Ana Sayfa > Haber > Libya’da İş Yapan Türk Müteahhitlik Firmaları

Libya’da İş Yapan Türk Müteahhitlik Firmaları

İlk olarak Tunus’da başlayıp, Mısır’la devam eden halk ayaklanmaları Kuzey Afrika’daki iktidarları sarsarken, isyan ateşinin yayıldığı Libya’da Türk müteahhitlik sektörü önemli işlere imza atıyor. Türk müteahhitlerinin Libya’da sadece son iki yılda 7 milyar 627 milyon 229 bin dolar tutarında 124 adet proje üstlendiği öğrenildi.

A.A muhabirinin Türkiye’nin Trablusgarp Büyükelçiliği Ticaret Müşavirliği verilerinden derlediği bilgilere göre, 2009’da ekonomisi yüzde 2,1 büyüyen Libya’nın, 2010’da yüzde 5,2 büyüyeceği tahmini yapılırken, bu yılın sonu için beklenen büyüme ise yüzde 6,1 idi.

Libya’nın ekonomik profili

Bankacılık sektörünün dışa kapalı olması ve petrol fiyatlarının yüksek seyretmesi Libya’yı uluslararası finansal krizin olumsuz etkilerinden korurken, 2010 yılı bütçesinde yıllık ortalama 45 ABD doları olarak dikkate alınan varil fiyatının, bu rakamın da üzerinde gerçeklemesiyle bütçenin 2010 yılında da fazla vermesi bekleniyor.

Hiçbir dış borcu bulunmayan Libya için kredi kuruluşları AAA-notu verirken, bu ülkede 2009 yılında 9 bin 600 ABD doları olarak hesaplanan kişi başına düşen milli gelirin, 2010 yılında 12 bin 100 ABD doları düzeyinde gerçekleşeceği tahmin ediliyor, 2011 sonunda da 13 bin ABD doları olması hedefleniyor.

2009 yılında nüfusu 6,4 milyon olan Libya’nın, 2010’da 6,5 milyon olacağı tahmin edilirken, 2011’in sonunda ise 6,7 milyona ulaşması bekleniyor.

Libya’da 2009’da yüzde 2,4 düzeyinde gerçekleşen enflasyon, geçen yıl için yüzde 4,5 tahmin edilirken, bu yılın sonunda ise yüzde 4 olarak öngörülüyor.

Dış ticaret dengesi

Libya’nın geçen yıl toplam ihracatı 52,2 milyar dolar, ithalatı ise 27,8 milyar dolara ulaştı.

İGEME’nin ”Libya Ülke Raporu”na göre, 2000-2006 döneminde Türkiye’nin Libya’dan çok miktarda petrol ithal etmesi nedeniyle iki ülke arasındaki dış ticaret sürekli olarak Türkiye aleyhine açık verdi. 2007 yılından sonra ise Türkiye, Libya’dan ithal ettiği petrolü Rusya ve İran’dan almaya başlayınca bu ülkeyle dış ticareti fazla vermeye başladı ve dış ticaret dengesi Türkiye lehine artış eğilimine girdi. Bunun sonucunda Türkiye’nin Libya’dan ihracatı, bu ülkeden yaptığı ithalatın dört katına ulaştı.

Türkiye, geçen yıl Libya’ya 1 milyar 935,3 milyon dolar tutarında ihracat yaparken, bu ülkeden yaptığı ithalat ise 425 milyon 652 bin dolar oldu. Böylece Türkiye’nin Libya ile ticareti 1,5 milyar dolar fazla verdi.

Türkiye’den Libya’ya ihraç edilen belli başlı ürünler arasında demir-çelik çubuklar, Demir-çelik inşaat aksamı, çimento, plastik borular, demir-çelik yarı mamuller, kablolar, filmaşin, mobilya, elektrik tranformatörleri, işlenmiş doğal taşlar, maden makineleri, alüminyum inşaat aksamı, prebabrik yapılar, mücevherat, buzdolabı, klima ve demir-çelik boruları yer alıyor.

Libya’daki Türk müteahhitlik firmaları

Türkiye’nin Trablusgarp Büyükelçiliği Ticaret Müşavirliği verilerine göre, Türk müteahhitlik ve müşavirlik firmaları 2009-2010 yıllarında arasında Libya’da 7 milyar 627,2 milyon dolar tutarında 124 proje yapım işini aldı.

Libya’da iş alan Türk firmaları arasında Doğuş, Güriş, Enka, Nurol, Metiş, Tekser, Yüksel İnşaat gibi Türkiye’nin önde gelen müteahhitlik firmaları yer aldı. Son iki yılda Libya’da Enka 5, Güriş 3, Doğuş 2, Nurol, Metiş ve Yüksel İnşaat 1’er iş üstlendi.

2009-2010 yılları arasında Libya’da Türk firmalarının aldığı işler arasında Taşyapı İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından üstlenilen Trablus El Falah Bölgesinde bin 13 adet konut projesi, Summa Libya tarafından üstlenilen Burj Al Baher Ticaret Merkezi, Otel ve Konut Projesi, Mitaş Enerji ve Maden İnşaat İşleri Türk A.Ş tarafından üstlenilen Sirt-Huon 400 Kw Tek Devreli 275 Km Uzunluğundaki Enerji Nakil Hatlarının İnşası projeleri de yer alıyor.

