Arşiv

Archive for the ‘Haber’ Category

Boğaziçi Su Tüneli tamamlandı

Temmuz 16, 2012 Yorum yapın

Boğaz’ın tam 135 metre altından geçiyor. Çapı altı, toplam uzunluğu ise 5 bin 551 metre. 2001 yılında başlanan Melen Projesi kapsamında geçtiğimiz günlerde tamamlanan Boğaziçi Su Tüneli sayesinde İstanbul’un içme suyu ihtiyacı karşılanacak.

Kanuni Sultan Süleyman yüzyıllar önce bir gün Mimar Sinan’a İstanbul’a su getirmenin mümkün olup olmadığını sormuş. Mimar Sinan da ona “Sultanım belki mümkündür ama altın dolu keseleri uç uca dizmek şartıyla İstanbul’a su gelebilir” diye cevap vermiş. Kanuni de suyu İstanbul’a getirmek için gerekirse keseleri uç uca değil yan yana bile dizeceğini söylemiş ve hemen ardından suyla ilgili yatırımlar yapılmaya başlanmış.

Star’ın haberine göre Kanuni ile Mimar Sinan arasında geçen bu diyalog bile İstanbul’un tarih boyunca ne kadar çok su sıkıntısı çektiğini gösteriyor. Ancak gelin görün ki yüzyıllardır var olan bu sorun son zamanlarda geliştirilen projeler sayesinde artık son buldu. Özellikle İstanbulluların can suyu projesi olarak bildikleri Melen Projesi de bunlardan biri. 2001 yılında başlanan projenin en önemli ayağı ise geçtiğimiz günlerde tamamlanan Boğaziçi Su Tüneli…

İKİ KITAYI BİRLEŞTİRİYOR

Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü’nün üstlendiği ve dünyada ilk kez iki kıtayı birleştiren bir tünel olma özelliği taşıyan bu yapı ve proje kapsamında İstanbulluların içme suyu ihtiyacı karşılanacak. DSİ 14’üncü Bölge Müdürü Mehmet Yalçın Çomoğlu yüzyıllardan beri su sıkıntısını gidermek için pek çok proje üretildiğini anlatıyor: “Roma döneminde kuyulardan ve sarnıçlardan su temin edilmiş. Bizans ise Binbir Direk Sarnıcı ile üstü açık sarnıçlar yapmış. Osmanlı’da Fatih Sultan Mehmet döneminde bakımsızlık ve şehri alan orduların tahribatı yüzünden bu sarnıçlar kullanılamaz duruma gelmiş. Dolayısıyla sadece bakım ve onarım çalışmaları yapılmış. İstanbulluların su sorununu çözmek için en köklü yatırımlar ise Kanuni Sultan Süleyman dönemine ait… 16. yüzyıl boyunca su temini şehrin ana problemi olmuş, zamanla su potansiyeli artmış. Ancak yine de 1994 yılı öncesinde su sıkıntısı yaşandığı bir gerçek… Tankerlerin arkasında bidonlarla kuyruğa girilip su alındığını hatırlıyor musunuz?. O yıldan sonra gerek Başbakan Erdoğan’ın gerekse Orman ve Su İşleri Bakanı Prof. Dr. Veysel Eroğlu’nun yaptığı yatırımlarla su meselesi çözüldü.”

BOĞAZIN 135 METRE ALTINDA

İstanbul’un şu anda mevcut su potansiyeli 1 milyar 453 milyon metreküp civarında. Nüfusun yüzde 65’inin Avrupa yakasında bulunduğunu belirten Çomoğlu su kaynaklarının çoğunluğunun Anadolu yakasında olduğunu söylüyor: “Su kaynaklarının yüzde 45’i Avrupa, yüzde 55’i Anadolu yakasında. Nüfus da Avrupa yakasında daha yoğun olduğu için mecburen su iletimi ihtiyacı ortaya çıkıyor. Bu iletim de Melen Projesi kapsamında dünyada iki kıtayı birleştiren ilk su tüneli olma özelliği kazanan Boğaziçi Su Tüneli sayesinde olacak. Boğazın altından geçen su arıtılmış şekilde musluklardan akacak ve içme suyu olarak kullanılacak.”

Boğaziçi Su Tüneli dört aşamalı Melen projesinin ilk kısmıydı ve geçtiğimiz günlerde tamamlandı. Tüm aşamalar bitince İstanbul’un uzun vadeli içme suyu ihtiyacının karşılanacağını belirten Çomoğlu, bu projede suyun 189 km mesafeden geldiğini anlatıyor: “Sakarya ile Düzce sınırını ayıran Melen Çayı’ndan Kağıthane Dağıtım Tesisi’ne kadar su geliyor. Avrupa yakasına ise Boğaziçi Su Tüneli sayesinde ulaşacak.

Beykoz ile Ayazağa arasındaki Boğaziçi Su Tüneli boğazın 135 metre altından geçiyor. Toplam uzunluğu ise 5 bin 551 metre. Ayazağa’dan çıktıktan sonra Kağıthane’de dağıtımı yapılacak. Bu tünelde önümüzdeki günlerde suyla ilgili testler başlayacak. Daha sonra ise açılışı kesinleşecek. Projenin birinci aşaması yaklaşık iki buçuk milyar TL’ye mal oldu. Tüm aşamalar tamamlandıktan sonra yılda bir milyar 77 milyon metreküp su temin edilecek. Bu proje sayesinde İstanbul’a 2060’a kadar yetecek su sağlanacak.”

Kaynak: Dunyabulteni.com

Kategoriler:Haber Etiketler:,

Depreme dayanıklı işyeri nasıl olur?

Temmuz 16, 2012 Yorum yapın

Depreme dayanıklı bir binanın öncelikle zemin etüdünün ve uygun teknikle inşasının yapılmış olması gerekiyor. Diğer önemli bir nokta da dolap, raf, çay-kahve makinası gibi devrilme riski yüksek ofis araç gereçlerinin sabitlenmesi.
GEA Arama Kurtarma Grubu Koordinatörü Umut Dinçşahin, depremlerden sonra meydana gelen zararların büyük bölümünün sadece bina yıkımlarından değil yapısal olmayan unsurlardan kaynaklandığına dikkat çekiyor. Dinçşahin’in sözünü ettiği ofislerde yapısal olmayan elemanların yarattığı tehlike kaynaklarından bazıları şöyle:
– İnce yapı elemanı olarak tanımlanan duvar kaplamaları, asma tavanlar, güvenlik filmi kaplanmamış geniş cam yüzeyler, aydınlatma elemanları, kablo taşıyıcı tavaların düşmesi, kırılması;
– Acil çıkış yollarına konulan mobilyalar veya ofis ekipmanları;
– Düşen ve devrilen eşyaların çıkış yollarını kapaması;
– Dolapların kapaklarının açılması sonucu dolaplardaki eşyaların veya klasörlerin düşmesi;
– Açık ofislerde hiçbir yere sabitlenmemiş mobilyaların devrilmesi;
– Ofislerde çok sık kullanılmayan ve düzensiz depo ve ardiyelerde bulunan niteliği belirsiz maddelerin bulunması.
Bu gibi tedbirsizlikler yaralanmalara, ölümlere, tahliye etme güçlüklerine, maddi kayıplara neden oluyor.
1999 depremi sonrasında inşa edilen bina ve işyerleri uygun inşaat tekniği ve zemin etüdlerine önem verilerek yapılsa da yapısal olmayan hasarlarla ilgili önlem hemen hemen hiç alınmıyor. AKUT Arama Kurtarma Derneği Eğitim ve Araştırma Enstitüsü Başkanı Dündar Şahin, “Küçük bir test yapmak isterseniz, pazartesi günü ofis veya fabrikanıza gittiğinizde hemen arkanızdaki dolabın sabitlenip sabitlenmediğini, kritik makina parkurunuzun sabit olup olmadığını veya çok kritik şirket bilgi ve operasyonlarının yapıldığı ana bilgisayar server’inizin durumunu kontrol edebilirsiniz” diyor.
Peki yeni binalar daima depreme dayanıklı mı oluyor? Yıldız Teknik Üniversitesi Ögretim Üyesi Doç. Dr. Zeynep Gül Ünal, bu soruya şöyle yanıt veriyor: “Deprem bölgesinde yer alan ve yeni inşa edilecek yapılara ilişkin tüm teknik tanımları içeren, Bayındırlık ve İskan Bakanlığı tarafından hazırlanan bir Deprem Bölgelerinde Yapılacak Binalar Hakkında Yönetmelik bulunmakta. Yasal olarak tüm yeni inşa edilen yapılarda bu yönetmeliğe uyma zorunluluğu var. Ama özellikle 2011 Erciş ve Van depremlerinde yıkılan yeni binalar, yapı projelerinin tasarım, uygulama ve/veya denetim aşamasında bazı aksaklıklar olduğunu acı bir şekilde gösterdi.”

