VE 22 AĞUSTOS DEPREMİ

Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı’nın “3,5 yılda 60 bine yakın internet sitesini zararlı içerik barındırdığı gerekçesiyle kapattık” açıklamasının ardından BTK’nın hosting (sunucu) firmalarına yüzden fazla kelimeyi (sarışın, gizli, haydar vb.) yasaklaması için uyarıda bulunduğu ortaya çıkmıştı. Daha sonra BTK’dan yapılan açıklamada ise herhangi bir yaptırımın söz konusu olmadığı, sadece kuruma gelen kullanıcı şikayetlerinden yola çıkarak sunucu firmaları bilgilendirme amaçlı hareket edildiği belirtildi.

Daha yasaklı kelimelerin şoku atlatılmadan bu kez de BTK’nın sessiz sedasız 22 Ağustos’ta internete 4 ana başlıkta filtre getireceği ortaya çıktı. Standart, Aile Profili, Yurtiçi Profil ve Çocuk Profili olmak üzere 4 farklı yapıdan oluşacak filtrelerle BTK’nın onay vermediği hiçbir siteye erişim mümkün olmayacak. YouTube yasağında olduğu gibi DNS ayarlarıyla oynayarak yasaklı sitelere girmeyi planlayan kullanıcılar da artık yasağı delemeyecek.

TİB: “HERHANGİ BİR ENGELLEME SÖZ KONUSU DEĞİL”

Kapanoğlu’nun yazısının ardından TİB tarafından yapılan ve sözkonusu mektubun varlığının yalanlanmadığı ek açıklamaysa şöyle:

“Sayın Yetkili;
sourtimes.org ve eksisozluk.com internet siteleri ile ilgili herhangi bir engelleme kararı bulunmamaktadır. Bunun için, herhangi bir adli işleme başvurmanıza da gerek yoktur.
Bilgilerinizi rica ederim.
Hukuk Daire Başkanlığı
T.İ.B.

 KAPANOĞLU: KAPATILMA KARARININ GERİ ALINMASI HİÇBİR ŞEYİ DEĞİŞTİRMEZ

Sansür bizim ekşi sözlük olarak uzun zamandır tepkili olduğumuz konulardan biri. Hatta bu sebeple Ekşi sözlük’ün logosunda uzun zamandır siyah bant bulunuyor.

Kimileri Ekşi sözlük’ün çıkışı için siyasi manevradır, reklam amaçlıdır şeklinde söylemlerde bulunuyor. Benim tepkim Ekşi Sözlük’ün kapatılması değil; avukatlarım var ve yasal olarak mücadele edebilecek güçteyim.

Bu kadar temel hak ihlali yapılırken, seyirci kalmak bana dokunuyor. Ekşi sözlük gibi bir siteyi nasıl yanlışlıkla kapatabilirsiniz? BTK Başkanı sabah avukatımı aradı ve BTK’da çalışan ekip arkadaşlarının Google’da “porno” şeklinde arama yaptığı ve bu başlıktaki siteleri kapattığını söyledi.

Ekşi Sözlük kararı geri alındı diye bir şey yok; sonuçta bu karar çıktı mı, çıktı…

İTÜ SÖZLÜK: EKŞİ SÖZLÜK’E ÖZEL BİR MUAMELE YOK

İTÜ Sözlük’ün kurucusu Çağatay Gültürk, Ekşi Sözlük olayıyla ilgili yaptığı açıklamada şu sözleri kaydetti:

“Ekşi Sözlük’ün yasaklanmasıyla ilgili bir kasıt olduğunu düşünmüyorum. Sitelere erişim mahkemeye kararıyla engellenebilir. Yani diğer şekilde yasadışı bir iş yapılmış olur. TİB’in belirlediği kelimeler oluşturulup alan adları engellenmeye çalışılıyor; Ekşi Sözlük’te buna takılmıştır sadece.”

Kaynak: Hurriyet

Ekşi Sözlük’te Yayınlanan Konu İle İlgili Açıklama

tib’in 21 nisan’da sadecehosting’e gonderdigi ve tarafima an itibariyle ulasmis, asagida alintiladigim mail’in ozetidir. tib’in yolladigi “sonlandirilacak hosting’ler” listesine sourtimes.org’u sikistirmislar. sourtimes.org bildiginiz uzere eksi sozluk’un tum arka planini olusturuyor. sourtimes.org ‘u sonlandirmak eksi sozluk’u sonlandirmak anlamina geliyor. “katalog suclar” dedikleri de ancak eksi sozluk iceriginden varilabilecek bir sonuc zira sourtimes.org adresine girdiginizde zaten eksi sozluk’e yonleniyorsunuz.

daha dun bogazici universitesi’ndeki panelde sansurden yakinirken “sira bir gun elbet eksi sozluk’e gelecek” derken acikcasi o gunu kastetmemis ve tahmin de etmemistim.

bu talep kuvvetle muhtemel tamamen zirva tamamen uydurma bahanelerle (sehven mehven) savusturulmaya calisilacaktir, yine kuvvetle muhtemel “geri cekilecek”tir. tabi bir ihtimal cekilmeyebilir ve o sablon maillerine boburlene boburlene yazdiklari tehditkar uslupla zikrettikleri yasal islemlere basvurabilirler de. basvursunlar, hem belli mi olur belki basvura vura baslari bir sekle girer.

bu olasiliklardan bagimsiz olarak su artik asikardir ki btk ve tib tamamen kontrolsuz ve cigrindan cikmis bir sekilde yonetilmekte, tamamen zarara ziyana yol acmakta, sacmalamanin doruklarina varmaktadir. bu kurumlarin hak ihlallerini umursamaz, serkes ve sorumsuz tavirlari sadece bir kac yilda 60,000′den fazla siteyi kapatacak kadar otomatige baglamisliklari, hosting firmalarina “bu kelimelere izin vermeyin” diyecek kadar ileri gitmeleri ve sonra tepkiyi gorunce bu tavirlarindan tam geri adim atmalari (bkz: alan adlarina getirilen sansur) bunun en bariz gostergesidir.

tib’in su anda yasal olarak tum yukumluluklerini catir catir eksiksiz yerine getiren eksi sozluk’u kapatma girisiminde bulunmasi artik bu bulamacin patladigi yerdir. iste kurumsallasirken sadece “bizim tabandan mi” kriterini ele alirsan elde ettigin kurumlar boyle hilkat garibesi acinasi ve her yaptiklariyla sictikca sivayan kurumlara donusur.

leoparin kuyrugunu tutmayacaktin tib, simdi sakin birakayim deme.

gelismeleri sozlukten, twitter ve facebook uzerinden paylasacagiz.

siz de paylasin.