Ayrıca, Libya’da SEGA İnşaat Taahhüt A.Ş. Cebeli Garbi Bölgesi’nin Garyat Şarkiya Şehrinin Tüm Altyapı İşlerini, Cevahir Grup İnşaat Turizm Tic. San. A.Ş. Bingazi-Alışveriş Merkezi İnşaatını, Çeltikoğulu İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti. Trablus kentinde Wadi El Mejaneen Kanalizasyon İnşaat Projesi İşlerini, Libya Turkmall Taahhüt İnşaat Şirketi Libya-Türkmall Hai El Andalus Alışveriş Merkezi, Otel binasının yapımını, Tekser İnşaat San ve Ticaret A.Ş. ile TAŞYAP İnşaat Taahhüt San. ve Tic. A.Ş. Libya Arap Halk Sosyalist Cemahiriyesinde Demir Yol Projesi İnşaatı projelerini üstlendi.

 

Kaynak: AA

About these ads
Kategoriler:Haber Etiketler:,
  1. rsa
    Mart 6, 2011, 15:41

    Libya’daki bir ODTU Insaat Muh.’ten
    email

    Yıllardır Türkiye’nin inşaat başta olmak
    üzere birçok sektörüne iş saglayan Kuzey Afrika
    ülkesi Libya bir iç savaşın eşiğinde. 
    Tunus’ta başlayıp Mısır’da devam eden
    olayların nereye sıçrayacağı çok da belirsiz
    değildi. Daha Mısır olayları yeni
    başlamışken, Libya’da henüz hiçbir olay
    olmamışken, Amerikalıların çanak anten üzerinden
    uydu bağlantısıyla internet çözümü
    pazarlamasına girmeleri yeni hedefin Libya olduğunun
    ipuçlarını vermişti. “-Birkac haftaya kadar
    olaylar sebebiyle Libya’nın internet ve telefonları susacak,
    simdiden size uydu internet sistemi satalım!!)

    Libya’da yaşayan, orada iş yapan tüm yabancılar
    çok iyi bilir ki, Libya’da muhalefet yapacak sosyal bilince sahip
    organize bir kitle yoktur. Ülkede birçok kamu hizmeti ücretsiz
    olarak, veya sembolik fiyata devlet tarafından
    sağlanmaktadır. Halk oldukça mütevazi sayılabilecek
    şartlarda yaşamaktadır. Eğitim seviyesi görece
    düşük, buna karşılık rahat ve huzurlu, biraz da
    fazla çalışmayı sevmeyen insanların ülkesidir Libya.
    Ülke; oldukça karmaşık bir demografik yapıya sahiptir. 
    Ülkede aralarında bir çeşit paylaşım
    sağlamış olan kabileler, en büyüğü
    Kaddafi’nin ailesi olmak üzere aileler söz sahibidir. Her
    türlü muhalefet yasaklanmıştır. Halk çok büyük
    oranda apolitizedir. (Politikayla ilgili bilgi ve haber kaynakları
    kaldırıldığı için bilinçli ve aktif rolü olamıyor)

    Diğer taraftan resmin tamamını görmek gerekir: Libya
    yıllardır kapısını Batılı sömürgecilere kapalı tutmuştur. Kendi
    petrolünü
    kendisi satmakta, buradan saglanan parayla altyapı
    yatırımlarına hızla devam etmektedir. Ne ilginç bir
    çelişkidir ki, Libyanın petrol gelirinin, kendisinin en
    büyük düşmanı ABD’nin sayesinde arttığı
    söylenebilir. Çünkü, 2.Irak savaşı sonrasında
    hızla yükselen petrol fiyatları sayesinde Libya’nın
    yıllık petrol geliri 50 MilyarDolar seviyesine
    çıkmıştır. Bu sayede ülke hızla gelişmeye,
    otoyollar, havaalanları, üniversiteler, hastaneler, enerji
    tesisleri, arıtma tesisleri, oteller, alışveriş
    merkezleri, demiryolları yapımına 
    başlanmıştır. Büyük inşaat projelerinin
    büyük bir kısmı Turk İnşaat Firmaları
    tarafından yapılmakta, dolaylı olarak, Türkiye’den
    milyarlarca dolarlık malzeme ihracı sağlanmaktadır.