Kaynak: Hürriyet İK

Kategoriler:Deprem, Haber, Pratik Bilgi Etiketler:, ,

Çamlıca’ya yapılması öngörülen Cami için 5 ayrı proje hazırlanıyor

Temmuz 16, 2012 Yorum yapın

İstanbul Çamlıca’ya yapılması planlanan cami projesi hızlandırıldı. Üsküdar Belediye Başkanı Mustafa Kara, Çamlıca’ya cami için 5 mimarın proje hazırladığını söyledi.

Avrupa ve Asya kıtasından görülmesi planlanan Çamlıca Camii projesi hızlandırıldı. Kahramanmaraş’taki Abdulhamit Han Camii’ni yapan mimar Hacı Mehmet Güner’in ardından 4 ayrı mimar ekibi daha çalışmalara başladı.

Modern dönemin mimari özellikleri taşıyacak olan cami için her ekip ayrı proje hazırlayacak.

Bu projeler ramazandan sonra akademisyen ve din otorileri tarafından oluşturulacak özel bir komisyona sunulacak. Komisyondan hangi proje onay alırsa Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın da oluruyla o caminin yapımına başlanacak.

 

Vatan gazetesinin haberine göre, cami çalışmalarını yakından takip eden Üsküdar Belediye Başkanı Mustafa Kara, yapılacak olan caminin taklit değil, özgün olmasına çok özen gösterdiklerini söyledi.

Kara, “Çamlıca özgün bir yer. Bu özgünlükte, kimseyle yarışmamalı. Ama kendi dönemimize ait bir mimari tarzımız, kendi dönemimizin bir damgası olsun istiyoruz. Yani 2000’li yıllarda Sünni İslam’ın tarifinin olduğu bir cami” dedi.

BAĞIŞÇILAR ARASINDA ÜLKER VAR 
Projeyi Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın yürüttüğünü ama camiyi TOKİ’nin yapmayacağını da kaydeden Kara, “Cami, için dernek kurulacak. Derneği, hayırseverler kuracak. Diğer camilerde olduğu gibi bağışçıları olacak. Bağışçılar arasında Murat Ülker, Mehmet Torun, Abdullah Tivnikli gibi isimler var” şeklinde konuştu.

Kaynak: NTVMSNBC

Kategoriler:Haber Etiketler:,

İstanbul’a 500 bin nüfuslu 2 şehir için ilk kazma vuruluyor

Temmuz 16, 2012 4 yorum

İstanbul’a 500’er bin nüfuslu iki şehir kurulmasına ilişkin çalışmalar son aşamaya geldi. TOKİ Başkanı, ilk kazmayı bu yıl içinde vuracaklarını açıkladı.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan İstanbul’a 500’er bin nüfuslu iki şehir kurulmasına ilişkin çalışmalar son noktaya geldi.

TOKİ Başkanı Ahmet Haluk Karabel, yıl sonuna kadar önemli adımlar atılacağını söyledi. Karabel, “Çalışmalar sürüyor. Temennimiz 2012 yılı içerisinde inşaatın başlayacağıdır. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı da çalışma yürütüyor. Bitirince TOKİ inşaatı yapacak. Modern, yaşanabilir şehirleri hizmete sunacağız” dedi.

İdarenin 550 bin sayısına ulaştığını bildiren Karabel, İstanbul’da 100 binin üzerinde konut inşa edildiğini aktardı. Hazine’ye yük olmadan kendi kaynaklarını ürettiklerini ifade eden Karabel, Kayaşehir’de 65 bin konutluk alan olduğunu söyledi.

Kaynak: NTVMSNBC

Kategoriler:Haber Etiketler:,

İstanbul’da Okulları Güçlendirecek İnşaat Firmaları Belli Oldu

Temmuz 9, 2012 Yorum yapın

İSMEP kapsamında İstanbul’daki okulların güçlendirilmesi ve onarım inşaatını kazanan firmalar belli oldu. İhaleleri Demars, Akyapı, Zeksan, Niyazi Bayramoğlu ve En-Sa kazandı

İstanbul İl Özel İdaresi İstanbul Proje Koordinasyon Birimi’nin İstanbul Sismik Riskin Azaltılması ve Acil Durum Hazırlık Projesi (İSMEP)/TÜRKİYE ihalesini kazanan inşaat firmaları belli oldu.

İstanbul’daki eğitim yapılarını güçlendirme ve onarım inşaatlarını Demars İnşaat Turizm. Tic. Ltd. Şti., Akyapı İnşaat Taah. San. ve tic. Ltd. Şti., Zeksan İnşaat Ticaret ve Sanayi Ltd. Şti., Niyazi Bayramoğlu ve En-Sa Yapı Ve İnş. Tur. Nak. Gıda San. A.Ş. kazandı.

İhale sonuçları Resmi Gazete’de yayınlandı.

Kategoriler:Haber Etiketler:, ,

Istanbul’a yapılacak 3.havaalanının yeri ve teknik özellikleri

Haziran 16, 2012 Yorum yapın

Büyükşehir Belediyesi’nin beş aylık çalışmalarının sonucunda havalimanının Karadeniz sahiline kurulmasına karar verildi.

İlk etapta 100 milyon yolcu kapasiteli düşünülen havalimanı Başbakan’ın talimatıyla 120 milyona çıkarıldı. Arnavutköy-Göktürk-Çatalca yollarının birleştiği kavşaktaki 3.500 hektarlık bölgeye yapılacak havaalanının 6 pisti bulunacak. Dış dokusu Edirne’deki Selimiye Camii’nin İslam-Osmanlı motifinden esinlenerek yapılacak havalimanının, 3. köprü ile aynı sürede bitirilmesi hedefleniyor.

5 ÖNEMLİ TESİSTEN OLUŞACAK

Yeni havalimanı; terminal binası, pistler, aktarma istasyonu, tamir tesisleri ve hangarlar ile hava taşımacılık tesislerinin bulunduğu 5 önemli tesisten oluşacak. 350 m x 1500 m’lik bir kullanım alanıyla asmakatı da olan 6 katlı bir binadan oluşacak havalimanı, 3. Köprü ve Kuzey Marmara Otoyolu ile entegre olacak.

YAP İŞLET DEVRET MODELİ

Yap-işlet-devret modeli ile yapımı planlanan havalimanı ihalesine 2013 yılı bitmeden çıkılacak. Yapımında 100 bin kişilik istihdam oluşturacak havalimanı, ayırt edici şekli ile uzaydan görülebilecek. Yeni havalimanı alt-üst yapı, ulaşımı, yolcu ve yük kapasitesi ile birlikte dünyadaki en modern ve büyük havaalanlarından biri olacak. Böyle büyük bir havaalanı kurmanın arkasında yatan en önemli etken İstanbul’un uluslararası havacılık piyasasındaki rolünü ileriye taşımak ve Ortadoğu, Avrupa ve Kuzey Afrika için bölgesel merkez haline getirmek.

2 HAVALİMANININ YILLIK YOLCU KAPASİTESİ 50 MİLYON

Zaman’dan Yasin Kılıç’ın haberine göre, İstanbul’da halen Yeşilköy’deki Atatürk ve Kurtköy’deki Sabiha Gökçen olmak üzere 2 havalimanı bulunuyor. Yıllık yolcu kapasiteleri 2011 yılı itibarıyla Atatürk Havalimanı 37 milyon ve Sabiha Gökçen Havalimanı 13 milyon olmak üzere toplam 50 milyon kişi. Atatürk Havalimanı kapasitesinin üzerinde, Sabiha Gökçen ise mevcut kapasitesinin altında hizmet veriyor. Atatürk Havalimanı’nın kapasitesini aşması ve artık ihtiyaca cevap verememesi sebebiyle yeni bir havalimanı yapımı planlanıyor.

3. KÖPRÜYLE BİRLİKTE ULAŞIMIN KOLAYLAŞAĞI BÖLGEDE

İstanbul’a kurulması planlanan 2 yeni şehir ve 3. havalimanı için 1 Temmuz-12 Kasım 2011 tarihleri arasında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Kadir Topbaş, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Mevlüt Vural ve İstanbul Metropolitan Planlama ve Kentsel Tasarım Merkezi (İMP) Direktörü, Başkan Danışmanı İbrahim Baz yönetiminde, BİMTAŞ işbirliği ve finansal desteği ile bir çalışma ekibi kuruldu. Kent planlama, kentsel tasarım, mimarlık, peyzaj mimarlığı, coğrafya, jeoloji, sosyal bilimler ve bilgisayar destekli tasarım (animasyon) disiplinlerinden oluşan bu ekip, Kent Plancısı ve Mimar Urban Green Global Yöneticisi Sidney Rasekh (AIA) başkanlığında, Proje Genel Koordinatörü Doç. Dr. Gürcan Büyüksalih ve Mimari Koordinatörü Dr. Gülhan Benli yardımcılığında çalıştı. Çalışmalar sonucunda İstanbul’da yapılması düşünülen havalimanının yeri ve özellikleri belirlendi. Arnavutköy sınırları içerisinde bulunan Tayakadın’da yapılması planlanan yeni havaalanının bu bölgede inşasında en önemli etken 3. köprü ve Kuzey Marmara Otoyolu. Bölgedeki en önemli ulaşım kararı, 3. köprü ile bağlantılı olması düşünülen bağlantı yolu. Bu otoyol, proje alanının güneyinden geçiyor. Ayrıca proje alanı içerisinde, bu yol ile bağlantılı olması düşünülen bir otoyol kavşağı bulunuyor. Kuzey Marmara Otoyolu olarak adlandırılan bu yol, İstanbul’un batı sınırında bulunan Kınalı mevkiinde TEM Otoyolu kavşağında başlıyor. Kömür ocakları mevkiinden devam ederek İstanbul boğazını bir asma köprüyle geçiyor. Daha sonra Paşaköy Mevkii’nden geçerek, Gebze civarında İzmir otoyolu ayrımına ulaşıyor. Garipçe ve Poyrazköy, Boğaz çevresinde 3. köprünün ana bağlantı noktaları. Havalimanı maksimum bir milyon nüfuslu yeni bir öneri kentle çevrelenecek.

YENİ HAVALİMANININ ÖZELLİKLERİ

5 km x 7 km boyutunda toplam 3 bin 500 hektarlık alanda kurulacak.

Havalimanıyla bağlantılı 1.100 hektarlık ileri teknoloji endüstri ve ticaret alanı bulunacak.

Uçuş yolları sesi en aza indirgeyecek şekilde konumlanacak.

Terminal binası yeşil bina olarak tasarlandı.

Cam zarf kullanımı, terminal binasının ortasında maksimum gün ışığı girişi sağlayarak yapay aydınlatma ihtiyacını azaltıyor.

Terminal binası elektrik kullanımını en aza indirgemek üzere maksimum derecede kullanan ‘akıllı bina’ olacak.

Elektrik ve ısıtma ihtiyaçları, havalimanının ürettiği çöplerin çoğu kullanılarak merkezi ısıtma ve güç üretim birimiyle karşılanacak.

Havalimanının 5 önemli tesisi bulunacak; terminal binası, pistler, aktarma istasyonu, tamir tesisleri ve hangarlar ile hava taşımacılık tesisleri.

350 m x 1.500 m’lik bir kullanım alanıyla asmakatı da olan 6 katlı bir bina, düşük seviyede varış ve ikinci bir seviye de havalanma seviyesi olmak üzere toplam 4 terminal, yetkililer ve yönetimin kullanımı için asmakat bulunacak.

Büyük bir alışveriş tesisi, üst 3 katta 5 yıldızlı oteller, ticari ofis binaları, ticari fuar alanı bulunacak.

Uluslararası finans ve ticari işlemler için ‘özel ekonomik bölge’ kurulacak.

Rüzgarın hızını asgariye indirecek bir aerodinamik şekilde tasarlanacak.

Dış dokunun tamamı elektrik kullanımının karşılanacağı, güneş kolektörü görevi yapacağı galvanik dokuyla kaplanacak.

Havalimanına ait jumbo-jetlerin iniş ve kalkışlarına uygun 3,5-4 km uzunluğunda Karadeniz’e paralel olan 4 pist ve Karadeniz’e dik uzanan 2 pist olmak üzere toplam 6 pist bulunacak.

Uçuş yolları direkt olarak önerilen kentin üzerinden uçmayı önleyecek şekilde konumlandırılacak.

Terminal, raylı sistem aracılığı ile Taksim’e bağlanacak. Bu raylı sistem, eski demir yolu hattının güzergâhından geçirilecek. Toplu taşıma aracılığıyla İstanbul’un tüm bölgelerinden ulaşım sağlanacak. Taksim’den havalimanına 15 dakikada ulaşılacak.

Yüksek hızlı tren, havalimanındaki aktarma istasyonunda sonlanacak. Buna ilaveten, aktarma istasyonunda Havaalanı Metrosu, Boğaz’dan üçüncü geçişi sağlayan raylı sistem, HavaRay, kent merkeziyle bağlantıyı sağlayan otobüs hatları ve otopark bulunacak.

Kaynak: Ensonhaber.com

Kategoriler:Haber Etiketler:, ,

Artvin’den Samsun’a, 3 kilometreye 1 HES düşüyor

Haziran 16, 2012 Yorum yapın

Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Orman Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Oğuz Kurdoğlu, Artvin’den Samsun’a, 3 kilometreye 1 HES düştüğünü söyleyerek, “Hiçbir ekosistem bunu kaldıramaz” dedi.

Trabzon- KTÜ Çevre Sorunları Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından, KTÜ Prof. Dr. Osman Turan Kültür ve Kongre Merkezi’nde 5 Haziran Dünya Çevre Günü dolayısıyla, 200 kişilik salonda düzenlenen ”Çevre” konulu paneli 17 kişi izledi.

KTÜ Çevre Sorunları Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Burhan Sadıklar, paneli izlemeye gelenlere teşekkür etti.

Yrd. Doç. Dr. Kurdoğlu, panele gösterilen ilginin azlığına dikkati çekerek, katılımcılara gösterdikleri hassasiyetten dolayı teşekkürlerini sundu.

Türkiye’nin, pek çok kaynakta 2025 yılında su sıkıntısı çekecek ülkeler arasında gösterildiğini belirten Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Orman Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Oğuz Kurdoğlu, ”Su, sanılanın aksine son derece kıt. Dünya Sürdürülebilir Kalkınma Zirvesi’nde 2025 yılında dünyada 3 milyar kişinin su kıtlığı yaşayacağı, yani sağlıklı suya ulaşamayacağı söylenmektedir. Ülkemiz de su sıkıntısı çekecek ülkeler sınıfına giriyor. Çünkü günümüzde kişi başına yıllık bin 430 metreküp yıllık kişi başına düşen su miktarı söylenirken, 2025′de bin metreküpün altına düşecek. Bunun anlamı, bin metreküp ve aşağısı dünyada su sıkıntısı çeken ülkeler demektir” dedi.

Kurdoğlu, su kıtlığı çekecek ülkeler değerlendirmesi yapılırken bu hesaplamaya HES’ler ve diğer yatırımların doğaya yaptığı tahribatların katılmadığını vurgulayarak, şunları kaydetti:

”Türkiye’de 2 binden fazla dere tipi HES yapılması planlanıyor. Artvin’den Samsun’a kadar yapılması planlanan 220 HES, 700′lere çıktı. İkizdere’de 72 kilometrelik dere üzerinde 22 HES yapılması planlanıyor. Yani 3 kilometreye 1 HES düşüyor. Hiçbir ekosistem bunu kaldıramaz. Su kaynağı sınırlı, talepler ise sonsuz. Toplumların bağımlı oldukları ekositemleri yok etmek, bir ekolojik intihardır.”

Kaynak: AA

Kategoriler:Haber Etiketler:,

Libya’daki Müteahhitlere Ödemeler Başlıyor

Haziran 16, 2012 1 yorum

Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, Libya’daki Türk müteahhitlerinin bekleyen hakediş ödemelerine başlanacağını belirterek, “Libyalı muhataplarımız toplamda 400 milyon dolarlık hakediş ödemelerini yapmaya başlayacaklarını ifade ettiler” dedi.

Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, Libya’daki Türk müteahhitlerinin bekleyen hakediş ödemelerine başlanacağını belirterek, “Libyalı muhataplarımız toplamda 400 milyon dolarlık hakediş ödemelerini yapmaya başlayacaklarını ifade ettiler” dedi.

Çağlayan, Libya dönüşünde uçakta gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Karma Ekonomi Komisyonu Libya Eşbaşkanlığı’na Ekonomi Bakanı Ahmet El Kaşli’nin getirildiğini söyleyen Çağlayan, “Daimi bir mekanizma oluşturduk. Görüşmelerimiz devam edecek. Bilhassa müteahhitlerimizin 2010 yılındaki faaliyetlerinden dolayı 2011 yılında vermeleri gereken beyannameleri vardı. Beyanname verme süresini, 2011’de mücbir sebep olduğu için 2012’nin Mart ayına kadar ertelediler” diye konuştu.

Kendilerinin ise bu ertelemenin 2012 senesi sonuna kadar olmasını talep ettiklerini ifade eden Çağlayan, “Asıl müteahhitlerin bekleyen hakedişleri vardı. Hakediş ödemelerine başlayacaklar. Bu sevindirici bir haber. Bilhassa rekabeden (Libya Sayıştayı) geçmiş ve rekabede bekleyen hakedişleri ödemeye başlayacaklarını ifade ettiler. Şu anda 215 milyon dolar rekabeden geçmiş, onaylanmış hakedişler öncelik olmak üzere, yine rekabede incelemede olan 185 milyon dolarlık, toplamda da 400 milyon dolarlık hakediş ödemelerini yapmaya başlayacaklarını ifade ettiler” şeklinde konuştu.

-“Gaziantep ve Urfa’dan Erbil’e uçak seferi müjdesi”-

Libya’da, Iraklılar’la da temaslar yürüttüğünü belirten Çağlayan, daha önce Gaziantep’ten Erbil’de uçuş talebinde bulunulduğunu anımsattı. Çağlayan, “Irak Ulaştırma Bakanı ile görüştüm. Bu talebi memnuniyetle karşıladı. Bununla ilgili bir yazı yazacağım. Bu yazıda da haftanın 4 günü Gaziantep’ten Erbil’e, haftanın 3 günü de Şanlıurfa’dan Erbil’e Türk Havayolları seferlerini başlatacağız. Bilhassa Gaziantep, Irak’a ihracat konusunda son derece önemli” şeklinde konuştu.

-Türk firmaların çatışmalar sırasında kaybolan makine-teçhizatı-

Bakan Çağlayan, çatışmalar sırasında bazı Türk firmalarının kaybolan makine, teçhizatlarıyla ilgili bir işlem yapılıp yapılmayacağına ilişkin bir soruyu da, şöyle yanıtladı:

“Bu konuyu da konuştuk. Biz bugüne kadar bunları çok fazla dillendirmemiştik. Bu konuda bir teknik ekip kurulmasını istedik. Olumlu baktılar. O ekibe müteahhitler de katılacak. Firmalarımızın uğradığı zarar-ziyan tespit edilecek. Firmalarımız da uğradıkları zararı belgeye bağlasın. Bu zararların raporlarını tuttursun. Makine-teçhizatları ve şantiyelerinde yağmalamalar olmuştu.”

-Teşvik Sisteminde sona gelindi-

Teşvik Sistemi çalışmalarında son noktaya gelindiğini hatırlatan Çağlayan, bu konuda sivil toplum kuruluşlarından gelen bütün talepleri tek tek incelediklerini söyledi.

Çalışmalar tamamlandıktan sonra konunun Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a arz edileceğini belirten Çağlayan, “Sayın Başbakanımızın konu üzerindeki görüşlerini ve önerilerini aldıktan sonra, ümit ediyorum Şubat ayının en geç ikinci haftası Sayın Başbakanımız tarafından yeni teşvik sistemimizi kamuoyuna açıklamış olacağız” diye konuştu.

Türk ihracatçısının artık hamallık yapmayacağını söyleyen Çağlayan, şunları söyledi:

“Yüksek teknoloji, yüksek katma değer olmazsa olmazımız. Hem zihinsel bir dönüşüm hem de sanayi üretim yapımızı ve ihracat yelpazemizi de değiştiriyoruz. Sanayici de, ihracatçı da bu konuda hemfikir.

Bununla beraber, bilhassa bölgesel teşvikler anlamında geri kalmış yörelerimizi zıplatacak bir anlayış, düşünce ve hazırlık içindeyiz. Buralarda işgücü maliyetlerinin ciddi anlamda düşebileceği hazırlıklar yapıyoruz. Gerek vergi gerek sosyal güvenlikle ilgili çalışmalar yapıyoruz.”

Kategoriler:Haber Etiketler:,

Istanbul’da 3 Aylik Trafik Cilesi Baslıyor

Haziran 16, 2012 Yorum yapın

18 Haziran pazartesi günü geceyarısı Fatih Sultan Mehmet Köprüsü, Haliç Köprüsü ve Ayamama Deresi’nde asfalt ve ıslah çalışmaları başlatılıyor. Çalışmalar 17 Eylül’e kadar sürecek.

Karayolları 1. Bölge Müdürü Mehmet Karaman’ın açıklamasına göre, 24 saat 3 vardiya sürecek çalışmalarda FSM’nin her etapta 3 şeridi kapatılacak. İlk çalışma Avrupa yakasından Anadolu yakasına geçişte yapılacak. Karşı yönden ek şerit uygulaması yapılacak. Haliç Köprüsü’nde önce yan köprülerde çalışmalar başlatılacak.

Boğaziçi Köprüsü’nde bu yıl çalışma yapılmayacak.

Kategoriler:Haber Etiketler:,

3.Köprünün Yapımı ve İşletmesi İçin Verilen Teklif Maliyetini Karşılayacak mı?

Haziran 4, 2012 Yorum yapın

Üçüncü Köprü’nün yapımı ve işletmesi için verilen 10 yıl 2 ay 20 günlük teklifin, 4.5 milyar liralık maliyeti karşılamayacağı ileri sürülüyor

İSTANBUL Boğazı’na 3’üncü Köprü’nün yapımını da içeren ‘Kuzey Marmara Otoyol Projesi’nin Odayeri-Paşaköy kesiminin ihalesinde IC İçtaş-Astaldi’nin teklif ettiği 10 yıl 2 ay 20 günlük yapım dahil işletme süresi, “amorti” tartışmalarını da gündeme getirdi.

İhaleyi kazanan ortaklık ile Cengiz İnşaat-Kolin İnşaat-Limak İnşaat-Makyol İnşaat-Kalyon İnşaat Ortak Girişim Grubu’nun verdiği 14 yıl 9 ay 4 günlük teklifin arasında 4 yıl 7 ay fark bulunması, yatırımın geri dönüş süresini de tartışmaya açtı. 4.5 milyar liralık (2.5 milyar dolar) inşaat maliyetini, getirinin karşılamayacağı ifade ediliyor. IC İçtaş-Astaldi ise, bu sürenin makul olduğunu vurguluyor.

İtalyan Astaldi’nin yetkilileri, Astaldi’nin kredibilitesinin yüksek olması ve İtalyan bankalarından sağlanacak kredi faizinin Türkiye’deki kredi faizlerine göre daha düşük olmasının maliyet avantajı sağlayacağını ifade ediyor.

İşletmeye 7 yıl kalıyor

IC İçtaş-Astaldi yetkilileri, önceki gün yaptığı açıklamada finansman için yerli ve yabancı bankalarla görüşüleceğini, inşaatı ne kadar kısa sürede bitirirlerse, o kadar avantajlı olacaklarını söyledi. IC İçtaş-Astaldi’ye yer teslimi yapıldıktan sonra 10 yıl 2 ay 20 günlük süre başlayacak. 2015’te hizmete açılması öngörüldüğü için sürenin 3 yılı inşaata ayrılacak. Ortaklık, 6 aylık kredi bulma süresini de aşmazsa, 7 yıllık işletme süresi kalıyor.

İtalya’dan düşük faiz

10 yıl 2 ay 20 günlük yapım ve işletme süresinin, yatırımı nasıl amorti edeceğini sorduğumuz Astaldi yetkilileri, şu açıklamayı yaptı: “14 yıl 9 ay 4 günlük teklifi veren konsorsiyum, tamamen Türk şirketklerinden oluşuyor. Türk bankalarının uyguladığı kredi faiz oranları yüzde 8-9 civarında, yurtdışında ise kredi faizleri daha düşük. İtalyan bankalarının uyguladığı faiz yüzde 4-5 seyrediyor. Kredi faizlerinin arasındaki 5 puanlık farkı hesaplarsanız, yatırımın kendini nasıl amorti edeceği ortaya çıkar. Yurtdışında İtalyan Astaldi’nin kredibilitesinin yüksek olmasını ve finansman avantajını kullanacağız. İzmir otoyol projesinde de 24 ay teklif verdiğimizde aynı şeyler söylenmişti.”

Kendi hesabımızı yaptık, piyasa faizlerini ele aldık

14 yıl 9 ay 4 günlük teklif veren Cengiz İnşaat-Kolin İnşaat-Limak İnşaat-Makyol İnşaat-Kalyon İnşaat Ortak Girişim Grubu’ndan Limak’ın Yönetim Kurulu Üyesi Ebru Özdemir, 5 firma olarak biraraya gelip maliyet hesabı yaptıklarını belirterek, “Biz kendi hesabımıza göre bir teklif belirledik. Köprüden geçecek araç sayısını da devletin verdiği garantiye göre hesapladık, daha fazlasını öngörmedik. İnşaatı ne kadara mal ederiz, gelirler, operasyon giderleri ve vergileri hesapladık. Finansman hesabını da piyasa faizleri üzerinden hesap ettik. Kazanan firma, başka türlü hesaplamıştır. İki modeli karşılaştırmak gerekir. Ancak bu tip rakamların çıkması da Türkiye için önemlidir.”

3.3 milyon liralık garanti var

İHALE kapsamında devlet 3’ncü köprüden 135 bin aracın geçmesini garanti ediyor. Köprü geçiş bedeli olarak belirlenen 3 dolar+KDV hesaplandığında, hiç araç geçmezse ortaklık devletten yılda 480 bin dolar alacak. İşletme süresinin 7 yıl olduğu da hesaplanırsa, bu rakam 3.3 milyon liraya çıkıyor.

İhaleye giren firmalar yetkin ve tecrübeli hesap yapmışlardır

TÜRKİYE Müteahhitler Birliği Başkanı Emin Sazak, ihaleye teklif veren firmaların yeterince tecrübeli firmalar olduğunu belirterek, şu değerlendirmeyi yaptı: “Tekliflerini hesaplarken de tüm detayları incelemiş ve buna göre bir rakam ortaya çıkarmışlardır. İki konsorsiyum arasındaki fark, yüzde 40 gibi yüksek gözüküyor. IC İçtaş-Astaldi, finansman avantajlarını hesap ederek böyle bir teklif vermiş olabilir. İhaleye giren tüm firmalar, hesaplarını da mutlaka doğru yapmışlardır. İlk ihaleye göre bu ihalede trafik garantisi artırıldı ve ihale iki parçaya bölündü. Böyle olunca, daha fizıbıl (kârlı) hale geldi. Şimdi bu ihalenin dışında kalan yolların yapımı da önem kazandı. O kısımın da hızlıca bitirilip, trafiğe açılacak hale getirilmesi gerekir.”

Kaynak. Hürriyet

Kategoriler:Haber Etiketler:,

Türk Müteahhitlerinin Ulaştığı Ülke Sayısı 94’e Ulaştı

Haziran 4, 2012 1 yorum

Türkiye inşaat sektörü geçen yıl yüzde 11,2 büyürken, Türk müteahhitlerin yurtdışında üstlendikleri yeni projelerin toplam bedeli 19,3 milyar dolar oldu.

2011 sonu itibarıyla faaliyette bulunulan ülke sayısı 94′e, yurtdışında gerçekleştirilen projelerin sayısı 6500′e, bunların toplam değeri ise 206 milyar dolara ulaştı.

Türkiye Müteahhitler Birliğinin 2011 yılına ilişkin İnşaat Sektörü Analiz Raporuna göre, 2011 yılının ilk çeyreğinde Türkiye inşaat sektöründe yüzde 15,3′e ulaşan büyüme, yılın izleyen dönemlerinde hız keserek, son çeyrekte yüzde 7′ye geriledi. Son çeyrekteki düşüşle birlikte yıllık inşaat sektörünün büyüme oranı yüzde 11,2 oldu. Raporda, ”yapı ruhsatları ile yapı kullanım izinlerine ilişkin rakamlar, sektörde yeni inşaatlar konusunda bir süredir varolan isteksizliğin devam ettiği, konut sektöründe ise stok eritme eğilimlerinin ağırlıklı bir yer tuttuğu” şeklinde değerlendirildi.

2012′de ekonomide büyümenin bir önceki yıla kıyasla neredeyse yarı yarıya hız kesmesi anlamını taşıyan yumuşak iniş beklendiği anımsatılan raporda, inşaat sektörünün 2012 yılındaki büyümesinin kayda değer bir oranda hız kesebileceğinin göz önünde bulundurulması gerektiği belirtildi.

Rapora göre, 2011′de yapı ruhsatı alan yapıların yüzölçümü yüzde 30,8 gibi yüksek bir oranda geriledi. Buna karşın yapı kullanma izin belgesi alan yapıların yüzölçümünün yüzde 23,4 oranında arttı. Bu durum yeni bina inşa etme isteğinin önemli ölçüde azaldığını, buna karşın sektördeki payı yüzde 60′lara ulaşan konut alanında mevcut stokların eritilmesi sürecinin hızlanarak devam ettiğini gösteriyor.

Yapı kullanma izinleri

Rapora göre, 2011 yılının 12 ayında, bir önceki yılın 12 ayına göre, belediyeler tarafından Yapı Ruhsatı verilen yapıların yüzölçümü yüzde 30,8, bina sayısı yüzde 29, daire sayısı yüzde 21,7, değeri ise yüzde 29,6 düştü.

Geçen yıl, yapı ruhsatına göre, yapıların yüzölçümü 123 milyon 639 bin 732 metrekare oldu. Bunun 73 milyon 304 bin 943 metrekaresi (yüzde 59,3) konut, 29 milyon 878 bin 273 metrekaresi (yüzde 24,2) konut dışı ve 20 milyon 456 bin 516 metrekaresi (yüzde 16,5) ise ortak kullanım alanı olarak gerçekleşti.

2011 yılının oniki ayında bir önceki yılın oniki ayına göre, belediyeler tarafından Yapı Kullanma İzin Belgesi verilen yapıların yüzölçümü yüzde 23,4, bina sayısında yüzde 18,6, değeri ise yüzde 40,9, daire sayısı yüzde 28 oranında arttı. 2011′de Yapı Kullanma İzin Belgesine göre, yapıların yüzölçümü 105 milyon 402 bin 979 metrekare oldu. Bunun 65 milyon 768 bin 222 metrekaresini (yüzde 62,4) konut, 25 milyon 377 bin 487 metrekaresini (yüzde 24,1) konut dışı ve 14 milyon 257 bin 270 metrekaresini de (yüzde 13,5) ise ortak kullanım alanları oluşturdu.

Geçen yıl belediyeler tarafından yapı ruhsatı verilen konut sayısı bir önceki yıla göre yüzde 30′a yakın gerilese de rakamlar son on yıl itibariyle 2010′dan sonraki en yüksek düzeye ulaştı. 2011′de yapı kullanma izin belgesi verilen konut sayısı da son on yılın en yüksek düzeyini göstermesi açısından önemli.

Bina inşaat maliyetleri arttı

Bina inşaat maliyetleri geçen sene bir önceki yıla oranla yüzde 12,41 arttı. 2005=100 Temel Yıllı Bina İnşaatı Maliyet Endeksi, Ekim-Kasım-Aralık aylarını kapsayan 2011 yılı dördüncü döneminde, toplamda bir önceki döneme göre yüzde 0,91, bir önceki yılın aynı dönemine göre de yüzde 13,79, dört dönem ortalamalara göre yüzde 12,41 yükseldi.

2011 yılı dördüncü döneminde bir önceki döneme göre işçilik endeksi yüzde 0,46, malzeme endeksi ise yüzde 1,04, bir önceki yılın aynı dönemine göre ise işçilik endeksi yüzde 6,24, malzeme endeksi ise yüzde 16,13 arttı.

Türk mühendisler 6 bin 500 projeye imza attı

2011 yılında Türk müteahhitler in yurtdışında üstlendikleri yeni projelerin toplam bedeli 19,3 milyar dolar oldu. 2011 sonu itibariyle faaliyette bulunulan ülke sayısı 94′e, yurtdışında gerçekleştirilen projelerin sayısı 6 bin 500′e, bunların toplam değeri ise 206 milyar dolara ulaştı.

2011 yılındaki projelerin yüzde 44,10′u Avrasya, yüzde 24,5′i Ortadoğu, yüzde 19,73′ü ise Afrika bölgelerinde üstlenildi. Geçen yıl yeni uluslararası işlerin yarıdan fazlası Rusya Federasyonu (yüzde 17,7), Türkmenistan (yüzde 17), Irak (yüzde 9,8) ve Kazakistan (yüzde 8,9) olmak üzere 4 ülkede alındı. Bu dört ülkeyi Suudi Arabistan (yüzde 6,7) ile Venezuela (yüzde 5,7) izledi.

2011 yılında en çok yeni iş üstlenilen ilk 5 pazara bakıldığında Türk müteahhitlerin 80′li yılları anımsatan bir biçimde Libya’da uğradıkları kaybı Bağımsız Devletler Topluğu ülkeleri ile Suudi Arabistan ve Irak’ta telafi etmeye yöneldikleri görüldü. Ancak yıllık üstlenilen yeni iş hacminin 2010 yılında 22,3 milyar dolar olduğu ve bunun içinde Libya’nın yüzde 12,3 gibi bir payla ikinci geldiği dikkate alındığında bu çaba ancak belirli ölçüde etkili olabildi.

Raporda, 2007 ve 2008 yıllarında 24-25 milyar dolar düzeylerine kadar yükselen bu tutarın 2009 ve 2010 yıllarında 22 milyar dolara gerilemesinin en önemli nedeni küresel kriz olarak gösterilirken, 2011 yılındaki toplam yeni iş tutarının 2006′dan bu yana ilk kez olmak üzere 20 milyar dolar eşiğinin de altına düşmesine yol açan bir numaralı etken Libya krizi olduğu ifade edildi.

Kategoriler:Haber Etiketler:

İşte 3.Köprü Güzergahı

Mayıs 29, 2012 Yorum yapın

Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, İstanbul’da 3. Boğaz Köprüsü’nü de içeren Kuzey Marmara otoyolu projesini açıkladı. Yıldırım, üçüncü köprünün Garipçe ile Poyrazköy arasında inşa edileceğini söyledi.

İstanbul’a yapılacak 3. köprünün bir diğer özelliği, 1275 metre uzunluğunda olarak planlanan köprü ayakları arasındaki mesafeyle, dünyanın en büyük dokuzuncu asma köprüsü olacak olması.

İŞTE 3. KÖPRÜ GÜZERGAHI           

 

Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, “Kuzey Marmara Otoyolu, İstanbul’un  batı sınırında, Kınalı mevkisinde TEM Otoyolu Kavşağı’ndan başlamakta, kömür  ocakları mevkisini kat etmekte, İstanbul Boğazı’nı ise 1275 metre ana açıklığı  olan bir asma köprü ile geçmektedir” dedi.

İşte Yıldırım’ın açıklamaları:

Boğaz geçiş noktaları Garipçe ve Poyrazköy mevkiidir. Çevre yolu bölümü ise malum Anadolu yakasında ve Avrupa yakasında olmak üzere iki bölümden oluşmaktadır. Kınalı odayeri, asya yakası paşaköy Akyazı, köprü ile birlikte yapılacak çevre yolu bölümü ise odayeri, paşaköy, poyrazköy, garipçe kesimidir. Toplam 260 km anayol ve buna bağlı bağlantı yollarında oluşmaktadır. Yaklaşık maliyet 6 milyar dolar civarındadır, kamulaştırma bedeliyle birlikte.

 

Seçilen güzergahın tercihinde öne çıkan kriterlerden de bahsetmek istiyorum. Yeşil alanların korunması için İstanbul Boğazı ve yakın çevresinden şehir içine doğrusal bağlantılar projede asgari ölçüde bulunmuştur.

Belgrad ormanları, fatih ormanları, polonezköy milli park gibi orman alanlarıyla tarihi yerlerin korunması temel hedef olarak benimsenmiştir. Kamulaştırma maliyetinin yüzde 75 oranında daha düşük olması dikkate alınan diğer bir kriter olmuştur.

Kuzey Marmara otoyolu İstanbul’un batı sınırında 41 derece enlem 28 derece boylamında bulunan kınalı mevkiinde TEM Otoyolu kavşağında başlamakta, kömür ocakları mevkiini katetmekte, İstanbul boğazını ise 41 derece enlem 29 derece boylamla bir asma köprüyle geçmekte, daha sonra paşaköy mevkiine ulaşarak, 40.8 derece eylem 29.4 derece boylamda Gebze civarında İzmir otoyolu ayrımına ulaşmaktadır.

İstanbulumuz tarihte olduğu gibi bugünde sosyal kültürel ekonomik hareketleriyle bu coğrafyanın çekim merkezi olmaya devam etmektedir. 2010 avrupa kültür başkenti seçilen İstanbul sadece bununla değil, her alanda çevre şehirleri ve ülkeleri etkileyen doğal bir başkent konumunu korumaktadır.

Başta şehir içi ulaşım olmak üzere transit trafikte yaşanan gittikçe ağırlaşan sorunlara çözüm bulmak ve İstanbul şehir içi trafiğini rahatlatmanın yanı sıra, doğudan batıya, batıdan doğuya ticaretimizin yüzde 95’inin gerçekleştirildiği bu koridorda yeni bir projeyi hayata geçirmek elzem bir durum haline gelmiştir.

İstanbul’un ulaşım sorunu sadece bu şehrin değil, tüm türkiye’nin bir sorunudur. İstanbul Türkiye’nin bir özetidir. İpek yolu güzergahı üzerindeki ülkeleri de çok yakından ilgilendirmektedir. Bakü Tiflis kars demiryolu projesi, yüksek hızlı tren projesi, marmaray projesi, İstanbul modern ipek demir yolu koridorunun en önemli durağı istanbul’dur.

 

Doğrudan kamu kaynağı kullanılmayacak. Bu projeyle ilgilenen dünyanın her tarafından büyük firmalar olduğu gibi yurt içinde de ilgilenen şirketler mevcuttur. Teklif konusunda sıkıntı yaşanacağını zannetmiyorum. Bu sene içinde bütün bunları tamamlamayı hedefliyoruz. Belediyelerle birlikte çalışmamız icap ediyor.

Yüklenici firma bulunduktan sonra etap etap gerçekleşecek. En geç 3 yıl içinde birinci bölümünü tamamlamış olacağız, tamamı da 4 veya 5 senede tamamlanacak. Raylı sistem ön görmüyoruz.

1275 metre açıklığı bulunacak. Bugüne kadar açıklığı en fazla olan köprü olacak.

Eğer dikkat ettiyseniz koridor üzerinde kamulaştırılacak alanın yüzde 75’i kamuya ait. Dolayısıyla bir rant söz konusu değil. İkincisi orada bozulmuş doğal yapısı koridorun bu güzergaha oturtulması suretiyle tekrar istanbul’a kazandırılacaktır. 222 bina kamulaştırılacak. Bu orman arazisi orman anlamına gelmiyor. Bütün bu arazinin bir çok kısmı artın orman vasfını yitirmiş arazilerdir.

Kaynak: Hürriyet

Kategoriler:Haber Etiketler:,

AKM 29 Ekim 2013’te açılacak

Mayıs 24, 2012 Yorum yapın

İstanbul Taksim’deki Atatürk Kültür Merkezi’nin tadilatı için açılan ihaleyi 70 milyon lira teklifle alan Yeni Yapı-Taca Ortaklığı inşaata başlıyor. Bina, 29 Ekim 2013’e yetiştirilecek.

ATATÜRK Kültür Merkezi’nin (AKM) güçlendirme, tamirat ve tadilat işleri için yapılan ihale sonrasında ilk çalışmalara dün başlandı. Bakanlık AKM’nin tadilat işleri için 9 Nisan’da bir ihale gerçekleştirdi. 15 firmanın katıldığı ihaleyi, 70 milyon lira ile en iyi teklifi veren Yeni Yapı-Taca Ortaklığı kazandı. Yeni Yapı daha önce İstanbul Büyükşehir Belediyesi Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nin Taca İnşaat da Haliç Kongre Merkezi’nin yapımında yer almıştı. İhale sürecinin tamamlanmasının ardından dün şirkete yer teslimi yapıldı. Bakanlık, firmadan 540 gün sonra, 29 Ekim 2013’te, AKM’nin özgün yapısına sadık kalınarak restorasyonunu tamamlanmasını istedi.
AKM’nin restore edilmesi için Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Sabancı Vakfı arasında da sponsorluk protokolü imzalanmıştı. Bu doğrultuda restorasyon sürecinde Sabancı Vakfı 30 milyon lira katkıda bulunacak.
Mahkemelik olmuştu
Haziran 2008’de boşaltılan AKM için Temmuz 2009’da ihale yapıldı. Tadilatın başlangıç tarihi 1 Ocak 2009 olarak belirlendi. 1 Ekim 2009’da biteceği açıklandı. Temmuz 2009’da, Tabanlıoğlu Mimarlık Bürosu’nun hazırladığı projenin uygun olmadığı gerekçesiyle Kültür Sanat-Sen’in açmış olduğu dava çerçevesinde, mahkeme yürütmeyi durdurma kararı verdi. Kültür Bakanlığı buna itiraz etti. Üst mahkeme de yürütmeyi durdurma kararının kaldırılmasını reddetti.

Kaynak: Hurriyet

Kategoriler:Haber Etiketler:,

Dünyanın En Yüksek Kulesi Sky Tree Açıldı

Mayıs 22, 2012 Yorum yapın

Açılış gününde 634 metre yüksekliğindeki Sky Tree’yi yaklaşık 8 bin kişinin ziyaret etmesi bekleniyor.

Yetkililer, televizyon ve radyo yayınları için kullanılacak Sky Tree’nin kentin en önemli turistik yerlerinden biri olacağını söyledi.

Dünyanın en yüksek kulesi olarak Guinness Rekorlar Kitabı’na giren Sky Tree, bu unvanı Çin’deki Canton Kulesi’nden devraldı. Canton Kulesi, 600 metre yüksekliğinde.

Dünyanın en yüksek binası ise, Dubai’de yer alıyor. 828 metre yüksekliğindeki Burj Khalifa gökdeleninde 160’ı kullanılabilir 165 kat bulunuyor.

Kaynak: Hürriyet

Kategoriler:Haber, Mega Projeler Etiketler:, ,

Haliç Köprüsünde Bugün Neler Yaşandı

Mayıs 22, 2012 Yorum yapın

Sabah 09.15 sıralarında Haliç köprüsünü ile E-5 Karayolu Balat bölümüne sabitleyen bariyerlerin vidalarında kopma meydana geldi. Vidaların kopması nedeniyle köprü, yoldan yaklaşık 7-8 cm yükseldi. Araçların geçişinde sorun yaşanınca yol trafiğe kapatıldı. Karayolları Bölge Müdürlüğü çökmenin olduğu yere uzmanlar gönderdi.

Haliç Köprüsü’nün orta şeridi Balat girişinde bağlantı yerlerindeki ayrılma nedeniyle Mecidiyeköy’e gidiş istikametinde trafiğe kapatıldı. Saat 10.00’da kapanan köprüde onarım çalışmaları başladı.

Köprüdeki ayrılma kriko yardımıyla düzeltilmeye çalışıldı. Arıza nedeniyle Edirnekapı-Okmeydanı istikametindeki (orta-eski köprü) 2 şerit trafiğe kapatıldı.

Çalışmalar sırasında trafikte uzun kuyruklar oluştu. Çalışma yapılan Haliç Köprüsü 18.00 sıralarında trafiğe açıldı. Ancak köprünün trafiğe açılması iş çıkış saatine geldiği için İstanbullular eve dönüş yolunda trafik çilesi yaşadı.

Kaynak: Hürriyet

Kategoriler:Haber Etiketler:,

Libya’dan Türk Müteahhitlere İyi Haber

Mayıs 17, 2012 1 yorum

Libya Maliye Bakanı Hassan Zeglam, Türk müteahhitlerin onaylanmış hak edişlerini ödemeye hazır olduklarını belirterek, alacakların yüzde 50’sini işe başlanmasının ardından ilk hak edişle ödeyeceklerini bildirdi.

Türkiye Müteahhitler Birliği’nden (TMB) yapılan yazılı açıklamada, TMB Başkanı Emin Sazak ve yönetim kurulu üyelerinden oluşan heyetin dün Libya’da Libya Planlama Bakanı İsa El-Tuwaıjrı, Ekonomi Bakanı Ahmet Al-Koshli ve Maliye Bakanı Hassan Zeglam tarafından kabul edildiği kaydedildi.

Görüşmelerde Maliye Bakanı Zeglam, Türkiye’yi ve Türk inşaat sektörünü uzun yıllardır yakından tanıdığını ifade ederek, son 30 yılda Türkiye’deki inşaat sektöründeki gelişmeyi memnuniyetle izlediğini, hedeflerinin Libya’daki inşaatların kalitesini Türkiye’de olduğu gibi en üst seviyeye yükseltmek olduğunu belirtti.

Türk müteahhitleri Libya’ya beklediklerini, devam eden projelerle ilgili bazı hak edişlerin onaylanmış, bazılarının ise incelenme aşamasında olduğunu vurgulayan Zeglam, ”Onaylanmış hak edişleri ödemeye hazırız. Alacakların yüzde 50’sini işe başlanmasının ardından ilk hak edişle, kalan yüzde 25’i ikinci hak edişle, son bölümünün ise üçüncü hak edişle ödenerek bekleyen ödemeleri 3 ay içinde tamamlamayı hedefliyoruz” ifadelerini kullandı.

Libya Planlama Bakanı İsa El-Tuwaıjrı de Türkiye’yi büyük gelişme gösteren Müslüman ve dost bir ülke olarak gördüklerini belirterek, şunları kaydetti: ”Libya’daki projeler ile ilgili geçmişte herhangi bir planlama yapılmamış. Devam eden projeleri için sosyal öncelikler ve tamamlanma durumlarına göre sınıflandırma yaptık. Proje bazında bütçe ve nakit akımı düzenledik. Kolay çalışma ortamı yaratarak Türk müteahhitleri Libya’ya bekliyoruz.” TMB Başkanı Sazak, 1,5 yılı aşkın süredir hiçbir ödeme almadan Libya’ya dönmek üzere beklediklerini vurgulayarak, başta banka teminat mektubu masrafları olmak üzere önemli makine ve ekipman zararları olduklarını, bu nedenle Libya’da yeniden mobilize olmak için belli miktar ödemenin işe başlanmadan önce yapılmasının önemini dile getirdi.

Görüşmelerin ardından, ”İşlerimizin başına dönme arzumuzu birinci ağızdan Libyalı Bakanlara sunma fırsatı bulduk” ifadelerini kullanan Sazak, Libya makamlarının Türk müteahhitleriyle işbirliği yapmaya hazır olduğunu belirtti

Kategoriler:Haber Etiketler:,

Türkiye’nin En Uzun Tünelinin Temeli Atılıyor

Mayıs 15, 2012 Yorum yapın

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, tamamlandığında Türkiye’nin en uzun, dünyanın da ikinci en uzun çift tüplü tüneli olacak 14.7 kilometre uzunluğundaki Ovit Tüneli’nin temelinin, 13 Mayıs Pazar günü Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından atılacağını açıkladı.

Yıldırım, yaklaşık 130 yıldır yapılması düşünülen Ovit Tüneli’nin, Karadeniz ile Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesini birbirine bağlayacağını, bölge illeri arasında ticari ve kültürel irtibatı sağlayacağını ve Rize limanını dünyaya açacağını söyledi.

Bölgeler arası ticaret ve turizmin gelişmesini sağlayacak, Doğu bloku ülkeleriyle ticaretin artmasına vesile olacak Rize-Erzurum otoyolunun acil bir ihtiyaç olduğunu kaydeden Yıldırım, Rize-İspir-Erzurum yolu güzergahında bulunan Ovit Dağı Geçidi’nde mevcut yolun standardının çok düşük olması, 2 bin 680 metre kotlarında yer alan bölgede kış mevsiminde çığ tehlikesi bulunması ve etkin kar mücadelesi yapılamaması, yolun 5-6 ay kapalı kalması gibi olumsuzluklar nedeniyle Ovit Tüneli’nin yapımının zorunlu hale geldiğini vurguladı.

Yıldırım, ”Ayrıca 7 bin 200 metrelik Kırık Tüneli’nin de yapılmasıyla Kuzey-Güney koridoru üzerinde, İspir-Erzurum arasındaki mevcut güzergah da yaklaşık 30 kilometre kısalacak ve böylece, Doğu Karadeniz ile Doğu Anadolu Bölgesi kesintisiz bölünmüş yolla birbirine bağlanmış olacak” dedi.

Tünel tamamlandığında; ‘Karadeniz Bölünmüş Yolu Projesi’ kapsamında Fatsa-Perşembe ilçeleri arasındaki 42 kilometrelik yolu 23 kilometreye düşürecek Hapağan Tüneli, 3 bin 777 metre uzunluğu ile Türkiye’nin en uzun 2. tüneli olacak.

AA

Kategoriler:Haber, Mega Projeler Etiketler:,

Bu evde herşey baş aşağı!

Mayıs 9, 2012 Yorum yapın

Polonyalı mimarlar Irek Glowacki ve Marek Rozanski’nin tasarladığı ve inşası 8 ay süren Avusturya’nın Terfens kasabasındaki evde her şey baş aşağı duruyor.

Ev, bölgeye turist çekmek için geliştirilen bir projenin parçası olarak inşa edildi.

Evde çocuk odası, banyo, oturma odasının yanı sıra garaj da ters olarak inşa edilmiş

Ev, turistlerden yoğun ilgi görüyor.

Kategoriler:Haber, Mega Projeler Etiketler:,

Istanbul’da 3.havalimanının yeri belirlendi, ihalesi bu yıl yapılacak

Mayıs 9, 2012 Yorum yapın

Yeri belirlendi 3. havaalanı ihalesi bu yıl yapılacak. BAKAN Yıldırım “Atatürk Havalіmanı’ndakі yoğunluğun gidеrilmеѕi іçіn ne türlü tedbirler alınıyor?” şeklindeki bir soru üzerіne, trafiğin iyileştirilmesi іçіn hava vе рark tarafında iуilеştirmеlеr уaрtıklarını anlattı. Daha fazla yolcu uçak bileti ile ucuz uçak bileti bulabilecek.

Yıldırım, ѕözlerini şöуle sürdürdü: “Trаfik 4 kat artmış. Atatürk Havalimanı kaldırmaѕı gеrеkеn trafiğin yüzdе 50’dеn fаzlаsını yapıyor şu anda. Geсіkmelerіn bir kıѕmı parkla ilgili. Park için aѕkeriyenin kullandığı аlаnı kullаnаcаğız. Ama trafik artışı o kadar acımasız kі biz buna уetişemiуoruz. Çözüm, bu sene içinde 3. hаvааlаnı için dе ihаlеyе çıkacağız. Yerі belіrlendі.”

Şаrtlаrı azalttık, teklifler arttı

Bakan Yıldırım, önceki gün yapılan 3. köprü ihalesiyle ilgili bir soru üzerine dе ihalе için doѕyа alan 13 firmа olduğunu, 6 tеklif gеldiğini ve bunlardan 4’ünün geçerlі saуıldığını hatırlattı. İhale öncesіnde prоjenin kаpsаmını dеğiştirdiklеrini, 10 milyar liralık projeyi, 4-4.5 milуar lіralık bir projeуe dönüştürdüklеrini belіrten Bakan Binali Yıldırım, şöyle devam etti: “Projenin hacmini küçülttük. Köprüyü ve 100 kilometrelik otoyolu aldık, diğerlerini kendіmіz üstlеndik. İkinci olarak araç garantіlerіnі bіraz artırdık. Bir dе KDV istisnаsı getirdik. Burаdа bіr vеrgі kaybı olmaуacak. Adam 4 yılda yapaсak, 4 milyаr harcayacak, 600-700 mіlyon da KDV için finanѕman bulaсak. Bu, fіnansal maliуeti yükseltiyor. Ne yаpıyor, dіyеlіm ki 10 yıl işletme süresi verdik. Oradaki KDV’dеn mаhsuр edileсek. Şіmdі bu mahsubiyеtе gerek kalmıyor. Bütün bunlаrı üst üѕte koyunca, prоje finanse edilebilir, daha kısа ѕürede yapılabіlіr hale geldi ve dоlayısıyla da teklif geldi. İhaleуe Türk firmаlаrının ilgi göstеrmеsi gururumuzu оkşadı.”

Kategoriler:Haber Etiketler:

İnşaat Mühendisliği Taban ve Tavan Puanları

Mayıs 9, 2012 Yorum yapın

2011-2012 yerleştirme sonuçlarına göre inşaat mühendisliği bölümü  taban ve tavan puanları ve  kontenjanlarına asagidaki linkten ulasabilirsiniz.

http://www.aykutozdemir.com.tr/insaat/insaat-muhendisligi-taban-ve-tavan-puanlari.html

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

Diğer 17.337 takipçiye katılın