——

sayın yer sağlayıcı;

aşağıdaki alan adlarına yer sağlayıcılık hizmeti verdiğiniz tespit edilmiştir.

bu kapsamda derhal bunlara yer sağlayıcılık hizmetine son vermeniz gerekmektedir.

aksi takdirde herhangi bir bildirimde bulunulmaksızın yasal işlemlere başvurulacaktır.

diğer taraftan; bundan sonrada; 5651 sayılı kanunda sayılan katalog suçlar (müstehcenlik, fuhuş, çocukların cinsel istismarı, vb.) kapsamındaki internet sitelerine yer sağlayıcılık (hosting) hizmeti vermemeniz gerekmektedir.

gereğinin derhal yapılmasını ve sonucundan bilgi verilmesini rica ederim.

bilgi teknolojileri ve iletişim kurumu

telekomünikasyon iletişim başkanlığı

e-mail: soru@tib.gov.tr

Kaynak: Ekşi Sözlük

Kategoriler:Haber Etiketler:, ,

Libya Zengini Türk Müteahhitlerin Büyük Ayıbı

Mayıs 4, 2011 2 yorum

Libya’da 27 milyar dolarlık iş üstlenen Türk müteahhitler, çalıştırdıkları 22 bin işçiden sadece 8 bininin sigortalı yaptı. Sigortasız çalıştırdıkları 14 bin işçi için ise ‘işsizlik sigortası’ istedi.

Libya’dan dönen 22 bin işçiden sadece 8 bininin sigortalı olduğu ve geri kalan işçilerin sigortasız olarak kayıt dışı çalıştırıldığı ortaya çıktı.

Akşam’ın haberine göre, Müteahhitler Birliği’nden Libya’dan dönen sigortasız işçileri de kapsayacak ilginç bir talep gündeme geldi. Müteahhitler Birliği tarafından hazırlanan ‘İnşaat Sektörü Kuzey Afrika Analizi’ başlıklı raporda, Libya’dan dönen 22 bin işçinin tümüne, sigortalı olup olmadığına bakılmaksızın ‘işsizlik maaşı ödenmesi’ istendi.

Libya’da yaşanan olaylar üzerine bu ülkede çalışan 22 bin işçi Türkiye’ye dönerken, hükümet bu işçilerin kısa çalışma ödeneğinden yararlanması için harekete geçti.

BAKANLIK İNCELEDİ

Libya ile yapılmış olan bir sosyal güvenlik anlaşması bulunurken, bu kapsamda Libya’da çalışan kişilerin sigorta primleri SGK’ya yatırılıyor. Çalışma Bakanlığı, bu işçileri incelerken, sadece 8 bin 92 kişinin SGK’ya kaydı olduğu ortaya çıktı. Bu da Türkiye’nin en büyük müteahhitleri için çalışan 22 bin işçiden sadece 8 bininin kısa çalışma ödeneği ve işsizlik sigortası fonundan yararlanabileceği anlamına geliyor.

2 BİN KİŞİ İŞTEN ÇIKARILDI

Şimdiye kadar Libya’da iş yapan 11 firma kısa çalışma ödeneğinden yararlanmak için başvurdu. Buna göre, 1.486 işçiye, 3 ay boycuna, 474-1,186 TL arasında maaş ödenecek. Kimi işçilerin ise daha Libya’dan dönmeden işten çıkarıldığı ortaya çıktı. 2 binin üzerinde işçinin iş akdi sona erdirilirken, bu işçilere de işsizlik sigortası ödeneği ödenecek. Ancak bu işçilerden de sadece bin 504 işçinin gerekli şartları taşıdığı ve işsizlik maaşı alabileceği ortaya çıktı.

TÜM İŞÇİLERE İŞSİZLİK SİGORTASI TALEBİ

Müteahittler Birliği de bir Kuzey Afrika raporu yayınlarken, bu raporda, hükümetten, krediler, teminat mektupları ve KDV iadeleri gibi konularda pek çok talepte bulundu. Raporda, Libya’dan dönen işçilerin tümünü kapsayacak bir işsizlik sigortası uygulaması da istenirken, bu uygulamanın sektörün ihtiyacı olduğu aktarıldı. Buna göre müteahhitler, primlerini ödemedikleri işçiler için devletin ödeme yapmasını talep ediyor.

LİBYA’DA PRİM ÖDEME SEÇENEĞİ BULUNUYOR

Libya’dan dönen 22 bin işçiden 8 bininin sosyal sigorta priminin Türkiye’de yatırıldığını belirten Türkiye Müteahhitler Birliği Başkanı Emin Sazak ‘Geri kalanlarına kayıt dışı demek doğru değil; şirketler işçilerinin sigortalarını Libya’da da ödeme seçeneğine sahip. Bir kısmının sigortası Libya’da ödeniyordu bir kısmı da geçici işçi statüsünde çalışıyordu. Hükümetle görüşmeler sürüyor, umarım yakında Libya’dan dönen tüm işçiler bu kapsama alınır’ şeklinde konuştu.

14 BİN SİGORTASIZ İŞÇİ ORTADA KALDI

Konuya yönelik olarak bilgi veren Çalışma Bakanlığı yetkilileri, yasal olarak geri kalan 14 bin işçinin ortada kaldığını belirterek, şimdi hükümetin de bu konuyu masaya yatırdığını aktardı. Yetkili, hükümetin, arka planda bu konuda çalışma yaptığını ve çözüm aradığını belirterek, ‘Açıkta kalan bu işçiler için nasıl bir esneme yapılacağı belli değil. Mevcut mevzuata göre bir şey yapılması da mümkün değil. Şimdi bu konu tartışılıyor’ diye konuştu.

Kaynak: Arkitera

Kategoriler:Haber Etiketler:,

İnternetin ölümüne 111 gün kaldı, 111 gün sonra internetin sadece adı kalacak…

Mayıs 3, 2011 3 yorum

Geçen ay açıklanan İnternette Özgürlük Raporu’na göre, Türkiye’nin kötü puanı 42′den 45′e yükseltildi. 22 Ağustos tarihinden itibaren ise Çin; İran, Küba gibi ülkelerle dünya sıralamasının son sıralarında yer alacak. Çünkü kullanıcılar, BTK’nın belirlediği 4 internet filtresinden birini seçmek zorunda bırakılacak. Filtreyi aşmak suç sayılacak. Penguen de “Arama Motoru Müdürlüğü” başlığıyla internet yasaklarını yıllar önce espirili bir dille kapağına taşımıştı.

Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Elektronik Haberleşme Sektöründe Tüketici Hakları Yönetmeliği’nin 10’uncu maddesi hükümleri kapsamında, BTK tarafından hazırlanan “İnternetin Güvenli Kullanımına İlişkin Usul ve Esaslar Taslağı” 22 Şubat 2011 tarihinde yürürlüğe girecek.

22 Ağustos’ta devreye girecek sistemde internete “BTK” tarafından belirlenen Aile, çocuk, yurtiçi ve standart paket adıyla 4 filtre tipinden biri seçilerek girilebilecek.. Filtreyi aşmak ya da aşmaya çalışmak suç sayılacak.  internet servis sağlayıcıları filtrelerin aşılmasını engellemekle sorumlu tutulacak. Aksi taktirde büyük para cezaları verilecek.

Bu tür filtre sistemleri işletim sistemleri, internet servis sağlayıcılar ya da internetten bulunabilecek programlar sayesinde isteyen kullanıcılar tarafından zaten istenildiği zaman kullanılabiliyor. Yani zaten kullanıcı böyle bir opsiyona sahip. Ancak BTK’nın uygulamasıyla bu durum bir opsiyon olmaktan çıkıp zorunluluk haline geliyor.

BM desteğiyle Freedom House tarafından Nisan 2011 de yayınlanan İnternette Özgürlük Raporu’na göre, Türkiye’nin “kötü puan’ını 42′den 45′e yükselterek” internete erişim özgürlükleri konusunda  geriye doğru gitti. 22 Ağustos’tan itibaren yerimiz Çin, İran, küba gibi ülkelerle yanyana olacak.

DNS DEĞİŞTİRİLEREK GİRİLEMEYECEK

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Youtube’un yasaklı olduğu dönemde, ‘Ben giriyorum. Siz de yolunu bulun girin demişti. Yani YouTube kapalıyken önceden DNS ile girebiliyordu. Ancak bu paket altında erişimi engellenmiş YouTube’a da girmek mümkün olmayacak.

DAVA AÇILDI

IPS İletişim Vakfı-Bianet, 13 Nisan 2011 tarihinde  “yürütmenin durdurulması” talebiyle, söz konusu usul ve esaslara karşı Danıştay’a iptal davası açtı.  Vakıf, Danıştay’a yaptığı başvuruda BTK’nın aldığı yeni kararın yasal dayanaktan yoksun olduğunu ve Anayasa ve uluslararası sözleşmelerle tanınan temel hak ve özgürlükleri ölçüsüz şekilde kısıtladığını belirtti. Vakıf adına başvuruda bulunan avukat Ayşe Altıparmak, BTK’nın keyfi bir şekilde yasaklı siteler listesi hazırlayabileceğini, çocukları zararlı içerikten korumak için ebeveynlerin yerine devlet eliyle karar verilmesinin doğru bir uygulama olmadığını belirterek, “Gerek Avrupa Birliği gerekse Türkiye’nin de üyesi olduğu Avrupa Komisyonu çocuklar gibi zarar görmesi mümkün grupları korumak için yasal önlemler almaktansa özdenetim yollarına gidilmesini teşvik etmektedir. Bu nedenle, üye ülkeler ev ve okul bilgisayarları ile internet kafelerde filtre programlarının kullanılmasını teşvik etmeli ama devlet düzeyinde filtreleme girişimlerinden her ihtimalde kaçınmalıdır” açıklamasında bulunmuştu.

TWİTTER’DA DÜNYA TRENDİ OLDU

22agustos Türkiye’de trend olarak listeye girerken konuyla ilgili tweet yağdı. Hızla artan tweetlerle birlikte 22 Ağustos dünyada da 1 numaralı trend oldu

Kaynak: Hürriyet Gazetesi

Kategoriler:En Çok Okunanlar, Genel, Haber Etiketler:, ,

Çılgın proje icin yeni bakanlık oluşturulacak

Mayıs 2, 2011 Yorum yapın

AKP hükümeti, Kanal İstanbul, iki yakaya iki şehir gibi kentsel dönüşüm projelerini hayata geçirmek üzere Çevre ve Kentsel Yönetim Bakanlığı kuracak.

Basbakan Erdoğan, 2023 projeleri için stratejik adım atmaya hazırlanıyor. Hükümet, ‘çılgın proje’ Kanal İstanbul ve İstanbul’a iki yeni şehir inşa edilmesi de dahil özellikle büyük şehirlerde yürütülen kentsel dönüşüm projelerini hayata geçirmek için yönetimi değiştiriyor. Seçimlerde AKP’nin yeniden iktidar olması durumunda, koordinasyonu sağlamak için ‘Çevre ve Kentsel Yönetim Bakanlığı’ oluşturulacak.

AB’YE UYUM HIZLANDIRILACAK
Bu çerçevede, 2003′te birleştirilen Çevre ve Orman Bakanlıkları ayrılacak. Çevre Bakanlığı’nın, Bayındırlık ve İskan Bakanlığı birimleriyle birleştirilmesi ilk formül. Bununla imar projelerinin uygulanmasındaki sıkıntıların aşılması hedefleniyor.
Çevreyle ilgili AB’ye uyum çalışmaları da hızlandırılacak. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü, Özel Çevre Koruma Kurumu gibi birimlerin, yeni oluşturulacak Çevre ve Kentsel Yönetim Bakanlığı bünyesine alınması düşünülüyor. Orman Bakanlığı’nın da ‘Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’ ile birleştirilmesi düşünülüyor.

MARKA ŞEHİRLERİ KOORDİNE EDECEK
Yeniden yapılanmanın ‘marka şehirler’ oluşturulmasında hayati önem taşıdığı belirtiliyor.’Anadolu ve Avrupa’ya iki yeni şehir’, Ankara’daki ‘Medeniyetler Parkı’ ve İzmir’e EXPO 2020′nin kazandırılması için yürütülecek projelerdeki sıkıntılar yeni kurulacak bakanlıkla aşılacak.

Erdoğan İzmir Expo 2020 için devreye girdi
Başbakan Erdoğan, Uluslararası Sergiler Bürosu (BIE) Genel Sekreteri Vicente Gonzales Loscertales’e, EXPO 2020′nin Türkiye’nin ev sahipliğinde İzmir’de yapılması için başvuru mektubu gönderdi. Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamaya göre, Erdoğan, mektubunda serginin temasının, küresel ilgiye layık bir konu olan ”Daha İyi Bir Dünya İçin Yeni Yollar/Herkes İçin Sağlık” olacağına işaret etti.

Hakkı KURBAN

Kaynak: http://www.1insaat.com/tribe/textdetail?id=61319

Kategoriler:Haber Etiketler:, ,

Ayasofya rutubetten çürüyor

Mayıs 2, 2011 1 yorum

Restorasyon çalışmaları sırasında dış cephedeki sıvaların kazınması, tarihi yapıyı nem tehlikesiyle karşı karşıya bıraktı. Ortaya çıkan rutubet en çok da mozaikleri tehdit ediyor. Ayasofya’nın rutubet tehlikesiyle yüz yüze geldiği iddiası, İstanbul İl Özel İdaresi İmar Yatırım ve İnşaat Daire Başkanlığı tarafından hazırlanan raporda dile getirildi. Raporda, tarihi yapının dış cephe sıvalarının kazınması için İstanbul 4 Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’ndan izin alınmadığı da belirtildi. Yapının batı cephesindeki çalışmalarla ilgili hazırlanan raporda, “Cephede yapılan sıva sökümünün dayandırıldığı analiz, proje ve yasal süreç araştırılmakla birlikte resmi bir veriye ulaşılamamıştır” denildi.

Osmanlı dönemi boyunca içeride ve dışarıda yapılan sıvaların; taş, tuğla gibi yapı malzemelerinin, mozaik, kalem işi gibi değerli sanat eserlerini, dış yüzeyde de tuğla ve taş desenlerini günümüze ulaştıran en önemli faktör olduğu belirtilen raporda, sıvanın kazınmaması gerektiği vurgulandı. Rapora göre sıvanın kazınmasıyla doğal tehditlere açık duruma gelen yapı, kısa sürede su-nem etkisiyle hasar görecek. Yapının, uzun vadede yosunlaşma, bitkilenme gibi nedenlerle çürüme tehlikesiyle karşı karşıya kalabileceği belirtildi.

Rutubet tehdidi altındaki mozaikler arasında ise İmparator Kapısı, Patrik, Deesis, Komnenos Ailesi, Zoe ve eşinin mozaikleri, Absiddeki Meryem Ana ve Bebek İsa ve Ayasofya çıkış mozaikleri bulunuyor. Uyarılar dikkate alınmadı İstanbul İl Özel İdaresi’nin, Ayasofya Müze yönetimini sıvaların kazınmaması için birçok kez uyardığı, fakat uyarıların dikkate alınmadığı da bir başka ayrıntı. Kazıma işlemi için Ayasofya’nın mülkiyetine sahip olan Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün de bilgilendirilmediği öğrenildi.

Ayasofya bünyesinde oluşturulan Bilim Kurulu, geçtiğimiz yıl acil cephe restorasyonu çalışması başlatmış ve yapının sıvalardan arındırılması kararlaştırılmıştı. İl Özel İdaresi raporunda, Ayasofya’daki restorasyonda amacın görsellikten önce koruma olması gerektiği, yapının ömrünü uzatacak, varlığını koruyacak müdahalelerin ön plana çıkarılmasına yönelik çözümlerin desteklenmesi gerektiği belirtildi. Sorunun çözümü için ise şu önlemler sıralandı: – Cephe sıva kaplanabilir. – Sıva+taş+tuğla derzli bırakılabileceği müşterek bölgesel müdahale planı oluşturulabilir. – Yapının farklı dönemlerini ifade etmek için mermer kısımda tamamlama yapılabilir. – Şeffaf koruyucu sürülebilir. (Ancak bu yöntemin uzun vadede uygun olmadığı düşünülüyor.) ‘Yapıyı zor günler bekliyor’ Mimar Sinan Genim, Ayasofya’nın dış cephe sıvalarının kazınmasıyla ilgili şunları söyledi: “Binaların korunması için sıvanması şarttır. O sıva, yağmura, kara ve tabiat şartlarına karşı taşıyıcı sistemi korur. Sıvanın kazınması, yapının göz göre göre risk altına sokulması anlamına geliyor. Bilim adamı olduğunu iddia eden bu kişiler ne halt ettiklerinin farkında değiller. Sökülen sıvalar acilen sıvanmalı. Aksi takdirde Ayasofya’yı zor günler bekliyor.”

Kaynak: insaathaberleri.net

Kategoriler:Haber Etiketler:,

10 soruda çılgın proje ile ilgili merak ettiğiniz herşey

Nisan 30, 2011 1 yorum

Başbakan Erdoğan’ın ‘İstanbul’da iki yarım ada ve bir ada oluşturulacak. Karadeniz ve Marmara arasına yaklaşık 45-50 kilometre uzunluğunda bir kanal yapılacak’ diyerek açıkladığı ‘Çılgın proje’nin 10 milyar doların üzerinde bir maliyeti bulunuyor.

PROJENİN ADI NE?
Kanal İstanbul

ÖZELLİKLERİ NE OLACAK?
UZUNLUK: 45 – 50 kilometre
DERİNLİK: 25 metre
GENİŞLİK: 145-150 metre
TABAN GENİŞLİK: 120 metre

ULAŞIM ÖZELLİKLERİ:
En büyük gemiler geçebilecek

NE ZAMAN BİTECEK?
Etüt çalışması 2 yıl sürecek. Etüt sırasında bazı değişikliklere uğrayacak. Kesin tarih yok, Etüdün ardından 8-10 daha sürmesi bekleniyor, hedef 2023…

MALİYETİ NE OLACAK?
Henüz belli değil. Ancak tahmini rakamın 10 milyar doları geçeceği belirtiliyor…

İSTANBUL’UN COĞRAFYASI NASIL DEĞİŞECEK?
İstanbul’dan iki deniz geçecek, artık İstanbul’da iki yarım ada, bir ada olacak

ULAŞIMI NASIL ETKİLEYECEK?
- Kara ve deniz yolu kesintiye uğramayacak

- Üçüncü Köprünün bağlantı yolları kanalın üzerinden geçecek.

ÇIKARILAN TOPRAK MİLYARLARCA TON TOPRAK NE OLACAK?
Büyük bir havalimanı ve liman yapımında kullanılacak. Kullanılmayan madenlere gönderilecek.

HEDEF NE?
- İstanbul Boğazı’ndan geçmek için bekleyen gemilerin maliyeti yıllık 1.4 milyar doları buluyor, bu maliyet ortadan kalkacak.

- Tanker kazalarının önüne geçilmesi hedef ancak, kanal yine İstanbul’un ortasından geçecek.

ARAZİ İÇİN İSTİMLAK YAPILACAK MI?
Ağırlıklı hazine arazileri kullanılacak. Ancak istimlak da olacak.

Kayna: Arkitera

Kategoriler:Haber Etiketler:, ,

Çılgın Projenin Güzergahı

Nisan 30, 2011 Yorum yapın

Başbakan Erdoğan’ın “sır gibi saklıyoruz” dediği ‘çılgın proje’nin güzergahı iktidara yakın medyada yer aldı. 7 ay önce Today’s Zaman gazetesinde yer alan projenin güzergah bilgileri bu sefer Akit gazetesinde okurlara sunuldu.

Akit, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, önceki gün açıkladığı ve İstanbul’a ikinci bir boğaz daha açılmasını sağlayan ‘Kanal İstanbul’un güzergahına ilişkin çok önemli bir haritaya ulaştı.

İŞTE O GÜZERGAH
İstanbul Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulları Arasındaki Görev Alanlarının Düzenlenmesine yönelik haritada; ‘Kanal İstanbul güzergahının başlangıç noktası Yalıköy, bitiş noktası ise Alipaşa olarak gösteriliyor.

Kurulun haritasında görülen kanal güzergahı; Yalıköy’den başlayarak Belgrat’ta bulunan Anastasıus Surları(I), Karaman Dere sınırı, Çatalca’da bulunan Gümüşpınar ve Devlet Ormanları, İhsaniye’de bulunan İkigöz ve Kocakuyu Mağaraları, Bekirli, Kurfallı, Fener’de bulunan Anastasıus Surları(II), Küçük Kılıçlı’dan geçiyor ve Alipaşa’da sona eriyor. Kanal İstanbul’un bitiş noktasının doğusunda Mimar Sinan Köprüsü bulunuyor.

ALANLAR BELİRTİLMİŞ
Kurul haritasında; ilçelerde yer alan, Kentsel ve Arkeolojik SİT Alanları, Kentsel ve Tarihi SİT Alanı, Arkeolojik SİT Alanı, Koruma Alanları, Tecrit Alanları, Arkeolojik Park Alanları, Antik Kentler, Yanıcı Parlayıcı Depolar ve Göller açıkça belirtilmiş. Söz konusu haritanın, AK Parti iktidara geldikten sonra hazırlandığı ifade ediliyor.

KANAL’IN GÜZERGAHININ ALANI 1. NUMARALI KURULDA
‘Kanal İstanbul’un güzergahında yer alan yerler, İstanbul 1. Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü’nün görev alanında yer alıyor. Kurulun görev alanında Arnavutköy, Avcılar, Çatalca, Gaziosmanpaşa, Beylikdüzü, Büyükçekmece, Esenyurt, Silivri ve Sultangazi ilçeleri yer alıyor.

AVRUPA YAKASI İKİYE AYRILACAK
‘Kanal İstanbul’ projesiyle Karadeniz’den Marmara’ya ikinci bir boğaz daha açılacak. Çatalca-Silivri bölgesinde yer alacak kanalla birlikte, İstanbul’un Avrupa yakası ikiye bölünecek. Böylece, kanalın İstanbul tarafı, Boğaz’a kadar büyük bir ada haline gelecek. Asya yakasının yanı sıra kanalın Trakya’da kalan bölümü de yarımada olacak.

BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ’NİN PLANLARINDA DA GEÇİYOR
-
 İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin 1/100.000 Ölçekli İstanbul Çevre Düzeni Planı’nda da görülen bu güzergahın geçmişi yaklaşık 1000 yıl öncesine kadar uzanıyor. Güzergah üzerinde bulunan Anastasius Surları’nın Karadeniz ve Marmara’yı birleştirmek için yapıldığı biliniyor. Bu surların güzergahını takip eden hattın Kanal İstanbul projesi için en kestirme yer olduğu konuşuluyor.

‘Kanal İstanbul’ projesiyle Karadeniz’den Marmara’ya ikinci bir boğaz daha açılacak. Böylece, kanalın İstanbul tarafı, Boğaz’a kadar büyük bir ada haline gelecek. Asya yakasının yanı sıra kanalın Trakya’da kalan bölümü de yarımada olacak.

Kaynak: Gazeteport

Kategoriler:Haber Etiketler:, ,

Müteahhitlik Karneleri Ve İş Bitirme Belgelerinin 2011 Yılına Ait Değerlendirme Katsayıları

Nisan 28, 2011 Yorum yapın

1/1/2011 tarihinden itibaren, Müteahhitlik Karneleri ve İş bitirme Belgeleri için geçerli katsayılar aşağıda belirtilmiştir.

A) Tespit olunan bu katsayılar 1/1/2012 tarihine kadar uygulanacaktır.

B) 1/3/1981-28/2/1982 arasındaki tarihleri taşıyan (bu tarihler dahil) ve geçerliliğini muhafaza eden müteahhitlik karneleri miktarı, grubu aynı kalmak şartıyla; 23.545,487 ile çarpılacaktır.

C) 1/3/1982-31/12/1982 arasındaki tarihleri taşıyan (bu tarihler dahil) müteahhitlik karneleri miktarı, grubu aynı kalmak şartıyla; 19.577,636 ile çarpılacaktır.

D) Kuruluşlarca iş bitirme belgelerinin ve müteahhitlik karnelerinin değerlendirilebilmesi için 1/1/2011 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere aşağıda tespit olunan katsayılar uygulanacaktır.

Yıllar

2011 yılında uygulanac ak katsayılar

53′den önceki yıllar

1.671.917,686

1954

1.508.079,331

1955

1.335.603,300

1956

1.094.213,531

1957

957.234,704

1958

875.604,038

1959-1966

743.798,792

1967

674.802,073

1968

619.429,519

1969

590.064,523

1970

550.691,617

1971

495.452,038

1972

419.896,726

1973

371.442,759

1974

275.686,584

1975

219.844,529

1976

187.514,922

1977

137.544,197

1978

98.356,390

1979

72.823,555

1980

34.017,279

1981

23.545,487

1982

19.577,636

1983

17.018,386

1984

13.615,253

1985

9.385,790

1986

6.797,917

1987

5.239,652

1988

3.483,400

1989

2.113,256

1990

1.281,818

1991

822,511

1992

493,923

1993

297,951

1994

178,511

1995

81,140

1996

44,955

1997

23,092

1998

13,381

1999

8,637

2000

5,223

2001

4,266

2002

2,577

2003

1,981

2004

1,707

2005

1,529

2006

1,442

2007

1,287

2008

1,208

2009

1,104

2010

1,076

2011

1,000

Japon’ların çılgın projesi: Duraklarda durmadan devam ederken yolcu indirip bindiren tren projesi (Video)

Nisan 28, 2011 1 yorum
Kategoriler:Video Etiketler:, , , ,

Çılgın Proje İle İlgili İnşaat Mühendisleri Odası’nın Basın Açıklaması

Nisan 28, 2011 Yorum yapın

İnşaat Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi Başkanı Cemal Gökçe Çılgın Proje ile ilgili bir açıklama yayınladı. Projenin, bir planın projeye uydurulması olmasından yakınan ve projede insanın özne olarak yokluğuna vurgu yapan Gökçe’nin açıklaması şöyle:

Birkaç haftadır konuşulan ve Başbakan tarafından açıklanan “İstanbul’a çılgın proje” nin ne olduğu açıklandı. Bu proje bizi yanıltmadı. Beklediğimiz bir açıklama başbakan tarafından yapıldı.

Bu kanal tek başına bir kanal projesi olmayacak, yeni bir kentin oluşmasına da katkı sağlayacak bir projedir. Bu projenin yapılmış olması ve 3. köprü ile bağlanması İstanbul’un kuzeyinde yeni  bir rant alanının ortaya çıkmasına önemli ölçüde katkı sağlayacak.

Her nedense biz planlamayı bıraktık, bir projeci bakış noktasına geldik. İki yıl önce İstanbul’un 1/100000 lik il çevre düzeni planı yapıldı, 450 uzman çalıştı. Bu planda böylesi bir öngörü yok. Akla, bilime, dayalı olmayan, bölgenin bugün gelmiş olduğu noktayı 1900’lü yılların bölgesi olarak kabul edilip “çılgın projeler” önermenin gerçekçi bir yanı yoktur.

Bu proje (plan değil) 3. köprü ile birlikte İstanbul’un kuzeyini önemli ölçüde yapılaşma baskısı altına alacak, 25 milyonluk bir İstanbul, 45 milyonluk bir Trakya yaratacak.

Bu projelerle;

  • Ekolojik denge bozulacak,
  • Orman alanları yeni bir yapılaşma baskısına girecek,
  • Su havzaları ortadan kalkacak,
  • İstanbul ve bölgenin iklimi önemli ölçüde değişecek,
  • Egzoz gazları çevreyi daha çok kirletecek, canlı yaşamı önemli ölçüde etkilenecek,
  • Bölge ve İstanbul’da yaşayanların ihtiyacını karşılayacak su kalmayacak,
  • Bölge arazisinin önemli bir kısmı yapılaşmaya açılacak, yeni rant alanları oluşacak,
  • Bugün itibariyle İstanbul’un kuzeyinde bulunan topraklarla, Karadeniz’le  Marmara arasında bulunan topraklar el değiştirecek,

Sonuç olarak,  bir proje ortaya atılıp, hadi bunu planlayın olmaz. Bir kentin, bir bölgenin planı yapılır, bu plan doğrultusunda yaşam alanları belirlenir.

Oysa sunulan bu kanal projesiyle bölgenin yapılaşmaya açılacağı ifade edilmektedir.

Açıkçası plana göre proje yapmak değil, planı projeye uydurma anlayışıdır. Bu projede insan yoktur.

Bu projede rant ve yeni zenginler yaratma anlayışı vardır.

Cemal Gökçe

İnşaat Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi Başkanı 

Çılgın Projenin Maliyeti 50 Milyar Doları Geçebilir

Nisan 27, 2011 Yorum yapın

Türkiye İnşaat Sanayicileri İşveren Sendikası (İNTES) Başkanı Şükrü Koçoğlu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın açıkladığı kamuoyunda ”Çılgın Proje” olarak adlandırılan Kanal İstanbul Projesi’nin dünyanın en büyük inşaat projesi olabileceğini belirterek, ”Bu entegre projenin maliyeti 50 milyar doların çok çok üzerinde olur diye tahmin ediyorum” dedi.

Koçoğlu, İstanbul’da bu proje ile bütün dünyanın imrendiği ciddi bir mühendisliğin uygulanacağını belirterek, ”Bütün bu mühendisliği, inşaatı hiç bir yabancıya ihtiyaç duymadan Türk firmaları yapabilir. Türkiye’de bu yapım ve mühendislik gücü var. Yüzde 100 Türk sermayesi, Türk emeği, Türk projesi olacak. Bir de bunun bu güzelliği var” diye konuştu.

Projenin salt kanal projesi olarak değil, entegre bir proje olarak değerlendirilmesi gerektiğini anlatan Koçoğlu, ”Bu, dünyanın konsept olarak gözünü dikebileceği ve büyük devlet olmanın sembolü olacak bir proje. Her devlet bunu göze alıp yapamaz, az bir maliyet değil çünkü” dedi.

Koçoğlu, proje ile birlikte tek endişesinin İstanbul’a göçün artması olduğunu kaydetti.
Projenin henüz çok yeni olduğunu, detayları belli olduktan sonra daha sağlıklı bir değerlendirme yapılabileceğini ifade eden Koçoğlu, şunları kaydetti:

”Dünyanın en büyük projelerinden birisi olacak. Bizim Irak projemiz 11,5 milyar dolar ve dünyanın en büyük 6′ncı büyük projesi. En büyük proje de yanılmıyorsam 320 milyar dolarla ABD’deki uzay üssü. İnşaat olarak bakacak olursanız bana göre dünyanın en büyük projesi Kanal İstanbul olabilir. Dubai’deki Palmiye Adası projesi 12,5 milyar dolardı. Yani bu ondan çok daha büyük bir proje. Bizim çılgın proje entegre bir proje olduğu için 50 milyar doların çok çok üzerinde olur diye tahmin ediyorum.”

-UYAR: ”İSTANBUL’UN ÇOK DAHA ÖNEMLİ SORUNLARI VAR”-

TMMOB Şehir Plancıları Odası Başkanı Necati Uyar ise yaptığı değerlendirmede, projenin uygulanabilirliğinin test edilmesi için öncelikle yerinin belli olması gerektiğini belirterek, ancak 120-140 metre genişliğinde kanal açılmasının uygulanabileceğini söyledi. Öncelikle düşünülmesi ve tartışılması gereken konunun yüksek bir maliyete sahip olacak projeden elde edileceklere değip değmeyeceği olduğunu ifade eden Uyar, şunları söyledi:

”Öncelikle proje doğada nelere neden olur, nasıl bir değişime neden olur, İstanbul’a etkisi ne olur bunların tartışılması lazım. Çünkü proje tek başına kanal projesi olarak söylenmiyor. Aynı bölgede, muhtemelen Silivri yakınlarında bir havaalanı, üstüne yeni bir kentten söz ediliyor.

İstanbul’un nüfusunun çok daha artmasına neden olacak ve İstanbul’u yaşanmaz hale getirecek spekülatif girişimin adımlarından biri olarak görülüyor.

Başbakan Süveyş ve Panama kanallarını örnek veriyor. Sorun şu ki oralarda denizde doğal bir geçiş olmadığı için yani doğal bir boğaza sahip olmadıkları için o kanallar yapılmış. Doğal bir boğazı, deniz geçişi olan bir kentte sadece buradaki gemi yükünü taşımak için açılacak bir kanal ne derece mantıklıdır.”

Böyle bir kanal ihtiyacının İstanbul için olmaz olmaz konumda bulunmadığına işaret eden Uyar, ”İstanbul’un çok daha önemli sorunları var. İstanbul’un böyle spekülatif gelişmelere neden olacak çılgın projelerden çok daha aklı başında projelere ihtiyacı var. 3. Boğaz Köprüsü gibi İstanbul’un gelişmesinde çok ciddi zararlara neden olabilecek spekülatif bir adımdır. İstanbul için gerekli bir proje değil diye düşünüyorum.”
İki ayrı yerde kent projelerinin gerçekleşeceğini ifade eden Uyar, ”Projenin diğer kısımları rant amaçlı olduğu için kolaylıkla yapılır ve gerçekleşecektir, ancak böyle bir ihtiyaç olmadığı için zaten böyle bir kanal yapılmaz. Diğerleri yapılır, kanal kalır” dedi.

-KANAL İSTANBUL PROJESİ-

Bu proje ile İstanbul’un Avrupa yakasında, şehrin batısında, Karadeniz ile Marmara Denizi’nin arasına, yaklaşık 45-50 kilometre uzunluğunda bir kanal yapılacak ve İstanbul’da iki yarımada ve bir ada oluşacak.

Projenin, yeri ve maliyeti konusunda açıklama yapılmazken sadece etüt çalışmaları tahminen 2 yıl sürecek. Kanalın su derinliği yaklaşık 25 metre, su yüzeyinde genişlik yaklaşık 145-150 metre civarında olacak. Kanaldan dünyadaki en büyük gemiler geçebilecek. Kanal İstanbul’dan günde 150-160 geminin geçmesi hedeflenirken, kanal güzergahında ağırlıklı hazine arazileri kullanılacak. Projenin etüd çalışmaları 12 Haziran seçimlerinin ardından başlatılacak.
Kaynak : http://www.ihlassondakika.com/haber_Kocoglu-Maliyet-50-milyar-dolari-gecer_372789.html?utm_source=twitterfeed&utm_medium=twitter#ixzz1KkZnKZYK

Kategoriler:Haber Etiketler:, ,

Çılgın Proje ne kadara MAL OLACAK?

Nisan 27, 2011 1 yorum

İnşaatçılara göre, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın açıkladığı “Kanal İstanbul” projesinde 152 milyon metreküp hafriyat çıkacak ve kanalın kaba inşaatının yapımı için 7 milyon 875 bin metreküp beton kullanılması gerekecek.

AA muhabirinin edindiği bilgiye göre, yapılan hesaplamalara göre, düz bir zemin olduğu varsayıldığında, 40 kilometre uzunluğunda, 25 metre derinliğinde ve 150 metre genişliğinde bir kanal kazınlıp ortadan kaldırıldığında ortaya 152 milyon metreküp hafriyat çıkıyor. Bu hafriyatın da oradan çıkarılıp boşaltmanın maliyeti yaklaşık 4,5 milyar lira. Kanalın kaba inşaatının yapımı için ise 7 milyon 875 bin metreküp beton kullanılması gerekiyor. Bunun da maliyeti 788 milyon lira. Yine kullanılacak 1 milyon 395 bin ton demirin maliyeti 2 milyar lira olarak hesaplanıyor. İnşaatçılara göre, bunların hepsi bir araya getirildiğinde, ışıklandırma ve diğer maliyetlerle birlikte projenin toplam maliyetinin yaklaşık 10 milyar lira olacağı tahmin ediliyor.

İnanlar İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Serdar İnan, çılgın projenin her tarafını desteklediğini, ancak detaylarda hata olabileceğini, detaylarda doğru gitmek gerektiğini belirtti. 2008 yılında kendisinin “Haliç’i Karadeniz’e bağlayalım, Karadeniz’deki kömür ocaklarını da göl haline getirelim ve ikinci boğaz yaratalım’ beyanatı olduğunu anımsatan İnan, Başbakan’ın açıkladığı Kanal İstanbul projesinin Türkiye’ye ve İstanbul’a değer katacağını söyledi. İnan, “yabancıya satışı başlatmamız ve bu kanallar üzerinde yapılacak

lüks konutları da yabancılara satmamız lazım. Türkiye’nin ne büyük madeni ne petrolü var. Bizim elimizde turizm ve insanların yaşamak istediği gayrimenkullerimiz var. Bunun yabancılara satışını ön plana almamız lazım. İspanya’yı İspanya yapan Araplara sattıkları 400 milyar avroluk gayrimenkul. O kanalın yapma hakkını bana verin size 30 milyar dolar ödeyeyim’ dedi.

Projenin kendi kendisini finanse edebilecek bir proje olduğunu ifade eden İnan, “Bir kaç yüz milyar dolar para getirebilecek proje. Boğazda bugün 30 milyon dolara satılan evler var, ikinci boğazda da o fiyatlara ev satılabilir. Şu anki boğazdan çok daha güzelini bile yapabiliriz” diye konuştu. Projenin tamamlanmasının 10-15 seneyi bulabileceğini belirten İnan, Türkiye’nin dış borcunu bu proje ile ödeyebileceğini kaydetti.

“DEVLETİN MALI DEĞERLENECEK”

Aşçıoğlu İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Yaşar Aşçıoğlu da “Beni heyecanlandıran proje oldu. İstanbul ve Türkiye için çok önemli proje. Proje hayata geçtiğinde İstanbul’un şekli, şemali değişeceği gibi yapı anlayışı da değişecek, yeni merkezler oluşacak. Başbakan’ı tebrik ediyorum” dedi.
Projeyle ilgili etüt çalışmalarının 2 yılda tamamlanmasının kendisine biraz uzun geldiğini, bu sürenin kısaltılması gerektiğini söyleyen Aşçıoğlu, projenin devlete sıfır maliyeti olacağını düşündüğünü belirtti. Aşçıoğlu, “Başbakan ‘genellikle devlet arazilerinin yoğun olduğu yerlerden geçmeye gayret göstereceğiz’ dedi. Bu ikinci boğazın maliyetini karşılar ve geçer. Yatırım oralara kayacak. Devletin malı değerlenecek” dedi. Projede sadece hafriyat bulunduğunu, proje tamamlandıktan sonra 25 kilometrelik yerin hafriyatının 1-1.5 yılda bitebileceğini kaydetti. (AA)

Kaynak: http://www.1insaat.com/tribe/textdetail?id=61255

Kategoriler:Haber Etiketler:, ,

Libya mağdurları, işsizlik maaşından habersiz

Nisan 26, 2011 1 yorum

Türkiye İş Kurumu, kısa dönem çalışma ödeneğini Libya’daki olaylar sebebiyle işsiz kalanlara da vermeye hazırlanıyor. Aylık 800 lirayı bulacak işsizlik maaşı için şuana kadar 1.480 işçi adına sadece 11 şirket müracaat etti. Halen Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı müfettişleri mevcut başvuruları incelerken, ilk maaş ödemesinin haziranda yapılması bekleniyor.

Libya’da yaşanan iç savaş sebebiyle çok sayıda Türk firması, faaliyetlerini durdurarak Türkiye’ye döndü. Bu fabrikalarda çalışan on binlerce Türk, işsiz kalma tehlikesi yaşıyor. Libya’da çalışanların mağdur olmaması için önlem alan Türkiye İş Kurumu, bu işçilere maaş desteği verecek. Kurumun devreye soktuğu ‘Kısa Çalışma Ödeneği’ne şirketler işçiler adına başvuracak. Ancak henüz birçok işçinin bu imkândan habersiz olduğu ortaya çıktı. Buna göre Libya’da işini durdurmak zorunda kalan şirketler, Türkiye İş Kurumu’na başvurarak devletten maaş desteği alabilecek. Şu ana kadar bu haktan yararlanmak için 11 firma başvurdu. Ödenek talep edilen işçi sayısı da 1.480 oldu. Bunların bir bölümü gerekli şartları taşımadığı gerekçesiyle reddedilirken, önemli bir bölümü ile ilgili inceleme ise sürüyor. İşçi kayıtları incelendiği için kısa çalışma sorgusu zaman alıyor. Bu nedenle firmaların talepleri henüz neticelendirilemedi. Henüz Libya mağduru hiç kimseye kısa çalışma ödeneği bağlanamadı.

Kısa çalışma ödeneği, ekonomik kriz ile doğal afet halinde üretimin tamamen ya da kısmen durması halinde devreye giriyor. Devlet, bu durumdaki firmalara, ‘işçi çıkarma, maaşını devlet ödesin’ diyor. Yetkililer, mayıstan itibaren Libya mağdurlarına kısa çalışma ödeneği verilebileceğini belirtiyorlar. Şartları yerine getirenlere, aylık 800 lira civarında kısa çalışma ödeneği verilecek. Kısa çalışma ödeneği, ekonomik krizin yaşandığı 2009′da yoğun olarak uygulandı. Bu kapsamda 190 bin kişinin maaşını devlet ödedi. Bu şirketlere İşsizlik Fonu’ndan 162 milyon lira maaş desteği sağlandı. Türkiye, aynı zamanda Avrupa ülkeleri arasında kısa çalışma programlarını en etkin uygulayan ülke oldu. 2003 yılından beri uygulanan sistemden en fazla krizin yoğun etkilerinin görüldüğü 2009′da faydalanıldı. 2009′da 190 bin kişi kısa çalışma ödeneği alırken 2010′da bu rakam 27 bin 147′ye düştü. Bu yıl ise ocak ayında 2 bin 368 kişiye gerileyen ödenek alan sayısı, şubatta 548′e, martta ise 109′a düştü.

İSA YAZAR

Kaynak: http://www.1insaat.com/tribe/textdetail?id=61225

Kategoriler:Haber Etiketler:,

‘Çılgın Proje’ 500 yıllık rüya mı?

Nisan 25, 2011 1 yorum

Başbakan Erdoğan’ın 27 Nisan Çarşamba günü açıklayacağı ‘Çılgın Proje’ herkesi heyecanlandırdı.

Ünlü mimar Hakan Kıran’ın tahmini, İstanbul’a ikinci Boğaz açılacak. İstanbul nefesini tuttu Başbakan Erdoğan’ın açıklayacağı ‘Çılgın Proje’yi bekliyor. Herkes bu projenin içinde neler olduğunu merak edip tahminler yürütüyor. En güçlü iddia ise Cumhuriyetin 100. Yılı olan 2023′te açılmak üzere İstanbul’a Silivri-Çatalca hattı üzerinden yeni bir boğaz açılması…

Star Gazetesi’nden Şenol Baştakar’ın haberine göre, Taksim-Yenikapı Haliç metro geçiş köprüsü projesinin de mimarı olan Kıran, “İstanbul için bugüne kadar konuşulan projeler arasında bana en çılgını İstanbul’a yapılacak bir ikinci Boğaz geçidinin olabileği geliyor” diyor. Kıran’a göre bu proje hayata geçerse İstanbulBoğaz’ındaki deniz trafiği tamamen bu kanaldan yapılacak.Üstüne bir de köprü inşa edilecek.

Osmanlı’nın rüyası gerçek olacak

Ünlü mimar Hakan Kıran’a göre İstanbul’a açılacak ikinci Boğaz ile Osmanlı’nın hayali de gerçekleşmiş olacak. İstanbul’a yapılacak projenin özellikle eski ve gerçek İstanbul’u korumaya yönelik olması gerektiğine dikkat çeken Kıran, yapılacak her projenin sosyolojik ekonomik gibi bir çok fonksiyonu hesaplanarak oluşturulması gerektiğine dikkati çekiyor. Projenin hayata geçmesiyle tankerlerin Boğaz trafiği önemli ölçüde rahatlayacak. Yeni bir interland ve bir cazibe merkezi oluşacak. Boğazın güvenliği sağlanacak. Süveyş Kanalı’nda olduğu gibi deniz trafiğinde de ciddi bir gelir elde edilebilecek.

Hıncal Uluç telefonda dondum kaldım demişti

Gazeteci Hıncal Uluç, köşesinde gündeme getirdiği Başbakan Erdoğan’ın hayalindeki projeyle ilgili “Telefon elimde dondum kaldım. Bu İstanbul için bugüne kadar duyduğum en çılgın proje. ‘Bin proje say’ denilse aklıma gelmez. Yazsam, aylarca gündemde kalır” demişti. Başbakan Erdoğan ise daha sonra çıkan haberlerle ilgili şunları söylemişti: “AKM ve Taksim’le ilgisi yok. Benim düşündüğüm farklı bir proje. Bunların şu anda bahsettiği alanların tamamen dışında. Ama bunların “hafsalası” bunu almıyor. İnşallah onu da açıklama zamanı gelecek. Şu anda çalışmalarımız sürüyor.”

Kaynak: Arkitera.com

Kategoriler:Haber Etiketler:,

Bina inşaat maliyeti arttı

Nisan 25, 2011 Yorum yapın

Bina İnşaatı Maliyet Endeksi, 2011 yılının birinci çeyreğinde bir önceki döneme göre yüzde 4.37 arttı. Bu dönemde işçilik endeksi yüzde 2.64 ve malzeme endeksi yüzde 4.91 artış gösterdi.

Bina İnşaatı Maliyet Endeksi, 2011 yılının birinci çeyreğinde bir önceki döneme göre yüzde 4.37 arttı. Bu dönemde işçilik endeksi yüzde 2.64 ve malzeme endeksi yüzde 4.91 artış gösterdi.
Türkiye İstatistik Kurumu, 2011 Yılı Birinci Dönem Bina İnşaatı Maliyet Endeksi verilerini açıkladı. Ocak-Şubat-Mart aylarını kapsayan 2011 yılı birinci çeyreğinde 2005=100 Temel Yıllı Bina İnşaatı Maliyet Endeksi, toplamda bir önceki döneme göre yüzde 4.37, 2010 yılın aynı dönemine göre yüzde 8.44 ve dört dönem ortalamalara göre yüzde 6.62 artış gösterdi.

-İŞÇİLİK ENDEKSİ BİR ÖNCEKİ DÖNEME GÖRE YÜZDE 2.64 ARTTI-

2011 yılı birinci çeyreğinde bir önceki döneme göre işçilik endeksi yüzde 2.64 ve malzeme endeksi yüzde 4.91 artış gösterdi. Geçen yılın aynı dönemine göre işçilik endeksinde yüzde 7.32 ve malzeme endeksinde yüzde 8.79 artış yaşandı.

-2010′UN BİRİNCİ ÇEYREĞİNDE BİNA İNŞAATI MALİYETİ YÜZDE 3.49 ARTMIŞTI-

2010 yılı birinci döneminde, toplamda bir önceki döneme göre yüzde 3.49 ve bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 5.04 artarken, dört dönem ortalamalara göre ise yüzde 2.51 azalış gerçekleşmişti.(ANKA)

Kaynak: Haberx.com

Kategoriler:Haber Etiketler:,

Dünyanın En Uzun Denizüstü Asma Köprüsü

Nisan 23, 2011 Yorum yapın

10 yıllık hazırlık ve çalışmaların ardından, Çin’in ilk okyanus köprüsünün, Çin’in batısındaki Hangzhou Bay kentinde açılışı yapıldı. Yaklaşık bir buçuk milyar dolara mal olan köprü, 36 km’lik uzunluğuyla kendi özelliklerinde dünyanın en büyük deniz üstü köprüsü.

Çin’in sanayi ve finans kenti Şangay’ı Ningbo kentine bağlayan köprüde, gidiş ve geliş yönlerinde 6 şeritli olup, saatta 100 km hız yapılacak şekilde tasarlanmıştır. Günlük trafik yoğunluğuna bakılarak, ilk kullanım yılında köprüden 45000 aracın geçeceği tahmin ediliyor. İki şehir arasındaki mesafeyi 180 km azaltan köprünün, 135 milyon kişinin yaşadığı bölgenin ekonomik gelişimine çok büyük katkıda bulunacağı ifade ediliyor.

Köprünün yapımından sorumlu idari müdür Wang Yong’un yaptığı açıklamada; köprünün deniz üzerinde yapılmış en uzun köprü olması dışında, olumsuz komplike deniz koşulları, dünyadaki en yüksek deniz tabanına oturtulmuş 3 kulesi ve kasırgaların eksik olmadığı bölge şartları ile de kendine has özellikleri vardır. Çin nüfusunun %10,4′ünün yaşadığı bölgede, Çin ana sanayi işletmelerinin %22,1′i bulunmaktadır.

Çin başbakanı Lu, bu tür projelerin ülkede devam ettirileceğini, bölgesel gelişmelere önem verdiğini ve bu projeler sayesinde daha fazla turist ile dünyaya Çin kültürünü anlatmaya çalışacaklarını söyledi.

Kaynak:yapihaberleri.com

Kategoriler:Haber Etiketler:, ,
Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

Diğer 21.076 takipçiye katılın