    Pastanın inşaat açısından büyük dilimini alan
    Türkiye için Libya, vazgeçilmez bir pazar ve iş
    alanıdır. Binlerce Türk işçisi ve Mühendisi
    için kazanç kapısıdır. Lezzetli Libya
    pastasının diğer büyük dilimi
    İtalya’nındır. Hem tarihi bağlar, hem de
    coğrafi yakınlık sayesinde İtalya Libya’nın en
    büyük tedarikçilerinden birisidir. Denizaltı petrol ve
    gaz boru sistemi ile Libya’nın avrupaya sattığı enerji
    İtalya üzerinden dağılmaktadır. İtalya ayrıca
    kaliteli inşaat malzemeleri ile Libya pazarında lider
    durumundadır. Son yıllarda özellikle telekomunikasyon
    alanında dünya devi Çin firmaları Libya haberleşme
    altyapısının donanım ve yazılım
    ihtiyacını sağlamaktadır. Mevcut iki GSM
    operatörün teknik altyapısı (Libyana ve Madar) Çinli
    firmalar tarafından kurulmuştur. Kore’li ve Hintli
    firmaların üstlendikleri büyük inşaat projeleri ve
    Rusya ile yapılan askeri ve demiryolu projeleri de bu resme
    eklediğimizde, Libya’nın büyük projeleri hakkında
    genel bir fikir edinmiş oluruz.

    Dikkat edilecek olursa, İngiltere, ABD, Fransa bu pastadan hemen
    hemen hic pay alamamaktadırlar.

    Kasabın önünde bekleyen kedi durumuda kalmak…

    Her ne kadar az sayıda petrol firmaları çölde faaliyet
    göstermekte ise de çok sınırlı olan bu faaliyetler
    herşeye sahip olmaya alışkın, doymak bilmez ABD ve
    İngiliz petrol firmalarını yıllardır rahatsız
    etmektedir. BOP’da ikinci perde. Açılış
    Tunus’la başladı. Çok güzel bir göz boyama.
    Hiç petrolü olmayan, tarım ve turizm ile geçinen bu kuzey
    afrika ülkesi başlangıç için ideal bir seçim. 
    Öyle ya, doğrudan Libya’da böyle bir
    kışkırtmaya girmek yerine dünya ve Libya
    kamuoylarını olaya alıştırmak ve
    ısındırmak lazim. Denilebilir ki, eğer Tunus halkı
    bu süreci iyi yönetebilir ve hazır bir diktatörden
    kurtulmuşken ülkeyi düze çıkaracak
    başarıyı yakalayabilirse, bunu ABD’nin Libya petrolü
    üzerindeki azgın isteğinde Tunus’a piyon rölü
    vermesine borçlular. Tunus ve Mısır’daki olaylar
    kamuoyunu öyle alıştırdı ve ısındırdı
    ki, evet artık Libya’ya sıra gelebilirdi. Olayların
    öncelikle Trablus’a 1100 km uzak olan Bingazi’de
    başlatılması çok akıllıca. Hem ülkenin en
    büyük 2. Kenti hem de Kaddafi’nin ana üssü
    Trablus’tan, ve doğduğu kent olan Seret’ten
    (Kaddafinin doğum yeri, en güçlü olduğu şehir)
    müdahale edilemeyecek kadar uzak. Olayların çok önceden
    beri planlandığı ve hazırlık yapıldığı belli. 
    Kitlelerin üzerine ateş açan askerlerin acemiliği ve
    eğitimsizliği de provakatörlerin ekmeğine yağ
    sürünce, ateş birkaç günde bacayı sardı.

    Şimdi dünya kamuoyunun dikkati, ABD’nin Libya petrolünden
    aslan payını almak için oynadığı bu oyunu görmek
    yerine, Kadafi’nin paralı askerlerinin aldığı
    maaşlara çekiliyor. Ekranlarda “afrikalı lejyoner
    dehşeti”. Konun özünü görmek istemeyen gazetelere
    fotoroman fırsatı. “Meydanlar ceset doldu”…

    Evet, Kaddafi’nin uyguladığı taktik, insanların hedef
    gözetilmeden vurulması, kabul edilebilir değil. Fakat,
    olayı Kaddafinin paralı askerlerinin cinayetleri penceresinden
    görmek at gözlüğünden bakmaktan farksız. 
    Irak’ta yüzbinlerce sivili öldüren Amerikanın
    paralı askerlerinden hiç bir farkları yok.

    ABD’nin plani belli ki, olayların iyice tırmanmasını
    bekleyip, NATO’yu da işin içine sokarak insan hakları
    gerekçesiyle Libya’ya girmek. Nedense ABD Irak’ta
    insanları öldürürken, Amerikanın paralı askerleri
    Bağdat Müzesini talan ederken, binlerce Iraklı kadına
    tecavüz ederken, insan hakları diye bir kavram yoktu. 
    İşin ilginci, bizim TV’lerin ve gazetelerin de olayı
    “Kadafi’nin paralı askerlerinin vahşeti” 
    perspektifinden gormeye devam etmesi. Bol sömürüler…

    Peki, bundan sonra Libya Türkiye için önemli pazar olmaya devam
    edecek mi? Türk Firmaları aynı kolaylıkla Libya’da
    iş alabilecek mi? Bunun için çok erken. Ama, taşlar
    yerine oturduktan sonra Libya’da ana yüklenici olmaya devam
    etmek yerine “Amerikalıların taşeronu olmaya
    çalışma” durumunda kalabilirler.

  1. No trackbacks yet.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

Diğer 17.738 takipçiye katılın

%d blogcu bunu beğendi: